Yüksekten Düşme İş Kazası Bilirkişi Raporu

serkan malçok

TÜİSAG Üyesi
(BİLİRKİŞİ RAPORU)


.......CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA



SORUŞTURMA NO :

MÜŞTEKİ : X

MÜŞTEKİ ŞÜPHELİ: Y

OLAY TARİHİ : 08.10.2016

KONU : Kazaen yaralanmaya sebebiyet vermek



Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda belirtilen soruşturma numarası ile yapılan soruşturmasında, kusur raporu düzenlemek üzere resen bilirkişi seçilmem nedeniyle tarafıma teslim edilen dosya tüm kapsamı ile incelenmiş olup varılan sonuç aşağıya çıkarılmıştır.



OLAY


Müşteki X, İnşaat Mühendisi Y’in vekilliğini ve şantiye şefliğini yaptığı ...........Man. Mad.İnş.AŞ’de 07.10.2016 tarihinde çalışmaya başlamış. 08.10.2016 tarihinde inşaatın 3.katında mantolama işinde çalışırken dengesini kaybederek zemine düşmüş ve ağır yaralanarak bir iş kazasına maruz kalmıştır.



TESPİT EDİLEN HUSUSLAR



Dosyanın titizlikle incelenmesi neticesinde aşağıda maddeler halinde verilen hususlar tespit edilmiştir.


1-X, 1999 doğumlu olup olay tarihinde 17 yaşındadır.


2- X, 13.10.2016 tarihli ifadesinde, 04.10.2016 tarihinde ...... Toki konutlarında faaliyet gösteren Ç.M firmasında inşaat işçisi olarak çalışmaya başladığını ve İşyerindeki yetkili kişilerin kendisinden kimlik ve belge istemediklerini, yaşını sormadıklarını sadece mesleğini sorduklarını belirtmiştir. Kendisinin mantolama işiyle uğraştığını söyleyince işe aldıklarını ve 08.10.2016 tarihinde saat 07:45 de işe gittiğini ve 08:20 sularında 3. Katta tek başına balkonda mantolama işi yaparken bir an dengesini kaybedip zemine düştüğünü, ambulansla hastaneye götürüldüğünü belirtmektedir. 2 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra uyandığını, 2 bacağının kırık ve beline 8 adet platin takıldığını öğrendiğini belirtmiştir. Kazazede işçi olay tarihinde 17 yaşında olduğu, kendisinin ailesinin haberi olmadan iş başı yaptığını ve işe girişte yetkililerin kimlik kontrolü yapmadıklarını, yaşını sormadıklarını ve dolayısıyla 18 yaşından küçük olmasına rağmen ağır işlerde çalıştırıp iş kazasına maruz kalmasına sebep olan şüpheliden şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. Kazazedenin babası Ş.S da ifadesinde sorumlulardan şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir.


3- Şüpheli Y ifadesinde .... Mühendislik Man. Mad.İnş.AŞ’de şantiye şefi olarak görev yaptığını, iş kazasının olduğu saatte evde olduğunu ve kazayı öğrendikten sonra hastaneye gittiğini belirtmiştir. Şüpheli ifadesinde inşaatta işçilerin çalışırken baret kullandığını ve iş güvenliği kurallarına riayet ettiklerini ve kendisinin de bu konuda gerekli denetimleri sürekli yaptığını beyan etmiştir.


4- Ç.D.ifadesinde taşeron Ç.M firmasının çalışanı olduğunu, kazanın gerçekleştiği sırada inşaatta olduğunu ve kazayı öğrendikten sonra kazanın olduğu inşaatın önüne gittiğini, 112 acil servisini aradığını belirtmiştir. Ayrıca ifadesinde inşaatta işçilerin çalışırken baret kullandığını ve iş güvenliği kurallarına riayet ettiklerini belirtmiştir.


5- Kazazede işçi ifadesinde Ç.M firmasında inşaat işçisi olarak çalışmaya başladığını belirtse de SGK kayıtları incelendiğinde kazazedenin Tuna Mühendislik Man. Mad.İnş.AŞ’nin çalışanı olduğu anlaşılmaktadır. Şüpheli Y, ifadesinde şirketin şantiye şefi olduğunu belirtmiştir. Dosya üzerinde yapılan incelemede şüphelinin aynı zamanda işveren vekili olduğu saptanmıştır.


6- Kazazede işçinin ifadesinde işyerindeki yetkili kişilerin kendisinden kimlik ve belge istemediklerini, yaşını sormadıklarını belirtmiş olup kazazedenin kimlik bilgileri incelendiğinde 17 yaşında olduğu anlaşılmaktadır. İş Kanununa göre kazazede genç işçi statüsüne girmekte olup genç işçilerin ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasak olmasına rağmen işveren vekili bu hususa dikkat etmeyip kusurlu davranmıştır.


7- İşveren vekili kazazede işçiye, ifadesinden de anlaşılacağı üzere iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili gerekli işbaşı eğitimi vermediği için kusurlu davranmıştır. Ayrıca olay yeri görüntülerinden anlaşılacağı gibi inşaat alanın bazı binalarında iskelelerin olduğu görülmektedir. Fakat kazazede işçinin çalıştığı yapıda İşveren vekili, çalışanların güvenliğini sağlayacak koruyucu korkuluk iskele, platform gibi toplu korumayı amaçlayan önlemi almadığından kusurlu davrandığı görülmektedir.


8-İfadelerden anlaşıldığı üzere kaza anında müştekinin yanında kimsenin olmadığı, 3. kat balkonunda yalnız çalışırken gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Olay yeri görüntüleri incelendiğinde kazazede işçinin üzerinde ve düştüğü yerin çevresinde herhangi bir emniyet kemeri ve baret gibi koruyucu malzemeye rastlanmamıştır .Ayrıca bina üzerinde, yakın çevresinde ve merdiven boyunda iş güvenliği ile ilgili uyarı ve ikaz levhalarının olmadığı saptanmışır. Dosya muhteviyatında kazazede işçinin kişisel koruyucu malzemeleri teslim aldığı ve nasıl kullanacağı hakkında gerekli eğitimi aldığı fakat çalışırken baret, emniyet kemeri kullanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda inşaat alanından sorumlu şantiye şefinin çalışanların koruyucu malzeme kullanıp kullanmadıklarını hakkında yeterli denetimi yapmadığı anlaşılmaktadır.





OLAYIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE SONUÇ



Olay, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanuna göre iş kazasıdır. Kaza, müştekinin inşaatın 3. Katında mantolama işinde çalışırken dengesini kaybedip zemine düşmesi sonucunda ağır yaralanmasıyla meydana gelmiştir. İfadelerden anlaşılacağı gibi, kaza işin tamamen güvensiz şartlarda yapılmaya çalışıldığı sırada meydana gelmiştir. İşveren vekili sorumsuzca davranarak 18 yaşından küçük olan müştekiyi suç olmasına rağmen inşaatta işbaşı yaptırmış, işbaşında verilmesi gereken iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermeden ve inşaatta gerekli iş güvenliği tedbirlerini almadan, yüksekte çalışmalar için zorunlu olan iskele platform gibi önlemler almadan inşaatta çalıştırmıştır. Kazazedeye gerekli koruyucu malzemeleri teslim etmesine rağmen koruyucu malzemeyi kullanmadan çalışan kazazedeyi yeterince denetlememiştir. Bu sebeple aşağıda belirtilen kanun ve yönetmeliğe aykırı davranan şüpheli işveren vekili ve şantiye şefi Y ASLİ kusurludur.





1) 16 yaşını doldurmamış genç işçilerin ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaktır.

Ekli çizelgede, karşısında (K) harfi bulunmayan işlerde kadınlar ve (Gİ) harfleri bulunmayan işlerde de 16 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını bitirmemiş genç işçiler çalıştırılamaz. (Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği Madde 4)



2) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar ( 6331 Sayılı İş Kanunu Madde 4)


3) İşveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlar. Bu eğitim özellikle; işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi hâlinde veya yeni teknoloji uygulanması hâlinde verilir. Eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilenir, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla tekrarlanır. (Çalışanların İş Sağlığı Ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik Madde 17)

4) Yapı işlerinde çalışanlar veya çalışan temsilcileri, yapı alanında sağlık ve güvenlik ile ilgili alınan tedbirler hakkında bilgilendirilir. Verilen bilgilerin kolay ve anlaşılır olması sağlanır. (Yapı İşlerinde İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetmeliği Madde 12 )

5) Yapı alanında uygun sağlık ve güvenlik şartlarının devamının sağlanması için, işveren ve alt işverenler;
Ek-4’te belirtilen asgari şartları dikkate alarak uygun tedbirleri alırlar (Yapı İşlerinde İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetmeliği Madde 5)


Yapı alanındaki çalışma yerleri için genel asgari şartlar
Yüksekte çalışma
I– Seviye farkı bulunan ve düşme sonucu yaralanma ihtimalinin oluşabileceği her türlü alanda yapılan çalışma; yüksekte çalışma olarak kabul edilir.
II– Yüksekte yapılan çalışmalarda aşağıdaki hususlara uyulur:
-Çalışanların, çalışma yerlerine güvenli bir şekilde ulaşmaları uygun araç ve ekipmanlarla sağlanır.
- Çalışma yerlerinde çalışanların güvenliği öncelikle, güvenli korkuluklar, düşmeyi önleyici platformlar, bariyerler, kapaklar, çalışma iskeleleri, güvenlik ağları veya hava yastıkları gibi toplu koruma tedbirleri ile sağlanır.

- Bu alanlarda çalışanlara yüksekte çalışmayla ilgili tehlike ve riskler konusunda bilgilendirme yapılarak gerekli eğitim verilir.
-Yüksekte yapılan çalışmalar işveren tarafından görevlendirilen ehil bir kişinin gözetim ve kontrolü altında gerçekleştirilir.

(Yapı İşlerinde İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetmeliği Madde 5-Yapı Alanları İçin Asgari Sağlık Ve Güvenlik Şartları EK – 4)

6) İşveren, 5, 6 ve 7 nci maddelerde belirtilen koşulları sağlayan kişisel koruyucu donanımlar, Ek-3’te belirtilen işlerde ve benzeri işlerde, toplu korunma yöntemleri ile risklerin önlenemediği veya tam olarak sınırlandırılamadığı durumlarda kullanılır. Ek-1’de örneği verilen tabloya göre riskler değerlendirilir ve çalışanların sağlık ve güvenliği yönünden kişisel koruyucu donanım kullanılması gereken durumlar belirlenir. İşveren Ek-2’de belirtilen kişisel koruyucu donanımlardan gerekli olanları sağlar. Çalışanların bu kişisel koruyucu donanımları uygun şekilde kullanmaları için her türlü önlemi alır(02.07.2013 gün ve 28695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik Madde 8).


Kazazede işçi X, 18 yaşından küçük ( genç işçi) olup, yeterince deneyimli olmadığından ve iş başvurusu yaparken ağır ve tehlikeli işlerde çalışmasının yasak olduğu hakkında işveren vekilince uyarılmayıp işe alındığından, güvensiz koşullarda ve denetimsiz olarak çalıştırıldığından bu olayda hiçbir kusuru yoktur.


