Mesleki İtibar

haydar.mnts

Acemi Üye
TÜİSAG Üyesi
Katılım
24 Ara 2020
Mesajlar
2
Tepki puanı
1
Medeni hal
Bekar
Meslek
Uzman (C)
Merhabalar
Ben bu mesleği isteyerek seçmiş ve yapabileceğine inanmış bir iş güvenliği uzmanıyım. 2020 yılında okuldan mezun olduktan sonra çalışma hayatında gördüklerim beni biraz üzdü. Sizlerde bu mesleğin itibarsızlaştırıldığını düşünüyor musunuz? Eğer cevabınız evet ise bu konuda sizce neler yapabiliriz bu konuda tartışabiliriz ve birlikte adımlar atabiliriz. Yorumlarınızı merak ediyor ve bekliyorum herkese güvenli çalışmalar dilerim.
 

cankut oğur

Acemi Üye
TÜİSAG Üyesi
Katılım
7 May 2021
Mesajlar
1
Tepki puanı
1
Medeni hal
Bekar
Meslek
Uzman Adayı (C)
Öncelikle iş güvenliği uzmanı adayı olarak düşüncelerim maalesef her meslek gibi bir itibarsızlaştırma var.En basit örnek maaşını aldığın işyerinde iş yaptırabilme sorunu bence.Çözümü uzmanların maaşlarını özel sektörden değil doğrudan devletten almaları.Bununla birlikte işyerlerinde uzmanların yaptırım uygulayabilmesi gün geçtikçe daha da zorlaşıyor.Bu da ister istemez "Yasal zorunluluk" için görevlendirilmiş personel durumuna düşürüyor işveren ve çalışan gözünde.
Merhabalar
Ben bu mesleği isteyerek seçmiş ve yapabileceğine inanmış bir iş güvenliği uzmanıyım. 2020 yılında okuldan mezun olduktan sonra çalışma hayatında gördüklerim beni biraz üzdü. Sizlerde bu mesleğin itibarsızlaştırıldığını düşünüyor musunuz? Eğer cevabınız evet ise bu konuda sizce neler yapabiliriz bu konuda tartışabiliriz ve birlikte adımlar atabiliriz. Yorumlarınızı merak ediyor ve bekliyorum herkese güvenli çalışmalar dilerim.
 

Hüseyin Çitçi

Paylaşımcı Üye
TÜİSAG Üyesi
Katılım
14 Ocak 2015
Mesajlar
200
Tepki puanı
407
Medeni hal
Belirtilmedi
Meslek
İş Veren
Öncelikle başarılar dilerim, hevesiniz hiç kırılmasın
Yazınızdan esas sorununuzu görebiliyorum, "İtibarsızlaştırma" ağır bir itham.
İnşallah yazacaklarım doğru anlaşılır ve faydalı olur.

1.si Sadece İş güvenliği değil pek çok konuda Türkiye'nin problemi vardır. Birçok meslek erbabına hak ettiği
saygı gösterilmemektedir. Evet iş güvenliğinin çok geniş kümelerde sorunları var. Ama maaşınızı devletten almanız çözüm değil.

2.si cevabınızı aradığınız soruları kategorize etmezseniz, herkes gelişi güzel cevaplar yazarsa, fevkalade güzel yaklaşımınız, çözüm üretme arayışınız neticelenmez.

3.sü kimseyi küçümsemeyin. Herkese hergün tavuk kavurma yedirmeyin. 1 haftalık çalışma için davet edilen ve yaptığı iş karşılığı 300bin TL ücret ödenen iş güvenliği uzmanı varken, kendinizi tekrar tekrar sorgulayın. Çok büyük holdinglerin, üretim tesislerinin yaptığı çalışmaların yetersizliğine, göstermelik oluşlarına bakıp bu çalışmaları referans mı alacaksınız? Kendi çalışmalarınız, hedefleriniz için üst sınır mı olacak karar vermeniz gereklidir.
Bir okul müdürü "diğer okula baktım 10 tane levha asmış, benim okulumda 20 levha var, ben iyi durumdayım" demişti.
Bir emek yoğun üretim tesisinde, diyetisyen hekim, çalışanlara verilen yemek çeşitlemesini incelemiş, performansı düşüren çeşitleri raporlamış, yeni menü çeşitlemesiyle verimliliği eskiye göre %14 arttırmışken , diyetisyenlik göbek yağından kurtulmak isteyenlerin işi diyenleri nasıl yorumlarsınız? Kendi çalışmalarınızı nasıl değerlendirip geliştiriyorsunuz?

4.sü forum genelinde çok ciddi sayıda doküman vb bilgi alışverişi söz konusu. Bir arkadaşımız talimat paylaşmış, faydalı olur inşallah demiş. Bir başka arkadaşımız, emek ürünü olan bu çalışma için "en önemli madde olan X eksik" diyerek bir cevap yazmış. Dikkatimi çeken,
A- emek ürünleri neden ücretsiz/karşılıksız paylaşılır? İyi niyetle bilgilendirme yapanları tenzih ederim
B- bunun gibi diğer dökümanları indirenler olduğu gibi kullanırlar mı? Revize ederler mi? Hata ve eksiklikler kopyala yapıştırla ne kadar geniş bir çevreye yayılmaktadır?
C- (paylaşan arkadaşlarımızı tenzih ederim, hakaret olarak algılanmasın) şüpheci yaklaşımla, paylaşılan çalışmanın doğruluğu nedir? Bir tez çalışmasından alıntı mıdır? Yönetmelik bağlamında hazırlanmış bir kılavuzdan mı alınmıştır? Yoksa kendi kaleme aldığı çalışma ABC sınıfı iş güvenliği uzmanı olması sebebiyle bizler için yeterli bir ölçüt müdür?
D- paylaşılan kaç doküman geliştirilerek tekrar paylaşıma açılmıştır?
(Birçok konuda internet ortamında sahte kimlik/unvan ile yapılan zayıflatıcı, yanıltıcı, kasten yanlış bilgi paylaşımları mevcuttur)

