Forklift İş Kazası Bilirkişi Raporu

Konu, 'İş Kazası Bilirkişi Rapor Örnekleri' kısmında serkan malçok tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. serkan malçok

    serkan malçok TÜİSAG Üyesi



    (BİLİRKİŞİ RAPORU)



    …… CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA





    SORUŞTURMA NO : 2016-

    MAĞDUR : A

    ŞÜPHELİ : B- C

    OLAY TARİHİ : ...04.2016

    KONU : İŞ KAZASI





    Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda belirtilen soruşturma numarası ile yapılan soruşturmasında, kusur raporu düzenlemek üzere resen bilirkişi seçilmem nedeniyle tarafıma teslim edilen dosya tüm kapsamı ile incelenmiş olup varılan sonuç aşağıya çıkarılmıştır.





    OLAY


    ………… Üretim AŞ.’nin çalışanı olan maktul A, .04.2016 tarihinde işyerinde forkliftin üzerine düşmesi sonucu bir iş kazasına maruz kalmış ve hayatını kaybetmiştir.



    TESPİT EDİLEN HUSUSLAR




    Dosyanın titizlikle incelenmesi neticesinde aşağıda maddeler halinde verilen hususlar tespit edilmiştir.



    1- A, .1985 ….. doğumlu olup olay tarihinde 32 yaşındadır.



    2- Forklift operatörü X in ifadesinde, …04.2016 tarihinde 15:00 sularında yükü indirebilmek için soför’e yer gösterdiğini, çuvalın kaldırma ucundan forklift tırnağını takarak yükü aldığını, bu sırada çevresini kontrol ettiğini, etrafındakilerin forkliftten yeterince uzakta olduklarından emin olduktan sonra yükü kamyonetten kurtardığını belirtmiştir. Forklifti yarım metre geri aldıktan sonra forkliftin yatmaya meyilli olduğunu gördüğünü ve saniyeler içinde devrildiğini belirtmiştir. Devrilen forkliftten çıktıktan sonra kazazede işçiyi kurtarmak için çok uğraştıklarını başarılı olamayınca vinç yardımıyla forklifti kaldırıp kazazede işçiyi kurtarıp hastaneye götürdüklerini beyan etmiştir.



    3- ……… Üretim AŞ. Sorumlusu C nin ifadesinde, kaza anında evde olduğunu, kaza haberini alır almaz maktulun bulunduğu sağlık ocağına gittiğini belirtmiş ve işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili… OSGB şirketinden eğitim aldıklarını, çalışanlara mesleki yeterlilik eğitimi verildiğini ve operatörler için operatör sürücü belgesini zorunlu kıldıklarını beyan etmiştir.



    4- ….OSGB şirketinin sahibinin ifadesinde, ……. Üretim AŞ.’nin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlernin şirketi tarafından yürütüldüğünü, çalışanlara iş güvenliği eğitimi verdiklerini, kazadaki forkliftin muayenesini takip ettiklerini, zamanında muayene ettiklerini ve forklift operatörünün G sınıfı ehliyetinin ve forklift kullanma sertifikasının mevcut olduğunu beyan etmiştir.



    5- ………. Üretim AŞ. Balık üretim çiftlikleri sorumlusunun ifadesinde, ...04.2016 tarihinde saat 13:00 de araca yüklenen çuvallarla birlikte kazazede işçi A ve şoför limandan ayrılarak araçla fabrikaya doğru yola çıktıklarını belirtmiştir. Kendisinin verdiği talimata göre kazazede işçi evinin önünde inecekti ve şoför ise aracı fabrikaya bırakıp yükü indirme işini ertesi gün yapacaklardı. fakat sonradan öğrendiği üzere talimatının aksine yük indirme işininin aynı gün 15:00 civarlarında yapıldığını ve kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir.



    OLAYIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE SONUÇ


    Olay, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanuna göre iş kazasıdır. İfadelerden, olay yeri kamera kayıtlarından anlaşılacağı üzere kaza, yükün tamamen güvensiz ve uygunsuz taşındığı sırada meydana gelmiştir. Forklift, işletmelerde yoğun bir şekilde kullanılan kaldırma ekipmanlarındandır. Bu ekipmanlar genellikle paletlerin üzerine konulan yüklerin kaldırma, taşıma ve istiflemesinde tercih edilir ve kazalardaki en önemli aktörlerden biridir. Forklift kazalarının önlenmesinde ilk adım güvenli ekipman kullanımıdır. iş ekipmanlarının kullanımında sağlık ve güvenlik şartları yönetmeliği ve bu yönetmeliğin ekinde belirtilen standartlara göre uygun periyodik kontrollerin yapılması, olası bir kaza riskini asgariye indirecektir. Dosya içeriğinde kazadaki forkliftin işverenin hizmet aldığı….. OSGB şirketi tarafından gerekli periyodik kontrolü yapıldığı görülmektedir. Forklift, kullanmaya ehil, gerekli eğitimi almış ve yetki belgesine sahip çalışanların kullanması gereken bir iş ekipmanıdır. Dosya içeriğinde işverenin OSGB aracılığıyla çalışanlara ve operatöre iş ekipmalarının kullanılmasında iş sağlığı ve güvenliği hakkında gerekli eğitimi verdiği ve kazadaki operatörün forklift kullanma yetki belgesine sahip olduğu görülmektedir.



    Operatörün eğitim sertifikasının olması, ekipmanın bakımlarının yapılıyor olması kaza riskini azaltır ancak ortadan kaldırmaz. Forklift hareketli parçalara sahip olduğundan (çatalları kaldıran asansör, tiltler), ağırlık merkezi de değişir. Ağırlık merkezi ve buna bağlı olarak denge; yükün şekline, ebatlarına, ağırlığına, pozizyonuna ve forkliftin kullanıldığı yüzeyin durumu ve eğimine göre değişir. Ağırlık merkezi forkliftin denge tabanı içerisinde kalmalıdır. ( ön tekerleklerden arka aks eksenine çizilen bir üçgen içinde kalmalıdır ). Eğer ağırlık merkezi, ön aksın ilerisine hareket ederse, forklift öne devrilir, üçgenin herhangi bir tarafına kayarsa, forklift yan yarafa devrilir. Eğer yük düzgün ( homojen ) değilse, ağır kısmı aynaya yakın yerleştirmeli ve çatallar üzerinde merkezlenmelidir. Malzemelerin uygun olmayan şekilde kaldırılıp taşınmasından dolayı çok sayıda kaza meydana geldiği için operatörler, kazaların ekipmanın güvensiz veya uygunsuz kullanımının yanı sıra malzemenin uygunsuz veya güvensiz taşınmasından kaynaklanabileceğinin farkında olmalıdır. Forkliftle yükün alınmasında; yüke mutlaka dik açı ile girilmesi, forklift yavaşça ilerletilerek çatallar yükün altına sokulması, yükün ağırlık merkezi çatalların ortasında olacak şekilde alınması gerekir ve kesinlikle tek çatalla yükün kaldırılmaması gerekir.



    Olay yeri kamera kayıtlarından görüldüğü üzere forklift operatörü, çatalları yükün altına sokup kaldırmak yerine yükü forkliftin çatalına takarak kaldırmaya çalışmış, kamyonetten kurtarıp yarım metre geri geldikten sonra yükün uygunsuz kaldırılmasından dolayı ağırlık merkezi forkliftn sol tarafına hareket ettiği için ekipman yan tarafa meylederek saniyeler içinde kazazede işçini üzerine devrilmiştir. Forklift operatörü B nin , forklift sürücü yetki belgesi olması ve iş ekipmanlarının kullanılması hakkıda eğitimi almasına rağmen, yükü uygunsuz veya güvensiz taşımasından dolayı ölüme sebebiyet vermiş olup olayın meydana gelmesinde iş arkadaşlarının ve kendi can emniyeti için gerekli özen ve dikkati göstermeyip aşağıda belirtilen yönetmeliğe aykırı davrandığından ASLİ kusurludur.