Kanaatimi belirtir raporumu Sayın Cumhuriyet Başsavcılığı takdirlerine saygı ile sunarım. 12.01.2017







Bilirkişi

Serkan MALÇOK

C Sınıfı İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı
 

kemal çiçek

TÜİSAG Üyesi
benim aldığım bir dosyada çocuk başka bir kişinin kimliğini kullanarak ağır ve tehlikeli işlerde çalışmaya başlamış ve düşmüştür. burada işveren, asıl iş veren, kimliğini veren kişi ve kimlliği kullanan çocuk sizce kusur oranları nedir
 

Erdem Gedik

TÜİSAG Üyesi
(BİLİRKİŞİ RAPORU)


.......CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA



SORUŞTURMA NO :

MÜŞTEKİ : X

MÜŞTEKİ ŞÜPHELİ: Y

OLAY TARİHİ : 08.10.2016

KONU : Kazaen yaralanmaya sebebiyet vermek



Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda belirtilen soruşturma numarası ile yapılan soruşturmasında, kusur raporu düzenlemek üzere resen bilirkişi seçilmem nedeniyle tarafıma teslim edilen dosya tüm kapsamı ile incelenmiş olup varılan sonuç aşağıya çıkarılmıştır.



OLAY


Müşteki X, İnşaat Mühendisi Y’in vekilliğini ve şantiye şefliğini yaptığı ...........Man. Mad.İnş.AŞ’de 07.10.2016 tarihinde çalışmaya başlamış. 08.10.2016 tarihinde inşaatın 3.katında mantolama işinde çalışırken dengesini kaybederek zemine düşmüş ve ağır yaralanarak bir iş kazasına maruz kalmıştır.



TESPİT EDİLEN HUSUSLAR



Dosyanın titizlikle incelenmesi neticesinde aşağıda maddeler halinde verilen hususlar tespit edilmiştir.


1-X, 1999 doğumlu olup olay tarihinde 17 yaşındadır.


2- X, 13.10.2016 tarihli ifadesinde, 04.10.2016 tarihinde ...... Toki konutlarında faaliyet gösteren Ç.M firmasında inşaat işçisi olarak çalışmaya başladığını ve İşyerindeki yetkili kişilerin kendisinden kimlik ve belge istemediklerini, yaşını sormadıklarını sadece mesleğini sorduklarını belirtmiştir. Kendisinin mantolama işiyle uğraştığını söyleyince işe aldıklarını ve 08.10.2016 tarihinde saat 07:45 de işe gittiğini ve 08:20 sularında 3. Katta tek başına balkonda mantolama işi yaparken bir an dengesini kaybedip zemine düştüğünü, ambulansla hastaneye götürüldüğünü belirtmektedir. 2 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra uyandığını, 2 bacağının kırık ve beline 8 adet platin takıldığını öğrendiğini belirtmiştir. Kazazede işçi olay tarihinde 17 yaşında olduğu, kendisinin ailesinin haberi olmadan iş başı yaptığını ve işe girişte yetkililerin kimlik kontrolü yapmadıklarını, yaşını sormadıklarını ve dolayısıyla 18 yaşından küçük olmasına rağmen ağır işlerde çalıştırıp iş kazasına maruz kalmasına sebep olan şüpheliden şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. Kazazedenin babası Ş.S da ifadesinde sorumlulardan şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir.


3- Şüpheli Y ifadesinde .... Mühendislik Man. Mad.İnş.AŞ’de şantiye şefi olarak görev yaptığını, iş kazasının olduğu saatte evde olduğunu ve kazayı öğrendikten sonra hastaneye gittiğini belirtmiştir. Şüpheli ifadesinde inşaatta işçilerin çalışırken baret kullandığını ve iş güvenliği kurallarına riayet ettiklerini ve kendisinin de bu konuda gerekli denetimleri sürekli yaptığını beyan etmiştir.


4- Ç.D.ifadesinde taşeron Ç.M firmasının çalışanı olduğunu, kazanın gerçekleştiği sırada inşaatta olduğunu ve kazayı öğrendikten sonra kazanın olduğu inşaatın önüne gittiğini, 112 acil servisini aradığını belirtmiştir. Ayrıca ifadesinde inşaatta işçilerin çalışırken baret kullandığını ve iş güvenliği kurallarına riayet ettiklerini belirtmiştir.


5- Kazazede işçi ifadesinde Ç.M firmasında inşaat işçisi olarak çalışmaya başladığını belirtse de SGK kayıtları incelendiğinde kazazedenin Tuna Mühendislik Man. Mad.İnş.AŞ’nin çalışanı olduğu anlaşılmaktadır. Şüpheli Y, ifadesinde şirketin şantiye şefi olduğunu belirtmiştir. Dosya üzerinde yapılan incelemede şüphelinin aynı zamanda işveren vekili olduğu saptanmıştır.


6- Kazazede işçinin ifadesinde işyerindeki yetkili kişilerin kendisinden kimlik ve belge istemediklerini, yaşını sormadıklarını belirtmiş olup kazazedenin kimlik bilgileri incelendiğinde 17 yaşında olduğu anlaşılmaktadır. İş Kanununa göre kazazede genç işçi statüsüne girmekte olup genç işçilerin ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasak olmasına rağmen işveren vekili bu hususa dikkat etmeyip kusurlu davranmıştır.


7- İşveren vekili kazazede işçiye, ifadesinden de anlaşılacağı üzere iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili gerekli işbaşı eğitimi vermediği için kusurlu davranmıştır. Ayrıca olay yeri görüntülerinden anlaşılacağı gibi inşaat alanın bazı binalarında iskelelerin olduğu görülmektedir. Fakat kazazede işçinin çalıştığı yapıda İşveren vekili, çalışanların güvenliğini sağlayacak koruyucu korkuluk iskele, platform gibi toplu korumayı amaçlayan önlemi almadığından kusurlu davrandığı görülmektedir.


8-İfadelerden anlaşıldığı üzere kaza anında müştekinin yanında kimsenin olmadığı, 3. kat balkonunda yalnız çalışırken gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Olay yeri görüntüleri incelendiğinde kazazede işçinin üzerinde ve düştüğü yerin çevresinde herhangi bir emniyet kemeri ve baret gibi koruyucu malzemeye rastlanmamıştır .Ayrıca bina üzerinde, yakın çevresinde ve merdiven boyunda iş güvenliği ile ilgili uyarı ve ikaz levhalarının olmadığı saptanmışır. Dosya muhteviyatında kazazede işçinin kişisel koruyucu malzemeleri teslim aldığı ve nasıl kullanacağı hakkında gerekli eğitimi aldığı fakat çalışırken baret, emniyet kemeri kullanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda inşaat alanından sorumlu şantiye şefinin çalışanların koruyucu malzeme kullanıp kullanmadıklarını hakkında yeterli denetimi yapmadığı anlaşılmaktadır.





OLAYIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE SONUÇ



Olay, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanuna göre iş kazasıdır. Kaza, müştekinin inşaatın 3. Katında mantolama işinde çalışırken dengesini kaybedip zemine düşmesi sonucunda ağır yaralanmasıyla meydana gelmiştir. İfadelerden anlaşılacağı gibi, kaza işin tamamen güvensiz şartlarda yapılmaya çalışıldığı sırada meydana gelmiştir. İşveren vekili sorumsuzca davranarak 18 yaşından küçük olan müştekiyi suç olmasına rağmen inşaatta işbaşı yaptırmış, işbaşında verilmesi gereken iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermeden ve inşaatta gerekli iş güvenliği tedbirlerini almadan, yüksekte çalışmalar için zorunlu olan iskele platform gibi önlemler almadan inşaatta çalıştırmıştır. Kazazedeye gerekli koruyucu malzemeleri teslim etmesine rağmen koruyucu malzemeyi kullanmadan çalışan kazazedeyi yeterince denetlememiştir. Bu sebeple aşağıda belirtilen kanun ve yönetmeliğe aykırı davranan şüpheli işveren vekili ve şantiye şefi Y ASLİ kusurludur.





1) 16 yaşını doldurmamış genç işçilerin ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaktır.

Ekli çizelgede, karşısında (K) harfi bulunmayan işlerde kadınlar ve (Gİ) harfleri bulunmayan işlerde de 16 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını bitirmemiş genç işçiler çalıştırılamaz. (Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği Madde 4)



2) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar ( 6331 Sayılı İş Kanunu Madde 4)


3) İşveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlar. Bu eğitim özellikle; işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi hâlinde veya yeni teknoloji uygulanması hâlinde verilir. Eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilenir, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla tekrarlanır. (Çalışanların İş Sağlığı Ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik Madde 17)

4) Yapı işlerinde çalışanlar veya çalışan temsilcileri, yapı alanında sağlık ve güvenlik ile ilgili alınan tedbirler hakkında bilgilendirilir. Verilen bilgilerin kolay ve anlaşılır olması sağlanır. (Yapı İşlerinde İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetmeliği Madde 12 )

5) Yapı alanında uygun sağlık ve güvenlik şartlarının devamının sağlanması için, işveren ve alt işverenler;
Ek-4’te belirtilen asgari şartları dikkate alarak uygun tedbirleri alırlar (Yapı İşlerinde İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetmeliği Madde 5)


Yapı alanındaki çalışma yerleri için genel asgari şartlar
Yüksekte çalışma
I– Seviye farkı bulunan ve düşme sonucu yaralanma ihtimalinin oluşabileceği her türlü alanda yapılan çalışma; yüksekte çalışma olarak kabul edilir.
II– Yüksekte yapılan çalışmalarda aşağıdaki hususlara uyulur:
-Çalışanların, çalışma yerlerine güvenli bir şekilde ulaşmaları uygun araç ve ekipmanlarla sağlanır.
- Çalışma yerlerinde çalışanların güvenliği öncelikle, güvenli korkuluklar, düşmeyi önleyici platformlar, bariyerler, kapaklar, çalışma iskeleleri, güvenlik ağları veya hava yastıkları gibi toplu koruma tedbirleri ile sağlanır.

- Bu alanlarda çalışanlara yüksekte çalışmayla ilgili tehlike ve riskler konusunda bilgilendirme yapılarak gerekli eğitim verilir.
-Yüksekte yapılan çalışmalar işveren tarafından görevlendirilen ehil bir kişinin gözetim ve kontrolü altında gerçekleştirilir.

(Yapı İşlerinde İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetmeliği Madde 5-Yapı Alanları İçin Asgari Sağlık Ve Güvenlik Şartları EK – 4)

6) İşveren, 5, 6 ve 7 nci maddelerde belirtilen koşulları sağlayan kişisel koruyucu donanımlar, Ek-3’te belirtilen işlerde ve benzeri işlerde, toplu korunma yöntemleri ile risklerin önlenemediği veya tam olarak sınırlandırılamadığı durumlarda kullanılır. Ek-1’de örneği verilen tabloya göre riskler değerlendirilir ve çalışanların sağlık ve güvenliği yönünden kişisel koruyucu donanım kullanılması gereken durumlar belirlenir. İşveren Ek-2’de belirtilen kişisel koruyucu donanımlardan gerekli olanları sağlar. Çalışanların bu kişisel koruyucu donanımları uygun şekilde kullanmaları için her türlü önlemi alır(02.07.2013 gün ve 28695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik Madde 8).


Kazazede işçi X, 18 yaşından küçük ( genç işçi) olup, yeterince deneyimli olmadığından ve iş başvurusu yaparken ağır ve tehlikeli işlerde çalışmasının yasak olduğu hakkında işveren vekilince uyarılmayıp işe alındığından, güvensiz koşullarda ve denetimsiz olarak çalıştırıldığından bu olayda hiçbir kusuru yoktur.


Kanaatimi belirtir raporumu Sayın Cumhuriyet Başsavcılığı takdirlerine saygı ile sunarım. 12.01.2017







Bilirkişi

Serkan MALÇOK

C Sınıfı İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı


8 Şubat 2013 CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 28553

YÖNETMELİK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

AĞIR VE TEHLİKELİ İŞLER YÖNETMELİĞİNİN YÜRÜRLÜKTEN

KALDIRILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 16/6/2004 tarihli ve 25494 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 2 – Bu Yönetmelik 30/12/2012 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 – Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.
 