5.si Bakanlıkta yaptığım ilk toplantıda, Allah kendilerinden razı olsun, bana önce mevzuatı iyi öğren diye nasihat verdiler. Bakanlık herşeyi doğru yapar diye bir durum yoktur. Bakanlık düzenleyici bir kurumdur. Yönetmelik olsun, kılavuzlar olsun, tez çalışmaları olsun konferanslar olsun birçok emekleri mevcuttur. Ama bizler mevzuatı okumayı öğrenememişsek hata bakanlığın değildir.
Şimdi yazacağım hususlar işini hakkıyla yapan kişi/kurumları bağlamaz, kendilerini tenzih ederim.
Bu noktada önemli çalışmaların hazırlığındayım inşallah yakında paylaşacağım
Bir kurumun iş güvenlik uzmanı beni aradı ve "çok teferruatlı olmayan, basit ve ucuz tahliye planına ihtiyacımız var, yardımcı olur musunuz? Zaten yönetmelikte de çok fazla şey istemiyorlar" ifadesi üzerine sizce ne cevap vermiş olabilirim? X bir işyerinde gördüğü çalışma örneklerini referans kabul eden, anlayabildiği kadarını kavrayıp talep eden kişi/kurumlar karşımızda ise, eksik mi biliyorum, hata mı yaptım, aklıma neden yatmadı, bu kadarına gerek yok sorgulamaları yapmıyorlarsa yapabilecek çok şeyiniz yoktur. Teknik şartname örneğini sunarsınız, aklına yatarsa sizinle çalışır.
A- Türkiye genelinde ne yazık ki "acil çıkış=yangın merdiveni" algısı mevcuttur.
B- Kapının üstüne "Acil çıkış levhası" astın mı? Var mı? Denetimde buna bakıyorlar.
Şimdi işveren çalıştırdığı iş güvenliği uzmanını nasıl değerlendirir? Ne kadar önemser?
• İşyerlerinde Acil Durum Yönetmeliği Md 10 "BYKHY hükümleri dikkate alınır"
• BYKHY md 30-31-32-33 kaçış yollarını anlatır
• BYKHY md73 kaçış yolu işaretlemelerini anlatır
Kapı: Levha astığınız için acil çıkış kapısı olmaz, ilgili yönetmelik hükümlerine uygun düzenlediğiniz için "levhayı" asarsınız. Levha uygunluk beyanıdır. Kaçış yolu, 2. katta düşüp yaralandığınız için sedye ile sizi, aşağıda bekleyen ambülansa yetiştireceğimiz, yönetmeliğe uygun düzenlediğimiz yoldur.
Yangın merdiveni, yangın korumalı, yangına dayanıklı olan acil kaçış yollarından birisidir sadece.
Bu ayrıma sahip olmayan binlerce ADP, talimat ve tahliye planı örneği mevcuttur.
Türkiye genelinde uygulama örneklerine baktığınızda ve forum paylaşımlarını incelediğinizde acil durum planları, önleyici/sınırlandırıcı tedbirler, tahliye planları, talimatlarda inanılmaz eksiklikler, hatalar ve kopyala yapıştır uygulamaları olduğunu herkesin kabul etmesi gerek. Bakanlık kılavuz yayınlamış, işyeri acil durum planı bu kılavuzun aynısı. Hastanelerin HAP dosyalarını internetten kolayca bulup indirebilirsiniz. Yönetmelik diyor ki "Risk Analizine göre" işyerinin acil durum planları belirlenir. Gerçi risk analizleri de kopyala yapıştır olunca, ADP'lerinde kalitesi aynı oluyor. HAP detayına baktığınızda çok farklı servis ve poliklinikleri barındıran hastanenin tek bir yangın acil durum planı var. MR bölümünde çıkan bir yangının ADP'si ile hastane mutfağında çıkan yangının ADP'si farklıdır. Silsile olarak diğer dökümanları da farklıdır. Birbirinin kopyası 2 farklı tekstil atölyesinin birinde mutfak yemekhane var diğerinde yoksa ADP, talimat herşeyleri değişir.
Eğer bakanlığın her bir sektör için ayrı, her sektörde bina tipleri için ayrı, her işyeri sahip olduğu bölümler için ayrı yönetmelik, kılavuz vb çalışma yayınlamasını bekliyorsanız zaten size ihtiyaç kalmaz. Ayrıca işyeri ve eklentileri…Yönetmeliği md8 eksiklik veya çelişkili durumlarda TSE, CE ve ISO'ya bakmanızı söylediği için birçok soru cevap buluyor.
Keza yapılmış bir çalışmanın nihai, daha fazla geliştirilemez sıfatlarına haiz olduğunu düşünmeniz hata olur.
Çalışanların önleyici ve sınırlandırıcı tedbirlere uyma zorunluluğu vardır. Kaç tane işyerinde önleyici sınırlandırıcı tedbirler asılıdır?
Veli görüşmesi için okula gittiniz. Koridorda bulunan her elektrik sigorta kutularının önünde yalıtkan paspas var? Hemen aklınıza demekki okulun kaçak akım rölesi yok düşüncesi gelir. Peki bu durumda tüm öğrencilerin elektrik çarpılma riski olduğunu düşünmez misiniz? Okulun müdürü, sorumlu isg uzmanı.. Haklarında ne düşünürsünüz?

Başarılı, örnek uygulamaları araştırıyor musunuz? Paylaşılan çalışmaları geliştirip bir adım öteye taşıyor musunuz?
Çay ocağında çalışan ablamıza muşamba önlük, elinede koyucu eldiven giydirebildiniz mi?
Çalışmalarınız sayesinde bir kişiyi yaralanmaktan kurtardıysanız Allah razı olsun

Siz tüketiyor musunuz üretiyor musunuz? Üretiyorsanız,
Hak ettiğiniz itibarı alacağınızdan şüpheniz olmasın
 

haydar.mnts

Acemi Üye
TÜİSAG Üyesi
Katılım
24 Ara 2020
Mesajlar
2
Tepki puanı
1
Medeni hal
Bekar
Meslek
Uzman (C)
Öncelikle değerli cevabınız için teşekkürler. Fakat bence burada görmezden geldiğiniz bir nokta var o da sektör, sektörde yaşanan karşınıza çıkan sorunlar sizi bağlar nitelikte olduğu için işinizi etik kurallara göre yapmanıza imkan tanımıyor.
Öncelikle başarılar dilerim, hevesiniz hiç kırılmasın
Yazınızdan esas sorununuzu görebiliyorum, "İtibarsızlaştırma" ağır bir itham.
İnşallah yazacaklarım doğru anlaşılır ve faydalı olur.

1.si Sadece İş güvenliği değil pek çok konuda Türkiye'nin problemi vardır. Birçok meslek erbabına hak ettiği
saygı gösterilmemektedir. Evet iş güvenliğinin çok geniş kümelerde sorunları var. Ama maaşınızı devletten almanız çözüm değil.

2.si cevabınızı aradığınız soruları kategorize etmezseniz, herkes gelişi güzel cevaplar yazarsa, fevkalade güzel yaklaşımınız, çözüm üretme arayışınız neticelenmez.

3.sü kimseyi küçümsemeyin. Herkese hergün tavuk kavurma yedirmeyin. 1 haftalık çalışma için davet edilen ve yaptığı iş karşılığı 300bin TL ücret ödenen iş güvenliği uzmanı varken, kendinizi tekrar tekrar sorgulayın. Çok büyük holdinglerin, üretim tesislerinin yaptığı çalışmaların yetersizliğine, göstermelik oluşlarına bakıp bu çalışmaları referans mı alacaksınız? Kendi çalışmalarınız, hedefleriniz için üst sınır mı olacak karar vermeniz gereklidir.
Bir okul müdürü "diğer okula baktım 10 tane levha asmış, benim okulumda 20 levha var, ben iyi durumdayım" demişti.
Bir emek yoğun üretim tesisinde, diyetisyen hekim, çalışanlara verilen yemek çeşitlemesini incelemiş, performansı düşüren çeşitleri raporlamış, yeni menü çeşitlemesiyle verimliliği eskiye göre %14 arttırmışken , diyetisyenlik göbek yağından kurtulmak isteyenlerin işi diyenleri nasıl yorumlarsınız? Kendi çalışmalarınızı nasıl değerlendirip geliştiriyorsunuz?