    Kazazede işçi A, iş ekipmanlarının kullanılması hakkıda eğitimi almasına rağmen forkliftle yük taşınması sırasında güvenli mesafede durmayıp hem kendi hem de iş aradaşlarının can emniyetini tehliye düşürüpaşağıda belirtilen yönetmeliğe aykırı davrandığından TALİ kusurludur.



    (1-Çalışanlar, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda, kendilerinin ve hareketlerinden veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlüdür.

    2- Çalışanların, işveren tarafından verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda yükümlülükleri şunlardır:


    a) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde, taşıma ekipmanı ve diğer üretim araçlarını kurallara uygun şekilde kullanmak, bunların güvenlik donanımlarını doğru olarak kullanmak, keyfi olarak çıkarmamak ve değiştirmemek

    b) Kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve korumak

    c) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda sağlık ve güvenlik yönünden ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında ve koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde, işverene veya çalışan temsilcisine derhal haber vermek

    ç) Teftişe yetkili makam tarafından işyerinde tespit edilen noksanlık ve mevzuata aykırılıkların giderilmesi konusunda, işveren ve çalışan temsilcisi ile işbirliği yapmak.

    d) Kendi görevi alanında, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için işveren ve çalışan temsilcisi ile işbirliği yapmak. 6331 Sayılı İş Kanunu Madde 19)



    ….. Üretim AŞ. sorumlusu C, personeline iş sağlığı ve güvenliği ve iş ekipmanlarının kullanılması hakkıda yeterli eğitimi vermiş fakat çalışanların işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ve iş ekipmalarının kullanımı esnasında kurallara uyup uymadıkları hakkında yeterli gözetim ve denetim görevini yerine getirmeyip aşağıda belirtilen kanun ve yönetmeliğe aykırı davrandığından TALİ kusurludur.




    (İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;


    a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

    b) İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

    c) Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.

    ç) Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır.

    d) Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır. ( 6331 Sayılı İş Kanunu Madde 4)




    Kanaatimi belirtir raporumu Sayın Cumhuriyet Başsavcılığı takdirlerine saygı ile sunarım.













    Bilirkişi

    Serkan MALÇOK

    C Sınıfı İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı


     
    Genco, eraly60 ve İSG Specialist bu yazıya teşekkür etti.
  2. İşGüvUzman

    İşGüvUzman TÜİSAG Üyesi



    Gayet yerinde olmuş. Ben sadece işçinin işe giriş tarihini merak ettim. 6 ay ve üzerinde ise kalifiye kabul edebileceğimiz anlamına da gelir. Ayrıca yükü getiren araç şoförü de işin içinde olmalıdır. Zira artık ADR' yi kabul eden ülkeler arasındayız. Bu sebeple ADR kurallarını da yok kabul edemeyiz. Taşınan yük ADR kapsamında mıdır, değil midir bilemiyorum. Ancak her iki durumda da şoförün sorumluluğu vardır. Eğer şoför tehlikeli bir durum sezinler ise yükü indirmeme iradesine sahiptir. Bu sebepten şoförün durumu da sorgulanmalıdır.
    Kolaylıklar dilerim.
    Gayet yerinde olmuş. Ben sadece işçinin işe giriş tarihini merak ettim. 6 ay ve üzerinde ise kalifiye kabul edebileceğimiz anlamına da gelir. Ayrıca yükü getiren araç şoförü de işin içinde olmalıdır. Zira artık ADR' yi kabul eden ülkeler arasındayız. Bu sebeple ADR kurallarını da yok kabul edemeyiz. Taşınan yük ADR kapsamında mıdır, değil midir bilemiyorum. Ancak her iki durumda da şoförün sorumluluğu vardır. Eğer şoför tehlikeli bir durum sezinler ise yükü indirmeme iradesine sahiptir. Bu sebepten şoförün durumu da sorgulanmalıdır.
    Kolaylıklar dilerim.