Günkut

TÜİSAG Üyesi
Esas olarak işçiden sorumlu olan amir/şef/ustabaşı/ekipbaşı gibi birini göremedim. Kişisel koruyucu donanımları zimmet tutanağı ile teslim ettiyse işveren, denetim ve gözetimden sorumlu bu da asli kusur'dan bir tık aşağıda olması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca arkadaşın dediği gibi Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği yürürlükten kalkalı 3 yıl oldu.
 

kemal çiçek

TÜİSAG Üyesi
18 yaşından küçük birisi başkasının kimliğini kullanarak inşaatta çalışmış ve kaza geçirmiştir. burada kusur oranları ne olur bilgi verebilirmisiniz
 

olcay altay

TÜİSAG Üyesi
18 yaşından küçük birisi başkasının kimliğini kullanarak inşaatta çalışmış ve kaza geçirmiştir. burada kusur oranları ne olur bilgi verebilirmisiniz
böyle birşeyin buradan cevap verilebilirmi sizce ne kadar komik bir soru bu .
olaylar incelenmeden gelişmeler incelenmeden ee başka sırf bu sebepten kusur oranımı verir. şaka gibisiniz gerçekten
 

kemal çiçek

TÜİSAG Üyesi
çok güzel utandırdınız beni. aslında haklısınız bir çok yerden araştırıyorum. sadece kimlik değiştirme hususunda tereddütteyim. bu kimlik değiştirme olayı iş güvenliğinden çok sahtekarlık işlemi gibi görünüyor açıkçası kafamda belli bir taslak var ama dosyaya bilirkişi raporu sunacağım için kimsenin hakkını yemek istemiyorum. bir uzman olarak görüşünüzü almak istedim çok teşşekkür ederim.
 

kemal çiçek

TÜİSAG Üyesi
demek istediğim aynı olay için kişi 18 yaşından küçük olduğunu saklayıp başka bir kişinin kimlik bilgilerini kullanıp işe girmiş olsa ve işverenin bundan haberi olmasa o zaman aynı olay için ne diyebilirdik.
 

YFŞ

TÜİSAG Çalışma Birimi
TÜİSAG Çalışma Birimi
demek istediğim aynı olay için kişi 18 yaşından küçük olduğunu saklayıp başka bir kişinin kimlik bilgilerini kullanıp işe girmiş olsa ve işverenin bundan haberi olmasa o zaman aynı olay için ne diyebilirdik.
Resmi Belgede sahtecilik der TCK Madde 204'e bir bakardık önce :)
 

mustafayıldırımer

TÜİSAG Üyesi
(BİLİRKİŞİ RAPORU)


.......CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA




SORUŞTURMA NO :

MÜŞTEKİ : X

MÜŞTEKİ ŞÜPHELİ: Y

OLAY TARİHİ : 08.10.2016

KONU : Kazaen yaralanmaya sebebiyet vermek



Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda belirtilen soruşturma numarası ile yapılan soruşturmasında, kusur raporu düzenlemek üzere resen bilirkişi seçilmem nedeniyle tarafıma teslim edilen dosya tüm kapsamı ile incelenmiş olup varılan sonuç aşağıya çıkarılmıştır.



OLAY


Müşteki X, İnşaat Mühendisi Y’in vekilliğini ve şantiye şefliğini yaptığı ...........Man. Mad.İnş.AŞ’de 07.10.2016 tarihinde çalışmaya başlamış. 08.10.2016 tarihinde inşaatın 3.katında mantolama işinde çalışırken dengesini kaybederek zemine düşmüş ve ağır yaralanarak bir iş kazasına maruz kalmıştır.



TESPİT EDİLEN HUSUSLAR



Dosyanın titizlikle incelenmesi neticesinde aşağıda maddeler halinde verilen hususlar tespit edilmiştir.


1-X, 1999 doğumlu olup olay tarihinde 17 yaşındadır.


2- X, 13.10.2016 tarihli ifadesinde, 04.10.2016 tarihinde ...... Toki konutlarında faaliyet gösteren Ç.M firmasında inşaat işçisi olarak çalışmaya başladığını ve İşyerindeki yetkili kişilerin kendisinden kimlik ve belge istemediklerini, yaşını sormadıklarını sadece mesleğini sorduklarını belirtmiştir. Kendisinin mantolama işiyle uğraştığını söyleyince işe aldıklarını ve 08.10.2016 tarihinde saat 07:45 de işe gittiğini ve 08:20 sularında 3. Katta tek başına balkonda mantolama işi yaparken bir an dengesini kaybedip zemine düştüğünü, ambulansla hastaneye götürüldüğünü belirtmektedir. 2 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra uyandığını, 2 bacağının kırık ve beline 8 adet platin takıldığını öğrendiğini belirtmiştir. Kazazede işçi olay tarihinde 17 yaşında olduğu, kendisinin ailesinin haberi olmadan iş başı yaptığını ve işe girişte yetkililerin kimlik kontrolü yapmadıklarını, yaşını sormadıklarını ve dolayısıyla 18 yaşından küçük olmasına rağmen ağır işlerde çalıştırıp iş kazasına maruz kalmasına sebep olan şüpheliden şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. Kazazedenin babası Ş.S da ifadesinde sorumlulardan şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir.


3- Şüpheli Y ifadesinde .... Mühendislik Man. Mad.İnş.AŞ’de şantiye şefi olarak görev yaptığını, iş kazasının olduğu saatte evde olduğunu ve kazayı öğrendikten sonra hastaneye gittiğini belirtmiştir. Şüpheli ifadesinde inşaatta işçilerin çalışırken baret kullandığını ve iş güvenliği kurallarına riayet ettiklerini ve kendisinin de bu konuda gerekli denetimleri sürekli yaptığını beyan etmiştir.


4- Ç.D.ifadesinde taşeron Ç.M firmasının çalışanı olduğunu, kazanın gerçekleştiği sırada inşaatta olduğunu ve kazayı öğrendikten sonra kazanın olduğu inşaatın önüne gittiğini, 112 acil servisini aradığını belirtmiştir. Ayrıca ifadesinde inşaatta işçilerin çalışırken baret kullandığını ve iş güvenliği kurallarına riayet ettiklerini belirtmiştir.