4.sü forum genelinde çok ciddi sayıda doküman vb bilgi alışverişi söz konusu. Bir arkadaşımız talimat paylaşmış, faydalı olur inşallah demiş. Bir başka arkadaşımız, emek ürünü olan bu çalışma için "en önemli madde olan X eksik" diyerek bir cevap yazmış. Dikkatimi çeken,
A- emek ürünleri neden ücretsiz/karşılıksız paylaşılır? İyi niyetle bilgilendirme yapanları tenzih ederim
B- bunun gibi diğer dökümanları indirenler olduğu gibi kullanırlar mı? Revize ederler mi? Hata ve eksiklikler kopyala yapıştırla ne kadar geniş bir çevreye yayılmaktadır?
C- (paylaşan arkadaşlarımızı tenzih ederim, hakaret olarak algılanmasın) şüpheci yaklaşımla, paylaşılan çalışmanın doğruluğu nedir? Bir tez çalışmasından alıntı mıdır? Yönetmelik bağlamında hazırlanmış bir kılavuzdan mı alınmıştır? Yoksa kendi kaleme aldığı çalışma ABC sınıfı iş güvenliği uzmanı olması sebebiyle bizler için yeterli bir ölçüt müdür?
D- paylaşılan kaç doküman geliştirilerek tekrar paylaşıma açılmıştır?
(Birçok konuda internet ortamında sahte kimlik/unvan ile yapılan zayıflatıcı, yanıltıcı, kasten yanlış bilgi paylaşımları mevcuttur)

5.si Bakanlıkta yaptığım ilk toplantıda, Allah kendilerinden razı olsun, bana önce mevzuatı iyi öğren diye nasihat verdiler. Bakanlık herşeyi doğru yapar diye bir durum yoktur. Bakanlık düzenleyici bir kurumdur. Yönetmelik olsun, kılavuzlar olsun, tez çalışmaları olsun konferanslar olsun birçok emekleri mevcuttur. Ama bizler mevzuatı okumayı öğrenememişsek hata bakanlığın değildir.
Şimdi yazacağım hususlar işini hakkıyla yapan kişi/kurumları bağlamaz, kendilerini tenzih ederim.
Bu noktada önemli çalışmaların hazırlığındayım inşallah yakında paylaşacağım
Bir kurumun iş güvenlik uzmanı beni aradı ve "çok teferruatlı olmayan, basit ve ucuz tahliye planına ihtiyacımız var, yardımcı olur musunuz? Zaten yönetmelikte de çok fazla şey istemiyorlar" ifadesi üzerine sizce ne cevap vermiş olabilirim? X bir işyerinde gördüğü çalışma örneklerini referans kabul eden, anlayabildiği kadarını kavrayıp talep eden kişi/kurumlar karşımızda ise, eksik mi biliyorum, hata mı yaptım, aklıma neden yatmadı, bu kadarına gerek yok sorgulamaları yapmıyorlarsa yapabilecek çok şeyiniz yoktur. Teknik şartname örneğini sunarsınız, aklına yatarsa sizinle çalışır.
A- Türkiye genelinde ne yazık ki "acil çıkış=yangın merdiveni" algısı mevcuttur.
B- Kapının üstüne "Acil çıkış levhası" astın mı? Var mı? Denetimde buna bakıyorlar.
Şimdi işveren çalıştırdığı iş güvenliği uzmanını nasıl değerlendirir? Ne kadar önemser?
• İşyerlerinde Acil Durum Yönetmeliği Md 10 "BYKHY hükümleri dikkate alınır"
• BYKHY md 30-31-32-33 kaçış yollarını anlatır
• BYKHY md73 kaçış yolu işaretlemelerini anlatır
Kapı: Levha astığınız için acil çıkış kapısı olmaz, ilgili yönetmelik hükümlerine uygun düzenlediğiniz için "levhayı" asarsınız. Levha uygunluk beyanıdır. Kaçış yolu, 2. katta düşüp yaralandığınız için sedye ile sizi, aşağıda bekleyen ambülansa yetiştireceğimiz, yönetmeliğe uygun düzenlediğimiz yoldur.
Yangın merdiveni, yangın korumalı, yangına dayanıklı olan acil kaçış yollarından birisidir sadece.
Bu ayrıma sahip olmayan binlerce ADP, talimat ve tahliye planı örneği mevcuttur.
Türkiye genelinde uygulama örneklerine baktığınızda ve forum paylaşımlarını incelediğinizde acil durum planları, önleyici/sınırlandırıcı tedbirler, tahliye planları, talimatlarda inanılmaz eksiklikler, hatalar ve kopyala yapıştır uygulamaları olduğunu herkesin kabul etmesi gerek. Bakanlık kılavuz yayınlamış, işyeri acil durum planı bu kılavuzun aynısı. Hastanelerin HAP dosyalarını internetten kolayca bulup indirebilirsiniz. Yönetmelik diyor ki "Risk Analizine göre" işyerinin acil durum planları belirlenir. Gerçi risk analizleri de kopyala yapıştır olunca, ADP'lerinde kalitesi aynı oluyor. HAP detayına baktığınızda çok farklı servis ve poliklinikleri barındıran hastanenin tek bir yangın acil durum planı var. MR bölümünde çıkan bir yangının ADP'si ile hastane mutfağında çıkan yangının ADP'si farklıdır. Silsile olarak diğer dökümanları da farklıdır. Birbirinin kopyası 2 farklı tekstil atölyesinin birinde mutfak yemekhane var diğerinde yoksa ADP, talimat herşeyleri değişir.
Eğer bakanlığın her bir sektör için ayrı, her sektörde bina tipleri için ayrı, her işyeri sahip olduğu bölümler için ayrı yönetmelik, kılavuz vb çalışma yayınlamasını bekliyorsanız zaten size ihtiyaç kalmaz. Ayrıca işyeri ve eklentileri…Yönetmeliği md8 eksiklik veya çelişkili durumlarda TSE, CE ve ISO'ya bakmanızı söylediği için birçok soru cevap buluyor.
Keza yapılmış bir çalışmanın nihai, daha fazla geliştirilemez sıfatlarına haiz olduğunu düşünmeniz hata olur.
Çalışanların önleyici ve sınırlandırıcı tedbirlere uyma zorunluluğu vardır. Kaç tane işyerinde önleyici sınırlandırıcı tedbirler asılıdır?
Veli görüşmesi için okula gittiniz. Koridorda bulunan her elektrik sigorta kutularının önünde yalıtkan paspas var? Hemen aklınıza demekki okulun kaçak akım rölesi yok düşüncesi gelir. Peki bu durumda tüm öğrencilerin elektrik çarpılma riski olduğunu düşünmez misiniz? Okulun müdürü, sorumlu isg uzmanı.. Haklarında ne düşünürsünüz?