     
    Fatihulker bu yazıya teşekkür etti.
  3. serkan malçok

    serkan malçok TÜİSAG Üyesi

    işçinin hizmeti 6 aydan fazla . taşnan tehlikeli madde değil ,adr kapsamında değil yine de şoförün durumunu sorgulanmalı haklısnız

       

     
    İşGüvUzman bu yazıya teşekkür etti.
  4. İSG Specialist

    İSG Specialist TÜİSAG Üyesi

    İş Güvenliği uzmanı ile ilgili herhangi bir madde neden yok?

     
  5. İşGüvUzman

    İşGüvUzman TÜİSAG Üyesi

    İş Güvenliği Uzmanlığı Öneri makamıdır. İcra makamı değil. Öneri aşamasında detaylara bakılmalıdır. Bu kısım dip köşe teknik tarama gerektirir. Muhtemelen yapılmıştırdır ki burada bahis konusu yapılmamıştır. Sonuç olarak bu bir dava dosyası onlarca sayfa belge vardır. Bunları tam incelemeden İSG profesyoneli konu edilmemelidir.

       

     
    serkan malçok bu yazıya teşekkür etti.
  6. İSG Specialist

    İSG Specialist TÜİSAG Üyesi

    Konu edilsin diye demedim. Bilirkişi bir konuda kanat oluşturuyorsa ve iş güvenliğinin paydaşlarından biri de uzman ise, uzman hakkında da bir kanat oluşmalıydı. En azından okuduğum incelediğim bilirkişi raporlarında uzman hakkında da bir kanat mevcut.Onlarda mevcut iken bunda olmamasını sorguladım. Eski okuduğum raporlar doğru bu yanlış demiyorum.
    Bana sorsanız uzman hakkında hüküm vermek çok uzun zaman almalı o ayrı.

     
    İşGüvUzman bu yazıya teşekkür etti.
  7. Murtaza Taş

    Murtaza Taş TÜİSAG Üyesi

    Üretim AŞ. sorumlusu C, personeline iş sağlığı ve güvenliği ve iş ekipmanlarının kullanılması hakkıda yeterli eğitimi vermiş fakat çalışanların işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ve iş ekipmalarının kullanımı esnasında kurallara uyup uymadıkları hakkında yeterli gözetim ve denetim görevini yerine getirmeyip aşağıda belirtilen kanun ve yönetmeliğe aykırı davrandığından tali kusurludur.

    Sadece merak ettiğimden soruyorum. Sorumlu kişi C nin yeterli gözetim ve denetim yapmadığına nasıl kanaat getirildi. Ne yapsaydı "yeterli" olurdu ?




     
    futboldans bu yazıya teşekkür etti.
  8. serkan malçok

    serkan malçok TÜİSAG Üyesi

    olay yeri kamera goruntulerinden forklift operatorunun ve etrafdaki işçilerin kazazede işçi de dahil olay aninda iş sağlığı ve güvenliği kurallarndan bihabermiş gibi çalişiyorlar. tamam dosya içeriğinde eğitim falan almişlar ama uygulamada iş sağlığı ve güvenliği kurallari uygulanmiyor. bu da işverenin sadece kaza aninda değil tum çalişma zamaninda gözetim ve denetim görevini yerine getirmediği fikrini uyandiriyor. yani herşey kağit uzerinde tamam uygulamaya gelince gelişiguzel. demek ki işveren doğru durust gözetim ve denetim yapmiyor ki işçiler gelişi guzel çalişiyor.



     
    futboldans ve Orkun Köksalan bu yazıya teşekkür etti.
  9. Murtaza Taş

    Murtaza Taş TÜİSAG Üyesi

    kaza gününün
    Kaza gününün kamera kayıtları sonucu veya kazanın olduğu bir kaç saatlik kamera kayıtları sonucu mu bu kanıya vardınız?