5- Kazazede işçi ifadesinde Ç.M firmasında inşaat işçisi olarak çalışmaya başladığını belirtse de SGK kayıtları incelendiğinde kazazedenin Tuna Mühendislik Man. Mad.İnş.AŞ’nin çalışanı olduğu anlaşılmaktadır. Şüpheli Y, ifadesinde şirketin şantiye şefi olduğunu belirtmiştir. Dosya üzerinde yapılan incelemede şüphelinin aynı zamanda işveren vekili olduğu saptanmıştır.


6- Kazazede işçinin ifadesinde işyerindeki yetkili kişilerin kendisinden kimlik ve belge istemediklerini, yaşını sormadıklarını belirtmiş olup kazazedenin kimlik bilgileri incelendiğinde 17 yaşında olduğu anlaşılmaktadır. İş Kanununa göre kazazede genç işçi statüsüne girmekte olup genç işçilerin ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasak olmasına rağmen işveren vekili bu hususa dikkat etmeyip kusurlu davranmıştır.


7- İşveren vekili kazazede işçiye, ifadesinden de anlaşılacağı üzere iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili gerekli işbaşı eğitimi vermediği için kusurlu davranmıştır. Ayrıca olay yeri görüntülerinden anlaşılacağı gibi inşaat alanın bazı binalarında iskelelerin olduğu görülmektedir. Fakat kazazede işçinin çalıştığı yapıda İşveren vekili, çalışanların güvenliğini sağlayacak koruyucu korkuluk iskele, platform gibi toplu korumayı amaçlayan önlemi almadığından kusurlu davrandığı görülmektedir.


8-İfadelerden anlaşıldığı üzere kaza anında müştekinin yanında kimsenin olmadığı, 3. kat balkonunda yalnız çalışırken gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Olay yeri görüntüleri incelendiğinde kazazede işçinin üzerinde ve düştüğü yerin çevresinde herhangi bir emniyet kemeri ve baret gibi koruyucu malzemeye rastlanmamıştır .Ayrıca bina üzerinde, yakın çevresinde ve merdiven boyunda iş güvenliği ile ilgili uyarı ve ikaz levhalarının olmadığı saptanmışır. Dosya muhteviyatında kazazede işçinin kişisel koruyucu malzemeleri teslim aldığı ve nasıl kullanacağı hakkında gerekli eğitimi aldığı fakat çalışırken baret, emniyet kemeri kullanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda inşaat alanından sorumlu şantiye şefinin çalışanların koruyucu malzeme kullanıp kullanmadıklarını hakkında yeterli denetimi yapmadığı anlaşılmaktadır.





OLAYIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE SONUÇ



Olay, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanuna göre iş kazasıdır. Kaza, müştekinin inşaatın 3. Katında mantolama işinde çalışırken dengesini kaybedip zemine düşmesi sonucunda ağır yaralanmasıyla meydana gelmiştir. İfadelerden anlaşılacağı gibi, kaza işin tamamen güvensiz şartlarda yapılmaya çalışıldığı sırada meydana gelmiştir. İşveren vekili sorumsuzca davranarak 18 yaşından küçük olan müştekiyi suç olmasına rağmen inşaatta işbaşı yaptırmış, işbaşında verilmesi gereken iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermeden ve inşaatta gerekli iş güvenliği tedbirlerini almadan, yüksekte çalışmalar için zorunlu olan iskele platform gibi önlemler almadan inşaatta çalıştırmıştır. Kazazedeye gerekli koruyucu malzemeleri teslim etmesine rağmen koruyucu malzemeyi kullanmadan çalışan kazazedeyi yeterince denetlememiştir. Bu sebeple aşağıda belirtilen kanun ve yönetmeliğe aykırı davranan şüpheli işveren vekili ve şantiye şefi Y ASLİ kusurludur.





1) 16 yaşını doldurmamış genç işçilerin ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaktır.

Ekli çizelgede, karşısında (K) harfi bulunmayan işlerde kadınlar ve (Gİ) harfleri bulunmayan işlerde de 16 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını bitirmemiş genç işçiler çalıştırılamaz. (Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği Madde 4)



2) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar ( 6331 Sayılı İş Kanunu Madde 4)


3) İşveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlar. Bu eğitim özellikle; işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi hâlinde veya yeni teknoloji uygulanması hâlinde verilir. Eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilenir, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla tekrarlanır. (Çalışanların İş Sağlığı Ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik Madde 17)

4) Yapı işlerinde çalışanlar veya çalışan temsilcileri, yapı alanında sağlık ve güvenlik ile ilgili alınan tedbirler hakkında bilgilendirilir. Verilen bilgilerin kolay ve anlaşılır olması sağlanır. (Yapı İşlerinde İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetmeliği Madde 12 )

5) Yapı alanında uygun sağlık ve güvenlik şartlarının devamının sağlanması için, işveren ve alt işverenler;
Ek-4’te belirtilen asgari şartları dikkate alarak uygun tedbirleri alırlar (Yapı İşlerinde İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetmeliği Madde 5)


Yapı alanındaki çalışma yerleri için genel asgari şartlar
Yüksekte çalışma
I– Seviye farkı bulunan ve düşme sonucu yaralanma ihtimalinin oluşabileceği her türlü alanda yapılan çalışma; yüksekte çalışma olarak kabul edilir.
II– Yüksekte yapılan çalışmalarda aşağıdaki hususlara uyulur:
-Çalışanların, çalışma yerlerine güvenli bir şekilde ulaşmaları uygun araç ve ekipmanlarla sağlanır.
- Çalışma yerlerinde çalışanların güvenliği öncelikle, güvenli korkuluklar, düşmeyi önleyici platformlar, bariyerler, kapaklar, çalışma iskeleleri, güvenlik ağları veya hava yastıkları gibi toplu koruma tedbirleri ile sağlanır.