Başarılı, örnek uygulamaları araştırıyor musunuz? Paylaşılan çalışmaları geliştirip bir adım öteye taşıyor musunuz?
Çay ocağında çalışan ablamıza muşamba önlük, elinede koyucu eldiven giydirebildiniz mi?
Çalışmalarınız sayesinde bir kişiyi yaralanmaktan kurtardıysanız Allah razı olsun

Siz tüketiyor musunuz üretiyor musunuz? Üretiyorsanız,
Hak ettiğiniz itibarı alacağınızdan şüpheniz olm
Öncelikle başarılar dilerim, hevesiniz hiç kırılmasın
Yazınızdan esas sorununuzu görebiliyorum, "İtibarsızlaştırma" ağır bir itham.
İnşallah yazacaklarım doğru anlaşılır ve faydalı olur.

1.si Sadece İş güvenliği değil pek çok konuda Türkiye'nin problemi vardır. Birçok meslek erbabına hak ettiği
saygı gösterilmemektedir. Evet iş güvenliğinin çok geniş kümelerde sorunları var. Ama maaşınızı devletten almanız çözüm değil.

2.si cevabınızı aradığınız soruları kategorize etmezseniz, herkes gelişi güzel cevaplar yazarsa, fevkalade güzel yaklaşımınız, çözüm üretme arayışınız neticelenmez.

3.sü kimseyi küçümsemeyin. Herkese hergün tavuk kavurma yedirmeyin. 1 haftalık çalışma için davet edilen ve yaptığı iş karşılığı 300bin TL ücret ödenen iş güvenliği uzmanı varken, kendinizi tekrar tekrar sorgulayın. Çok büyük holdinglerin, üretim tesislerinin yaptığı çalışmaların yetersizliğine, göstermelik oluşlarına bakıp bu çalışmaları referans mı alacaksınız? Kendi çalışmalarınız, hedefleriniz için üst sınır mı olacak karar vermeniz gereklidir.
Bir okul müdürü "diğer okula baktım 10 tane levha asmış, benim okulumda 20 levha var, ben iyi durumdayım" demişti.
Bir emek yoğun üretim tesisinde, diyetisyen hekim, çalışanlara verilen yemek çeşitlemesini incelemiş, performansı düşüren çeşitleri raporlamış, yeni menü çeşitlemesiyle verimliliği eskiye göre %14 arttırmışken , diyetisyenlik göbek yağından kurtulmak isteyenlerin işi diyenleri nasıl yorumlarsınız? Kendi çalışmalarınızı nasıl değerlendirip geliştiriyorsunuz?

4.sü forum genelinde çok ciddi sayıda doküman vb bilgi alışverişi söz konusu. Bir arkadaşımız talimat paylaşmış, faydalı olur inşallah demiş. Bir başka arkadaşımız, emek ürünü olan bu çalışma için "en önemli madde olan X eksik" diyerek bir cevap yazmış. Dikkatimi çeken,
A- emek ürünleri neden ücretsiz/karşılıksız paylaşılır? İyi niyetle bilgilendirme yapanları tenzih ederim
B- bunun gibi diğer dökümanları indirenler olduğu gibi kullanırlar mı? Revize ederler mi? Hata ve eksiklikler kopyala yapıştırla ne kadar geniş bir çevreye yayılmaktadır?
C- (paylaşan arkadaşlarımızı tenzih ederim, hakaret olarak algılanmasın) şüpheci yaklaşımla, paylaşılan çalışmanın doğruluğu nedir? Bir tez çalışmasından alıntı mıdır? Yönetmelik bağlamında hazırlanmış bir kılavuzdan mı alınmıştır? Yoksa kendi kaleme aldığı çalışma ABC sınıfı iş güvenliği uzmanı olması sebebiyle bizler için yeterli bir ölçüt müdür?
D- paylaşılan kaç doküman geliştirilerek tekrar paylaşıma açılmıştır?
(Birçok konuda internet ortamında sahte kimlik/unvan ile yapılan zayıflatıcı, yanıltıcı, kasten yanlış bilgi paylaşımları mevcuttur)

5.si Bakanlıkta yaptığım ilk toplantıda, Allah kendilerinden razı olsun, bana önce mevzuatı iyi öğren diye nasihat verdiler. Bakanlık herşeyi doğru yapar diye bir durum yoktur. Bakanlık düzenleyici bir kurumdur. Yönetmelik olsun, kılavuzlar olsun, tez çalışmaları olsun konferanslar olsun birçok emekleri mevcuttur. Ama bizler mevzuatı okumayı öğrenememişsek hata bakanlığın değildir.
Şimdi yazacağım hususlar işini hakkıyla yapan kişi/kurumları bağlamaz, kendilerini tenzih ederim.
Bu noktada önemli çalışmaların hazırlığındayım inşallah yakında paylaşacağım
Bir kurumun iş güvenlik uzmanı beni aradı ve "çok teferruatlı olmayan, basit ve ucuz tahliye planına ihtiyacımız var, yardımcı olur musunuz? Zaten yönetmelikte de çok fazla şey istemiyorlar" ifadesi üzerine sizce ne cevap vermiş olabilirim? X bir işyerinde gördüğü çalışma örneklerini referans kabul eden, anlayabildiği kadarını kavrayıp talep eden kişi/kurumlar karşımızda ise, eksik mi biliyorum, hata mı yaptım, aklıma neden yatmadı, bu kadarına gerek yok sorgulamaları yapmıyorlarsa yapabilecek çok şeyiniz yoktur. Teknik şartname örneğini sunarsınız, aklına yatarsa sizinle çalışır.
A- Türkiye genelinde ne yazık ki "acil çıkış=yangın merdiveni" algısı mevcuttur.
B- Kapının üstüne "Acil çıkış levhası" astın mı? Var mı? Denetimde buna bakıyorlar.
Şimdi işveren çalıştırdığı iş güvenliği uzmanını nasıl değerlendirir? Ne kadar önemser?
• İşyerlerinde Acil Durum Yönetmeliği Md 10 "BYKHY hükümleri dikkate alınır"
• BYKHY md 30-31-32-33 kaçış yollarını anlatır
• BYKHY md73 kaçış yolu işaretlemelerini anlatır
Kapı: Levha astığınız için acil çıkış kapısı olmaz, ilgili yönetmelik hükümlerine uygun düzenlediğiniz için "levhayı" asarsınız. Levha uygunluk beyanıdır. Kaçış yolu, 2. katta düşüp yaralandığınız için sedye ile sizi, aşağıda bekleyen ambülansa yetiştireceğimiz, yönetmeliğe uygun düzenlediğimiz yoldur.
Yangın merdiveni, yangın korumalı, yangına dayanıklı olan acil kaçış yollarından birisidir sadece.
Bu ayrıma sahip olmayan binlerce ADP, talimat ve tahliye planı örneği mevcuttur.
Türkiye genelinde uygulama örneklerine baktığınızda ve forum paylaşımlarını incelediğinizde acil durum planları, önleyici/sınırlandırıcı tedbirler, tahliye planları, talimatlarda inanılmaz eksiklikler, hatalar ve kopyala yapıştır uygulamaları olduğunu herkesin kabul etmesi gerek. Bakanlık kılavuz yayınlamış, işyeri acil durum planı bu kılavuzun aynısı. Hastanelerin HAP dosyalarını internetten kolayca bulup indirebilirsiniz. Yönetmelik diyor ki "Risk Analizine göre" işyerinin acil durum planları belirlenir. Gerçi risk analizleri de kopyala yapıştır olunca, ADP'lerinde kalitesi aynı oluyor. HAP detayına baktığınızda çok farklı servis ve poliklinikleri barındıran hastanenin tek bir yangın acil durum planı var. MR bölümünde çıkan bir yangının ADP'si ile hastane mutfağında çıkan yangının ADP'si farklıdır. Silsile olarak diğer dökümanları da farklıdır. Birbirinin kopyası 2 farklı tekstil atölyesinin birinde mutfak yemekhane var diğerinde yoksa ADP, talimat herşeyleri değişir.
Eğer bakanlığın her bir sektör için ayrı, her sektörde bina tipleri için ayrı, her işyeri sahip olduğu bölümler için ayrı yönetmelik, kılavuz vb çalışma yayınlamasını bekliyorsanız zaten size ihtiyaç kalmaz. Ayrıca işyeri ve eklentileri…Yönetmeliği md8 eksiklik veya çelişkili durumlarda TSE, CE ve ISO'ya bakmanızı söylediği için birçok soru cevap buluyor.
Keza yapılmış bir çalışmanın nihai, daha fazla geliştirilemez sıfatlarına haiz olduğunu düşünmeniz hata olur.
Çalışanların önleyici ve sınırlandırıcı tedbirlere uyma zorunluluğu vardır. Kaç tane işyerinde önleyici sınırlandırıcı tedbirler asılıdır?
Veli görüşmesi için okula gittiniz. Koridorda bulunan her elektrik sigorta kutularının önünde yalıtkan paspas var? Hemen aklınıza demekki okulun kaçak akım rölesi yok düşüncesi gelir. Peki bu durumda tüm öğrencilerin elektrik çarpılma riski olduğunu düşünmez misiniz? Okulun müdürü, sorumlu isg uzmanı.. Haklarında ne düşünürsünüz?