       

     
  10. İSG Specialist

    İSG Specialist TÜİSAG Üyesi





     
    Orkun Köksalan bu yazıya teşekkür etti.
  11. Murtaza Taş

    Murtaza Taş TÜİSAG Üyesi

    İş veren istese iş güvenliği açısından bir çok şeyin üstesinden gelinir ve iş verenin sorumlulukları hakkındaki görüşlerinize katılıyorum. Çeşitli sektörlerden de bir çok iş yeri gezdim o konuda da sıkıntı yok. Benim söylemek istediğim şey şu yazılan bilirkişi raporu sonucu mahkeme heyetinin karar alması çok büyük ölçüde etkilenecek. Yani aslında bu raporu yazan kişi hukuk tesis ediyor. Hukuk tesis edilirken de öznel değil nesnel yargılara göre yapılmalıdır. Somut verilerle hareket edilmelidir. Yani "İşçiler iş güvenliğinden bihabermiş gibi hareket ediyorlar." deyip bundan da iş verenin gözetim yapmadığını çıkarmak somut bir delil olmaz.



     
    Last edited by a moderator: 17 Mayıs 2017
  12. İşGüvUzman

    İşGüvUzman TÜİSAG Üyesi

    Kesinlikle bilirkişi konusundaki yorumunuza katılıyorum. Terazi olmalı her daim, tarafsız bakabilmeli kişi olaya. Ancak insani duygular her zaman ön sıraya geçebiliyor. Bu da realistçe yaklaşıma her zaman izin vermiyor. Kişi mağdur olmasın, aman iş yeri zarar görmesin vb. serzenişler sebebi ile bilirkişilik yapmak kolay değil. Tarafsız olamıyorsunuz ister istemez. Uzun zaman bilirkişi olarak görev yapmış biri olarak. Bu sistemi eleştiriyorum. Sadece iş mahkemelerine bakan, mesleğinde uzmanlaşmış hukuk bürolarına ihtiyaç var. Mahkemelerde hakimle birlikte mesleğinde uzmanlaşmış bir kurulda olmalı. Böylece bu dosyalar bilirkişiye gitmeden aynı mekanda çözüme ulaşabilir. Ve de çok realist olur. Bilirkişilerin tamamına demiyorum. Ancak sadece dosyadaki 3 tane belgeye bakarak ''İşveren %80 kusurludur'' veya ''çalışan % 50 kusurludur'' demektedirler. Adamın yıllarca yaptığı birikimi 3 tane kağıt parçası ile gömebiliyorlar. Etik bulmadığım için artık bu görevi ifa etmiyorum. Ancak bu görevi halen ifa edenleri de hayretle izliyorum (birçoğu akademik personel ne yazık ki), Bir örnek vermek gerekirse. 8 sene evvel bir kaza olmuş. Bilirkişi geldiği anki şartları irdeliyor. ben ise sadece gülümsüyorum.
    Bir gün diyerek ve umudumu kaybetmeyerek. bilirkişilik makamı için İnşallah diyerek sözlerime nokta koyuyorum.

     
    murat2242 ve Murtaza Taş bu yazıya teşekkür etti.
  13. serkan malçok

    serkan malçok TÜİSAG Üyesi

    dosya içeriğinden yola çikarak rapor yazdiğimiz için bazen detayli rapor yazilimiyor. burada savcilarda da hata var tam olarak delil toplamadan dosyayi isg bilirkişisine teslim ediyorlar doğal olarak mevcut delillere dayanarak detayli değerlendirme yapilamadan rapor yaziliyor. bu raporda aldiği eğitimin aksine operatorun hatali kullanmasindan dolayi kaza meydana geliyor. kazada bu gorunen sebepdir.bir de gorunmeyen sebepler var. goruntulerde maktulun forklifte yakin durmasi, operatorun yuku uygun taşimamasi, gibi goruntuler o çalişma ortaminda işverenin denetiminin olmadiğini gosteriyor. bu da gorunmeyen sebep. benim şahis dusuncem bu yonde. aslinda yeni yasalaşan bilirkişilik kanununa gore bilirkişiler olayin sebeplerini ve işveren-işçi-isg uzmaninin hatalarini belirtip raporu sonllanirmali. kimin asli kimin tali kusurlu olduğuna savci-hakim karar vermeli.inşallah bu sorunlarda duzelecek.iyi aksamlar.