- Bu alanlarda çalışanlara yüksekte çalışmayla ilgili tehlike ve riskler konusunda bilgilendirme yapılarak gerekli eğitim verilir.
-Yüksekte yapılan çalışmalar işveren tarafından görevlendirilen ehil bir kişinin gözetim ve kontrolü altında gerçekleştirilir.

(Yapı İşlerinde İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetmeliği Madde 5-Yapı Alanları İçin Asgari Sağlık Ve Güvenlik Şartları EK – 4)

6) İşveren, 5, 6 ve 7 nci maddelerde belirtilen koşulları sağlayan kişisel koruyucu donanımlar, Ek-3’te belirtilen işlerde ve benzeri işlerde, toplu korunma yöntemleri ile risklerin önlenemediği veya tam olarak sınırlandırılamadığı durumlarda kullanılır. Ek-1’de örneği verilen tabloya göre riskler değerlendirilir ve çalışanların sağlık ve güvenliği yönünden kişisel koruyucu donanım kullanılması gereken durumlar belirlenir. İşveren Ek-2’de belirtilen kişisel koruyucu donanımlardan gerekli olanları sağlar. Çalışanların bu kişisel koruyucu donanımları uygun şekilde kullanmaları için her türlü önlemi alır(02.07.2013 gün ve 28695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik Madde 8).


Kazazede işçi X, 18 yaşından küçük ( genç işçi) olup, yeterince deneyimli olmadığından ve iş başvurusu yaparken ağır ve tehlikeli işlerde çalışmasının yasak olduğu hakkında işveren vekilince uyarılmayıp işe alındığından, güvensiz koşullarda ve denetimsiz olarak çalıştırıldığından bu olayda hiçbir kusuru yoktur.


Kanaatimi belirtir raporumu Sayın Cumhuriyet Başsavcılığı takdirlerine saygı ile sunarım. 12.01.2017







Bilirkişi

Serkan MALÇOK

C Sınıfı İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı
illiyet (neden sonuç, nedensellik) bağı işle olay ile yapılan iş ve olay ile yaralanma arasında doğal ve uygun nedensellik incelemesi yapılmamış,
müşteki, vekil, iş kazası gibi tespitler teknik değil hukuki olup bilirkişilere yasaklanmış
değerlendirmelerdir
olayın nedeni dengesinin kaybedilmesi olarak belirtilmiş bunun nasıl olduğu nedenleri belirtilmemiştir
Eğitimin, baretin yokluğu kusur olmaya kusurdur da işçinin idüşmesine nasıl sebep olmuştur belirtilmemiştir
 

İşGüvUzman

TÜİSAG Üyesi
Değerli Arkadaşlar,

Bilirkişilik kurumu maalesef ülkemizde eksik ve hatalı yorumlanabiliyor. Bilirkişi demek kamu görevi demektir. Sahip olduğu liyakata göre hakim yardımcısı görevini ifa eder. Bu sebeple bilirkişi raporlarında objektif ve tarafsız olmak zorundadır. Yazdığı raporunda asli veya tali kusurludur ibaresini kullandığında bilinmelidir ki hakimlerinde bu ifadeleri aynen kabul edebileceği gözden kaçırılmamalıdır. Yani sadece rapor yazmak için rapor yazan bir sürü! bilirkişi var. Ve bu bir sürü! bilirkişi suçsuz bir çok insanıda geleceğinden edebilmektedir. Mahkemede karar verici, uzun uzun raporlara bulaşmak istemez. Sonuç bölümüne bakar (bilirkişi raporlarına bakınız, kanunlar, yönetmelikler, genelgeler, şekiller, tablolara atıflar, offf of), sanırsınız anayasa profesörü..). Orda ki kanaate göre de sonucu ilan edebilir veya kanaate katılmaz ise aksi hükümde verebilir. Yani bilirkişi raporu ille de kabul görecek diye de bir durumda söz konusu değildir. Bütün bu uzun açıklamaları neden yaptığıma gelirsek. Her olay kendine özgüdür. Dolayısı ile raporları da kendine özgüdür. Detaylara girmeyeceğim. Lakin şunun bilinmesi gerekir. Bizim mevzuatımız dünya standartlarında. Ve belki de daha üzerinde. Sorun uygulamada. Uygulama layığı ile yapılamadığından olaylarda sorunlarda ve de mahkemelerde katlanarak artmakta. Raporlardaki hataları analiz etmektense, hatalı rapor yazılmamalı diyenlerdenim. Yani bilirkişilerin gerçekten bilmeleri gerekiyor. Dosya okuyarak yorum yazmamaları da ...

Saygılar.
 

OGÜN.

TÜİSAG Üyesi
Arkadaşlar İş Güvenliği Uzmanından neden bahsedilmiyor.
Değerli Meslektaşım;
Malesef iş kazalarında tüm toplum olarak (ve en üzücü olanı da meslektaşlarımızın da bu kafada olması) ''tüm suçlu veya hatalı olan iş güvenliği uzmanı dır''şeklinde algının olmasıdır.
6331 sayılı kanunu sizler de bizim kadar hakim sinizdir. ayrıca diğer kanunlar kadar karmaşık, anlaşılması zor bir kanun değildir.
burada demiyorum ki iş kazaların da iş güvenliği uzmanının kusuru asla yoktur. Ama iş kazasında tüm sorumlu iş güvenliği uzmanıdır algısını en azından meslektaş olarak bir birimize yapmamayı öğrenmeliyiz. her olay kendine özgüdür şeklinde çok güzel bir yorum yapmış meslektaşım... kesinlikle katılıyorum....o nedenle bu olayda iş güvenliği uzmanının kusuru olmaya bilir.
6331 sayılı kanun çok basit , anlaşılır, yorumları çok kolay dır.
ve iş güvenliği uzmanının sorumluluğunun oldukca kısıtlı olduğu bir kanundur.
 