Başarılı, örnek uygulamaları araştırıyor musunuz? Paylaşılan çalışmaları geliştirip bir adım öteye taşıyor musunuz?
Çay ocağında çalışan ablamıza muşamba önlük, elinede koyucu eldiven giydirebildiniz mi?
Çalışmalarınız sayesinde bir kişiyi yaralanmaktan kurtardıysanız Allah razı olsun

Siz tüketiyor musunuz üretiyor musunuz? Üretiyorsanız,
Hak ettiğiniz itibarı alacağınızdan şüpheniz olmasın

Öncelikle başarılar dilerim, hevesiniz hiç kırılmasın
Yazınızdan esas sorununuzu görebiliyorum, "İtibarsızlaştırma" ağır bir itham.
İnşallah yazacaklarım doğru anlaşılır ve faydalı olur.

1.si Sadece İş güvenliği değil pek çok konuda Türkiye'nin problemi vardır. Birçok meslek erbabına hak ettiği
saygı gösterilmemektedir. Evet iş güvenliğinin çok geniş kümelerde sorunları var. Ama maaşınızı devletten almanız çözüm değil.

2.si cevabınızı aradığınız soruları kategorize etmezseniz, herkes gelişi güzel cevaplar yazarsa, fevkalade güzel yaklaşımınız, çözüm üretme arayışınız neticelenmez.

3.sü kimseyi küçümsemeyin. Herkese hergün tavuk kavurma yedirmeyin. 1 haftalık çalışma için davet edilen ve yaptığı iş karşılığı 300bin TL ücret ödenen iş güvenliği uzmanı varken, kendinizi tekrar tekrar sorgulayın. Çok büyük holdinglerin, üretim tesislerinin yaptığı çalışmaların yetersizliğine, göstermelik oluşlarına bakıp bu çalışmaları referans mı alacaksınız? Kendi çalışmalarınız, hedefleriniz için üst sınır mı olacak karar vermeniz gereklidir.
Bir okul müdürü "diğer okula baktım 10 tane levha asmış, benim okulumda 20 levha var, ben iyi durumdayım" demişti.
Bir emek yoğun üretim tesisinde, diyetisyen hekim, çalışanlara verilen yemek çeşitlemesini incelemiş, performansı düşüren çeşitleri raporlamış, yeni menü çeşitlemesiyle verimliliği eskiye göre %14 arttırmışken , diyetisyenlik göbek yağından kurtulmak isteyenlerin işi diyenleri nasıl yorumlarsınız? Kendi çalışmalarınızı nasıl değerlendirip geliştiriyorsunuz?

4.sü forum genelinde çok ciddi sayıda doküman vb bilgi alışverişi söz konusu. Bir arkadaşımız talimat paylaşmış, faydalı olur inşallah demiş. Bir başka arkadaşımız, emek ürünü olan bu çalışma için "en önemli madde olan X eksik" diyerek bir cevap yazmış. Dikkatimi çeken,
A- emek ürünleri neden ücretsiz/karşılıksız paylaşılır? İyi niyetle bilgilendirme yapanları tenzih ederim
B- bunun gibi diğer dökümanları indirenler olduğu gibi kullanırlar mı? Revize ederler mi? Hata ve eksiklikler kopyala yapıştırla ne kadar geniş bir çevreye yayılmaktadır?
C- (paylaşan arkadaşlarımızı tenzih ederim, hakaret olarak algılanmasın) şüpheci yaklaşımla, paylaşılan çalışmanın doğruluğu nedir? Bir tez çalışmasından alıntı mıdır? Yönetmelik bağlamında hazırlanmış bir kılavuzdan mı alınmıştır? Yoksa kendi kaleme aldığı çalışma ABC sınıfı iş güvenliği uzmanı olması sebebiyle bizler için yeterli bir ölçüt müdür?
D- paylaşılan kaç doküman geliştirilerek tekrar paylaşıma açılmıştır?
(Birçok konuda internet ortamında sahte kimlik/unvan ile yapılan zayıflatıcı, yanıltıcı, kasten yanlış bilgi paylaşımları mevcuttur)

5.si Bakanlıkta yaptığım ilk toplantıda, Allah kendilerinden razı olsun, bana önce mevzuatı iyi öğren diye nasihat verdiler. Bakanlık herşeyi doğru yapar diye bir durum yoktur. Bakanlık düzenleyici bir kurumdur. Yönetmelik olsun, kılavuzlar olsun, tez çalışmaları olsun konferanslar olsun birçok emekleri mevcuttur. Ama bizler mevzuatı okumayı öğrenememişsek hata bakanlığın değildir.
Şimdi yazacağım hususlar işini hakkıyla yapan kişi/kurumları bağlamaz, kendilerini tenzih ederim.
Bu noktada önemli çalışmaların hazırlığındayım inşallah yakında paylaşacağım
Bir kurumun iş güvenlik uzmanı beni aradı ve "çok teferruatlı olmayan, basit ve ucuz tahliye planına ihtiyacımız var, yardımcı olur musunuz? Zaten yönetmelikte de çok fazla şey istemiyorlar" ifadesi üzerine sizce ne cevap vermiş olabilirim? X bir işyerinde gördüğü çalışma örneklerini referans kabul eden, anlayabildiği kadarını kavrayıp talep eden kişi/kurumlar karşımızda ise, eksik mi biliyorum, hata mı yaptım, aklıma neden yatmadı, bu kadarına gerek yok sorgulamaları yapmıyorlarsa yapabilecek çok şeyiniz yoktur. Teknik şartname örneğini sunarsınız, aklına yatarsa sizinle çalışır.
A- Türkiye genelinde ne yazık ki "acil çıkış=yangın merdiveni" algısı mevcuttur.
B- Kapının üstüne "Acil çıkış levhası" astın mı? Var mı? Denetimde buna bakıyorlar.
Şimdi işveren çalıştırdığı iş güvenliği uzmanını nasıl değerlendirir? Ne kadar önemser?
• İşyerlerinde Acil Durum Yönetmeliği Md 10 "BYKHY hükümleri dikkate alınır"
• BYKHY md 30-31-32-33 kaçış yollarını anlatır
• BYKHY md73 kaçış yolu işaretlemelerini anlatır
Kapı: Levha astığınız için acil çıkış kapısı olmaz, ilgili yönetmelik hükümlerine uygun düzenlediğiniz için "levhayı" asarsınız. Levha uygunluk beyanıdır. Kaçış yolu, 2. katta düşüp yaralandığınız için sedye ile sizi, aşağıda bekleyen ambülansa yetiştireceğimiz, yönetmeliğe uygun düzenlediğimiz yoldur.
Yangın merdiveni, yangın korumalı, yangına dayanıklı olan acil kaçış yollarından birisidir sadece.
Bu ayrıma sahip olmayan binlerce ADP, talimat ve tahliye planı örneği mevcuttur.
Türkiye genelinde uygulama örneklerine baktığınızda ve forum paylaşımlarını incelediğinizde acil durum planları, önleyici/sınırlandırıcı tedbirler, tahliye planları, talimatlarda inanılmaz eksiklikler, hatalar ve kopyala yapıştır uygulamaları olduğunu herkesin kabul etmesi gerek. Bakanlık kılavuz yayınlamış, işyeri acil durum planı bu kılavuzun aynısı. Hastanelerin HAP dosyalarını internetten kolayca bulup indirebilirsiniz. Yönetmelik diyor ki "Risk Analizine göre" işyerinin acil durum planları belirlenir. Gerçi risk analizleri de kopyala yapıştır olunca, ADP'lerinde kalitesi aynı oluyor. HAP detayına baktığınızda çok farklı servis ve poliklinikleri barındıran hastanenin tek bir yangın acil durum planı var. MR bölümünde çıkan bir yangının ADP'si ile hastane mutfağında çıkan yangının ADP'si farklıdır. Silsile olarak diğer dökümanları da farklıdır. Birbirinin kopyası 2 farklı tekstil atölyesinin birinde mutfak yemekhane var diğerinde yoksa ADP, talimat herşeyleri değişir.
Eğer bakanlığın her bir sektör için ayrı, her sektörde bina tipleri için ayrı, her işyeri sahip olduğu bölümler için ayrı yönetmelik, kılavuz vb çalışma yayınlamasını bekliyorsanız zaten size ihtiyaç kalmaz. Ayrıca işyeri ve eklentileri…Yönetmeliği md8 eksiklik veya çelişkili durumlarda TSE, CE ve ISO'ya bakmanızı söylediği için birçok soru cevap buluyor.
Keza yapılmış bir çalışmanın nihai, daha fazla geliştirilemez sıfatlarına haiz olduğunu düşünmeniz hata olur.
Çalışanların önleyici ve sınırlandırıcı tedbirlere uyma zorunluluğu vardır. Kaç tane işyerinde önleyici sınırlandırıcı tedbirler asılıdır?
Veli görüşmesi için okula gittiniz. Koridorda bulunan her elektrik sigorta kutularının önünde yalıtkan paspas var? Hemen aklınıza demekki okulun kaçak akım rölesi yok düşüncesi gelir. Peki bu durumda tüm öğrencilerin elektrik çarpılma riski olduğunu düşünmez misiniz? Okulun müdürü, sorumlu isg uzmanı.. Haklarında ne düşünürsünüz?

Başarılı, örnek uygulamaları araştırıyor musunuz? Paylaşılan çalışmaları geliştirip bir adım öteye taşıyor musunuz?
Çay ocağında çalışan ablamıza muşamba önlük, elinede koyucu eldiven giydirebildiniz mi?
Çalışmalarınız sayesinde bir kişiyi yaralanmaktan kurtardıysanız Allah razı olsun

Siz tüketiyor musunuz üretiyor musunuz? Üretiyorsanız,
Hak ettiğiniz itibarı alacağınızdan şüpheniz olmasın
Öncelikle değerli cevabınız için teşekkürler. Fakat bence burada görmezden geldiğiniz bir nokta var o da sektör, sektörde yaşanan karşınıza çıkan sorunlar sizi bağlar nitelikte olduğu için işinizi etik kurallara göre yapmanıza imkan tanımıyor.
Foruma ara ara girer tartışma konulara içeriklere bakmaya çalışırım gördüklerim karşısında inanın ben bile şu yaşta şaşırıyorum en ufak, en kolay şeyin cevabını bile okuyarak bulmak yerine tabiri caizse hazıra koşan meslektaşlarım var. Ana konumuza gelecek olur isek ben bakanlığın iş güvenliği uzmanlarına gerekli otoriteyi sağladığını düşünmüyorum. Göz ardı ettiğiniz konuda bir kurumsal firma ile ortak sağlık güvenlik biriminde çalışan iş güvenliği uzmanlarının çalışma koşulları arasında dağlar kadar fark olması bu inkar edilemez bir gerçek. İşini iyi yapan OSGB kuruluşlarını bir kenarda tutuyorum fakat bunu tamamen ticaret amaçlı yapan etik kuralları göz ardı eden firmaların bu sektörden silinmesi gerekmekte. Bir belirli süreli iş görüşmesinde iş sonunda çalışmaya devam edebiliriz ama devam etmezsek bize dakikalarını kullandırır mısın diye sorabilen osgb firmaları bulunmakta peki bunun bu hale gelmesinin sorumlusu sizce de ben miyim?
 

Hüseyin Çitçi

Paylaşımcı Üye
TÜİSAG Üyesi
Katılım
14 Ocak 2015
Mesajlar
200
Tepki puanı
407
Medeni hal
Belirtilmedi
Meslek
İş Veren
Çok dar bir kesitten bakıyorsunuz. öncelikle işveren Türkiye'de veli nimettir. 5 milyon işyerinin 4 milyonu esnaftır. bırakın köyleri, ilçeleri, büyükşehirlerde de işveren, "patron" dur. üretim faktörlerini biraraya getirerek kazanç elde eder. tüm çalışanlar, taşeronlar, tedarikçiler için karşınızdaki kişinin gözünde siz üretim prosesi içinde bir kalemsiniz. düzgün yazmıyorsanız, ucunuzu açar, gene düzgün yazmıyorsanız atar başka bir kalem alır. hangi sektör hangi işkoluna bakarsanız bakın, durum hepsinde aynıdır. hesap makinesi ile i9 işlemcili 2TB hard diskli bilgisayar aynı familyadandır. birisi 4 işlem kapasitelidir, diğerinden dolar basabilirsiniz. birine 20TL diğerine 10.000TL ödersiniz, patron, bozulurlarsa her ikisinide tamire yollar, düzelmeyeni atar yerine yenisini alır.
igu olarak ister osgb ister işyeri dahilinde çalışın, karşınızda her iki durumda da "patron" mevcuttur. osgb dahilinde, osgb işvereni şemsiyesi altında hareket kabiliyetiniz mevcut. osgb işyerinin nezninde taşeron olarak, çalışanları hakkında şikayet alırsa, müşterisini memnun etmek adına sizi yollar, müşterisini memnun edecek başkasını görevlendirir. bu tüm işyerlerinde geçerlidir.

dünyanın neresine giderseniz gidin, her alanda risk analizinin ilk maddesi "dikkat insan var" dır. rekabetin gerçek anlamı "savaş"tır. patron maliyetlerine, üretimine, karına, vergi tutarına ve müşterilerinin memnuniyetine bakar. gerisi vız gelir.

moda tasarımcısı oldunuz, doktor oldunuz, mimar oldunuz, hiç fark etmez siz iş hayatına hesap makinesi olarak başlarsınız, çok az bir yüzde dilim kendisini belirli bir seviye PC olarak satabilir. oda sonradan aktive edilir, önce biraz renderla yoğrulması gerekir.

sizin söyleminiz taksicilerin, korsan taksi, uber vb hususlarla savaşını hatırlatıyor. mahalle pazarı var, seyyar satıcı var, bakkal var, market var. tarihi geçmiş ürünü satanda var, zehirli boya ihtiva eden malları satanda var. şeker sağlığa bu kadar zararlıyken, rafların yarısı şekerli mamüllerle doluyken etik olmak bunun neresinde? şeker sizi 20 30 yıl sonra vurmaya başlayacak, bakanlık bu konuda sizi bilgilendirir, kantinlerde satışını yasaklar, 18 yaş üstü kişilere daha fazla birşey yapamaz.

etik davranmıyorlar, halkın sağlığıyla oynuyorlar, 5tl ye tavuk döner satıyorlar 15tl altı tavuk döner satan her işyerini kapatalım mı? o döneri yiyen müşteriye bir sorun neden 15TL'lik sağlık denetimlerinden geçmiş hijyen kurallarını uygulayan kurumsal dönerciden değilde bu ucuz yerden yiyor?
etik davranmıyorlar, 20TL'lik kumaştan mamül tişörtü 400TL'ye x markasıyla satıyorlar, 50TL üzeri etiket koyan tüm butikleri kapatalım mı? bu müşteriyede sorun mahmutpaşa tişörtler varken neden pahalı marka giymek ister
herkesi aynı çizgiye oturtmaya çalışmak doğaya aykırı
okullar, oteller, restoranlar daha önce "pis"miydiki şimdi "temiz belgesi" veriliyor? günübirlik hazırlıkla denetimi geçip eski haline dönen kaç işyeri vardır? müşteri bunun farkında değil mi?
güvenlik ayakkabısı adı altında satılan kaç çeşit ayakkabıyı incelediniz? 50TL yede var 300TL yede var. kaç kişi 50lik güvenlik ayakkabısı kullanıyor
hem vergi kaçıracaksın, hemde devlet şunu yapmadı bunu yapmadı diye şikayetçi olacaksın

herkes maske tak, el dezenfektanı kullan diyorda, sabun ve suyla eliniz yıka, bulamazsan dezenfektan kullan, bak dezenfektan içerikleri sık ve uzun kullanımda bunlar bunlar olur diyen yok. peki etik bunun neresinde
hastanede enfeksiyon teşhisi konan hasta poliklinikten çıkıyor, koridor, asansör merdiven yürüyor, kafteryaya uğruyor, atmden para çekiyor, burnunu sildiği mendili çöpe atıyor, nihayet varıp enfeksiyon servisine kabulünü yaptırıyor.
ABC KKT yangın söndürücü tüp, 30TL yede var, 80TLyede var, hangisini alırsınız? denetimde tüp varmı yokmu diye bakıyorlar, belediye işyeri açma ruhsatını verirken faturasına bakıyor tamam diyor. etik değil biz bütün işyeri ruhsatlarını iptal edelim. şimdi neden işyeri 30tl lik faturayla işini çözer? gerçekten almış mıdır? aldığı tüpün hiçbir şeyi söndürmeyeceğini bilmez mi? tüm 30 tl lik söndürücü satanları da kapatalım mı?

ne yazık ki kötüler, art niyetliler, hata yapanlar vb mevcut. kötüler olmasa biryerde mücadale biter. mücadele olmazsa gelişim olmaz.
siz işinizi iyi yapın, daha da iyisini yapmak için gayret sarf edin, inşallah başarılı olacaksınız
 

yasarcan

Çalışkan Üye
TÜİSAG Üyesi
Katılım
16 May 2015
Mesajlar
137
Tepki puanı
85
Medeni hal
Bekar
Meslek
Uzman (B)
Mesleğin itibarı olmaz. Gerek yazılı gerek sözlü hukuk sınırları çerçevesinde itibarsız meslek mi var. Önemli olan mesleğinize nekadar hakimsiniz? ne katıyorsunuz? nekadar katıyorsunuz? Ve daha önemlisi seviyormusunuz? Ücret konusuna hiç girmeyin. Yolun başındasınız. Herşeyi bilme şansınız yok. çok okuyun, araştırın. Hazırı kullanmayın. Mesleği sevmiyorsanız bırakın. Kendinize eziyet etmeyin.

Hüseyin bey yorumlarınız harika. 2012 de ya bu piyasada neden yazılım yok diye düşünürken vb te tasarlamaya başladım. ilk versiyonunu foruma atmasamda çevremde dağıttım ve sadece istediğim yazı fontlarını, içeriğinin düzenlenmesini istedim. bilerek hatalar yaptım. (örneğin testere yerine testete yazdım) fakat hazıra konan arkadaşlarım olduğu gibi kullanmayı tercih etti. 9 yıl oldu geceleri yazılımla ilgilenerek o gün yımırta olan ürünüm şuan çiftlik oldu. paylaşmayı ücretli haricinde asla düşünmüyorum. bittiğinde tabi.

Kolay gelsin
iyi çalışmalar
 

aciz

Çalışkan Üye
TÜİSAG Üyesi
Katılım
6 Şub 2013
Mesajlar
140
Tepki puanı
601
Medeni hal
Evli
Meslek
İşyeri Hekimi
Mesleki itibar nedir?
Meslekî itibar mesleklerin toplumsal saygınlığıdır. Bu saygınlığa meslekten beklentiler, mesleğin otoritesi ve cazibesi de dahildir. Dünyada mesleki itibar araştırmaları akademik bir faaliyet alanı olarak 1940’lardan itibaren gelişmektedir. Bu araştırmada katılımcılardan her mesleği 1-100 arasında puanlamaları istenmiştir.

Mesleki itibarın kaynağı nedir?
Mesleki itibarın iki kaynağı mesleğin özellikleri ve toplumdaki imgesidir. İkisi birbirini uzun vadeli ve karşılıklı şekilde belirler. Döneme ve bağlama göre mesleki itibarı belirleyen etken mesleğin ortalama geliri, mesleğe duyulan ihtiyaç, mesleğe atfedilen ahlaki değer, mesleği elde etmek için gerekli eğitimin niteliği, mesleki güç veya bağımsızlık olabilir.

Ankette yer alan meslekler neye göre seçildi?
Ankette toplam 133 meslek sorulmuştur. Bunların seçiminde Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) hazırladığı ve yaygın olarak kullanılan ISCO-08 meslek tasnifi temel alınmıştır. ISCO-08’in 3. düzeyindeki meslek gruplarının her birinden en az bir meslek seçilmiştir. Mesela 335 nolu grupta gümrük kontrolörü, vergi memuru, sosyal yardım memuru, ruhsat memuru gibi meslekler varken araştırmaya hepsini temsilen vergi memuru alınmıştır. Her gruptan hangi mesleğin seçileceği noktasında Türkiye’nin toplumsal gerçekliğine uygunluk ve Türkiye’nin güncel çalışma hayatı içinde anlamlılık ölçütü gözetilmiştir.

Ankette yer almayan mesleklerin puanı nasıl elde edildi?
Ankette sorulan 133 mesleğin itibar puanları, bu mesleklerin ISCO-08 tasnifinde ait oldukları 3. Düzey grupta yer alan diğer mesleklere de yansıtılmıştır. Mesela 335 nolu gruptan alınan vergi memurunun itibar puanı 59,95 çıkmıştır. Bu puan, aynı gruptaki diğer mesleklere de yansıtılmıştır. Böylece toplamda 717 mesleğin itibar puanı ortaya çıkmıştır.

Araştırma örneklemi yeterli mi?
Araştırma kapsamında 26 ilde 2711 kişiyle yüz yüze görüşmeye dayanan bir anket çalışma gerçekleştirilmiştir. TÜİK tarafından NUTS2 düzeyinde sağlanan bu kır-kent örneklemi cinsiyet, yaş, eğitim, ikamet yeri ve çalışma durumu bakımından Türkiye’nin toplumsal nitelikleriyle uyum içindedir ve nicel anlamda da yeterli bir büyüklüğe sahiptir.

Mesleki itibar sıralaması mesleklerin önemini mi gösterir?
Mesleki itibar sıralaması toplumda mesleklere atfedilen önem, saygınlık ve cazibeyi gösterir. Ancak bu sıralama meslek mensuplarının iş hayatında kendilerine atfettikleri öznel anlam ve değerle tam uyumlu olmayabilir. İş hayatında önemli bir yer kapladığı halde başka etkenlerden dolayı toplumun gözünde itibarlı olmayan meslekler olabilir.

Mesleklerin itibarı Türkiye’de farklı bölge ve gruplarda nasıl değişiyor?
Mesleklerin itibarı demografik (yaş, cinsiyet), kültürel (eğitim, siyasi görüş), sosyal (yerleşim yeri, sosyal statü) ve ekonomik (gelir düzeyi) etkenlere göre farklılaşır. Ancak bizim araştırmamızda bu farklılaşmalar düşük düzeyde çıkmıştır; mesleklerin geneliyle ilgili bir mutabakat vardır. Bu da iş hayatı ve meslekler söz konusu olduğunda ülke çapında bütünleşik bir kanaat dünyası olduğunu gösterir.

Bazı mesleklerin maddi kazancına göre daha yukarıda olması gerekmez mi? Meslekten elde edilen gelir veya kazanç mesleki itibar için önemlidir. Ancak maddiyat meslekî itibarın tek belirleyeni değildir. İş güvencesi, çalışma şartları, mesleğin dayandığı eğitim, kurumsal aidiyet, mesleğin sahip olduğu otorite, mesleki özerklik ve kültürel anlam da en az kazanç kadar mesleki itibarı etkiler. Bu sebeple kazancı daha düşük olduğu halde itibarı daha yüksek olan meslekler olabilir.

Bazı meslekler olumlu imajına göre neden daha düşük sırada?
Bir meslek hakkında yaygın kanaat, medyada sık görünen ve başarılı diye bilinen kişi ve kurumlarla sınırlı kalmış olabilir. Oysa aynı meslekte veya sektörde çalışanların çoğu düşük gelir, olumsuz çalışma şartları veya iş güvencesizliğine sahip olabilir. Mesela fotoğrafçılık ve aşçılık medyada yansıtılan sınırlı örneklerin aksine az kazanılan ve kötü koşullarda çalışılan işlerdir. Dolayısıyla araştırmamızda çıkan itibar puanı ve sıralamadaki yeri gerçeğe daha yakındır.

Bir meslekte iş bulma veya atama gibi sorunlar varken neden yukarı sıralarda görünüyor?
Bir mesleğin güncel durumuyla toplumdaki itibarı arasında fark olması normaldir. Mesleğe dair yaygın kanaatler uzun dönemde birikerek oluşur ve yavaş değişir. Meslek mensupları mesleği aşındıran sorunları yakından ve anında tecrübe ederken toplumun büyük çoğunluğu dışarıdan ve uzaktan bakar. Meslekî itibar meslek hakkında önceki kuşaklardan kalan ve genellikle bugünden daha olumlu tecrübelerden beslenir.

İtibar bakımından birinci olmasına rağmen neden hekime yönelik şiddet var? Mesleki itibar her durumda ve her kişide işleyen bir davranış ilkesi değildir. Bir yandan eğitim seviyesi, sunduğu hizmetin önemi, mesleki güç ve otoritesi, iş garantisi ve kazanç seviyesi gibi nedenlerle hekimliğe yönelik yerleşik bir toplumsal teveccüh varken diğer yandan sağlık sektöründe yaşanan dönüşümler nedeniyle hizmet alanla hizmet veren arasında suç ve şiddet potansiyeli içeren ilişki biçimleri gelişebilir. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin sıklıkla dikkat çekmesi ve sorgusuz şekilde kınanması ise, mesleki dayanışmanın ve bu mesleklerin önemi hakkında toplumdaki örtük uzlaşının gücüne işaret eder.

Mesleki itibar bir mesleğin toplum nezdindeki sosyal konumunu göstermektedir. Mesleki itibar gelir, eğitim, iş garantisi, iş kolaylığı, otorite ve otonomi gibi değişkenlerle yakından ilişkilidir. Bu anlamda iş ve meslek piyasaları değişken olduğu için mesleklerin konumları da değişkendir. Ayrıca bugünün hızlı iletişim dünyasında oluşan olumlu veya olumsuz algılar da mesleklerin itibarına yansıyabilmektedir. Toplumdaki göç, şehirleşme, refah seviyesinin farklılaşması gibi sosyo-demografik, sosyo-ekonomik değişimler de mesleklere yönelik bakışı değiştirir. Dolayısıyla zaman içinde mesleklerin itibar puanlarının değişmesi normaldir
 
Üst