     
    hknbsrn bu yazıya teşekkür etti.
  14. hknbsrn

    hknbsrn TÜİSAG Üyesi


    Elinize sağlık bazı arkadaslar sizi , yaptığınız şey konusunda hatalısınız demeyi düşünsede bence gayet mantıklı bir rapor. Bende bu işlere başvuracağım.Bende bilirkişi olmayı düşünüyorum.Olursam yardımlarınızı beklerim.

    İyi çalışmalar.

     
  15. _kaanmert

    _kaanmert TÜİSAG Üyesi

    ÇOK YERİNDE BİR SORU. Nedense bu yeterli denetim ve gözetim konusu çok klişeleşti. Yazacak birşey bulamayanlar bu cümleyi yazıyor. Aynı hiçbiryerde iş bulamayıp bilirkişilikle para kazanmaya çalışanlar gibi. Bu gibi insanlara İSG hakkında günlerce ders verebilirim. Rapor dA İSG uzmanından bahsedilmemesi çok doğru bir hamle olmuş. Ama sorumluyu kusurşu bulması doğru değil. Sorumlu partondur.



     
    Murtaza Taş bu yazıya teşekkür etti.
  16. _kaanmert

    _kaanmert TÜİSAG Üyesi

    Çok yerinde bir soru. Bir tane babayiğit çıkıpta İŞVERENE tam kusurlu rapor yazamıyor veya herşey 10 numara yükümlülük SGK da diyemiyor. Bence bunu yazmaları gerektiğini bile bilmiyorlar.

     
    Murtaza Taş bu yazıya teşekkür etti.
  17. _kaanmert

    _kaanmert TÜİSAG Üyesi

    Özet: İSG uzmanı kahin değildir, mükemmel değildir, tanrısal güçleri yoktur. işin sorumlusuda aynı şekildedir. Sorumlu patrondur. Hiçbir yönetmelikte de bunu yapmazsa sorumludur demez, dese de yanlış der.
    Mülk sahibi ve iş yeri sahibi işverendir. Çalışanı ve ailesinin maaş vererek, SGK yaparak, sosyal haklarını vererek yaşamlarını sürdürmesini sağlar. Çünkü işçi işverene ait bir yerde onun için çalışıyordur. Olası bir olumsuz durumda da işveren ve SGK karşılıklı olarak sorumludur. İşveren herşeyi yapmadıysa sorumlu kendisidir. İşveren her önlemi aldıysa ödediği SGK primi üzerinden işçiyi ve ailesini olumsuz kaza sonrası güvence altına alır.

    Milyon TL ler ne işçinin cebine girer nede İSG uzmanının. İşçiyi güvence altına almıyorsa neden SGK primi yatırıyor işveren. Özel sigorta yapsın değil mi. Saçmalık burada başlıyor zaten. Aynı aracımıza hem kasko hemde sigorta yaptığımız gibi. Kasko varken sigorta neden gerekli. Ben söyleyim soyuyorlar bizi.