Orkun Köksalan

TÜİSAG Üyesi
Çalışan kişi sigortalı bile değilken "Olay, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanuna göre iş kazasıdır." yorumu bir tek bana mı saçma geliyor.
Sigortalı olmayan bir çalışan için SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU'na atıf yapılarak bu bir iş kazasıdır demek bence çok komik.
 

İşGüvUzman

TÜİSAG Üyesi
Çalışan kişi sigortalı bile değilken "Olay, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanuna göre iş kazasıdır." yorumu bir tek bana mı saçma geliyor.
Sigortalı olmayan bir çalışan için SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU'na atıf yapılarak bu bir iş kazasıdır demek bence çok komik.
Olayın ''iş kazası'' olarak isimlendirilmesi net bir şekilde doğrudur. Detayında şöyle yazılmalı idi ''sigortasız çalışan kişinin maruz kaldığı iş kazasıdır'' denilmelidir. Diğer türlü kabul edilirse yani iş kazası değildir hükmü konulsaydı, işverenler sigortasız çalıştırıp nasılsa iş kazası değil mantığından hareket ederdi. Zaten 4857 Sayılı İş kanunun 78. maddesi özetle, işveren her türlü önlemi almakla yükümlüdür der. Önlemlerden biri de sigortalı işçi çalıştırmaktır. Sigortasız çalıştırmak zaten başlı başına illegal çalışma ortamı demektir.
Saygılar.
 

ygtr hoca

TÜİSAG Çalışma Birimi
TÜİSAG Çalışma Birimi
"İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUNDA
İŞ KAZASININ TANIMI

(Kanun Numarası: 6331 Resmi Gazete: 30.6.2012-28339)

İş kazası:
İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay", olarak tanımlanmıştır.


Bilirkişilik yapılan dava SGK rücu davası değilse, 6331 sayılı yasadaki tanım baz alınması uygun olur.
Bu tanımda (6331) zarara uğrayan kişinin sigortalı olması dikkate alınmamıştır.

(İstisnalar hariç) 6331 sayılı yasa daha geniş kapsamlı olup TÜM İŞYERLERİNİ kapsar.
5510 saylı yasa SGK uygulanan özel sektörü kapsar.

Raporu yazan arkadaş 5510 sayılı yasaya göre iş kazasıdır, demiş ancak SGK hizmetlerini düzenleme amacı ile çıkarılan 5510 Sayılı yasa, sigortalı olmayı iş kazası tanımında öncelik saymıştır.
Üst mahkemelerin uygulaması ise, "çalışan-işveren ilişkisi" var ise SGK girişi yapılmasa bile iş kazası kapsamına alma yönündedir. Bilahare SGK girişi yapılmadığı için cezalar uygulanmaktadır.

Bu konuda internet üzerinden kaynak bulunabilir.

Burada gözden kaçırılmış gibi görünen bölüm (itiraz edilebilse bile) sonuçu değiştirmez.

Bilirkişiler kaza nedenlerine inip bu nedenlerde etkili olan kişileri ve kusur- ilgi bağını kurmalıdır.

Gerçek kaza analizi;
  1. kaza anından daha öncesini,​
  2. işin karakterindeki değişiklikler,​
  3. ara vermeleri,​
  4. sağlık geçmişini,​
  5. işverenin denetim geçmişini,​
  6. idari değişiklikleri,​
  7. kazalının sosyal çevresinde,​
  8. psikolojik yapısında değişiklikleri​
  9. ve benzeri detay araştırmaları da içermelidir.​
 
Son düzenleme:

CemHmdn

TÜİSAG Üyesi
Ben bakış açınız ile aynı görüşte ve düzlemden baktığınızı düşünüyorum ve sizin bahsettiğiniz algıda olmadığımı düşünüyorum. Ben sadece neden bahsedilmediğini merak ettim. Merak etmem suçlu veya haklı yı aramak için değil. Galiba yanlış anlaşıldı. Teşekkürler
 

experience

TÜİSAG Üyesi
Çalışan kişi sigortalı bile değilken "Olay, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanuna göre iş kazasıdır." yorumu bir tek bana mı saçma geliyor.
Sigortalı olmayan bir çalışan için SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU'na atıf yapılarak bu bir iş kazasıdır demek bence çok komik.
senin ifadene göre kimlik kaydı olmayan biri cinayet işlese,resmi olarak yaşamadığı için yargılanamaz demektir ki asıl bu saçma birşeydir.İş kazasının pek çok tanımı vardır,ben belki ILO nun tanımını kullanıp bu olayın bir iş kazası olduğunu ispat etmeye de çalışabilirim,SSK 'nın da tanımını kullanabilirim.Para karşılığı bir iş yapılırken yaşanan kaza iş kazası değil de nedir?
 

Orkun Köksalan

TÜİSAG Üyesi
Senin söylediğin olayla benim söylediğimin uzaktan yakından alakası yok. Yasada cinayet işleyen birinin ceza alması için kimliği olması gerektiği yazmıyor.
SGK'daki tanımı tekrar okumanızı öneririm iş kazasında "Sigortalı" tabirini her maddede adamlar keyiften kullanmamışlardır herhalde.
Ayrıca, arkadaşın yazısını okumamış olabilirsin ben sana itiraz ettiğim cümleyi yazayım "Olay, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanuna göre iş kazasıdır." ILO'ya göre iş kazası ise SGK'ya değil ILO'ya atıf yapılır.
 
Üst

!!! Reklam Engelleyici Tespit Edildi !!!

Reklam Engelleyici Kulladığınız Tespit Edildi !

Sitemiz geçimini reklam gelirlerinden kazanmaktadır. Bundan dolayı Ad Block gibi reklam engelleyicilerin kullanılmasına izin verilmemektedir. Anlayış göstererek bu site için reklam engelleyicinizi devredışı bıraktığınız için şimdiden teşekkür ederiz.

Devredışı bıraktım, siteyi gezmeye devam edebilirim.