    Maalesef bir iş kazası olduğunda SGK nedense işçiye sahip çıkmıyor İşverene sen öde tazminat ve diğer ödenekleri diyor. İşveren de ödemiyor. Karşılıklı bir çatışma ortamında işçi ve ailesi mağdur oluyor yıllarca. Mahkemeler yıllar sürüyor. Olan da en sonunda İSG uzmanına oluyor. Gerçek bu. İşini bilen bilirkişiler raporunda ya işvereni suçlar yada SGK ya atar topu. Savcılar zaten bilirkişi raporuna göre hareket ediyor. Lütfen bilirkişiler artık bi devrim yapıp doğru rapor yazsın. Ama yıl olmuş 2017 ve hala kendi meslektaşını korumayan ve sadece meslektaşını suçlayan rapor yazan bilirkişiler olduktan sonra bu tartışmalar hiç bitmeyecek.
    ÖZLÜ SÖZ:
    BİLMEDİĞİN İŞİ YAPMA OCAKLARI SÖNDÜRME. BİR GÜN GELİR SENİN DE OCAĞIN SÖNER.

     
    Murtaza Taş bu yazıya teşekkür etti.
  18. Murtaza Taş

    Murtaza Taş TÜİSAG Üyesi


    İşte sıkıntı burada başlıyor. Hiçbir hukuki birikimi olmayan kişiler bilirkişilik gibi bir hukuk tesis etme işine soyununca böyle oluyor.(Bütün bilirkişileri kastetmiyorum. Serkan bey sizi de kastetmiyorum çünkü tanımıyorum)
    Yazılan şeyin mantıklı değil hukuki olması lazım yani somut bir şeye dayandırmanız lazım. " Bence mantıklı " demekle olmuyor o işler. Size mantıklı gelen bir şey başkası için mantıksız olabilir. Onun için kanunlar, yönetmelikler vs vs var.
    Sonra da insanların belki suçsuzken hayatları kararıyor. Bunun vebalini de ödeyemezsiniz. Çünkü bir masuma kıymış olursunuz. Onun için bir alt yapınız birikiminiz yoksa " Bende bu işlere başvuracağım." zihniyetiyle ancak hukuku katledersiniz.

    "Bazı arkadaşlardan" birinin güzel bir sözüyle bitireyim o zaman : BİLMEDİĞİN İŞİ YAPMA OCAKLARI SÖNDÜRME. BİR GÜN GELİR SENİN DE OCAĞIN SÖNER.

     
    _kaanmert ve handeprlk bu yazıya teşekkür etti.
  19. İşGüvUzman

    İşGüvUzman TÜİSAG Üyesi

    Söylemlerinizde haklısınız. Günümüzde bilirkişilik olayının %90' dan fazlasını üniversite hocaları yapmaktadır. Ve yazdıkları raporların neredeyse tamamını sadece dosya üzerinden 15 dakika inceleme sonrasında yapmaktadırlar (nereden biliyorum, şahit olduğum için söylüyorum). Dosyada evrak yok ise o olayı yok kabul ediyorlar. Varlığını sorgulama hissi bili duymuyorlar, keşif yapmıyorlar, telefon bile açmak ihtiyacı duymuyorlar. Zira bilirkişilik ücreti 300 TL civarında.. Bu para ile keşfe mi gidecek. o günkü programını mı bozacak. yemek parası mı ayıracak vs. liste uzayıp gider. Hiç uğraşmayayım, boşa masrafta yapmayayım, programda aksamasın diyerek, dosyaya şöyle bir bakarak hüküm verebilmektedir ne yazık ki (tamamı için söylemesem de %90 ve üzeri böyle yapıyor diyorum)... Sonramı zavallı suçsuz yere, suçludur diye hüküm verilen insanlar...

    Yeni bir bilirkişilik yönetmeliği yayımlandı. Orada 24 saat temel bilirkişilik eğitimi alınması zorunlu tutulmuş. Eğitimi yetkilendirilmiş hukuk kökenli kişiler verecekler. Belki mantalite değişir diyeceğim ama inanın hiç umudum yok.

    Belki diyerek, umudumu da kaybetmeyerek. Bu sistemin böyle gitmeyeceğini de iddia ederek, yargıda ayrı bir birim inşasının şart olduğunu düşünerek bu bilirkişilik olayının yeminli hale gelmesinin şart olduğunu iddia ederek. hayale dalıyorum :)

     
    Murtaza Taş bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica