Soru - İşveren Çok Tehlikeli, Yüklenici Az Tehlikeli Olabilir Mi? | Sayfa 2 | TÜİSAG Forum | İSGforum | İSGfrm - İş Sağlığı,Güvenliği,Risk değerlendirme

Soru İşveren Çok Tehlikeli, Yüklenici Az Tehlikeli Olabilir Mi?

Konu, 'İş Sağlığı ve Güvenliği Hakkında' kısmında bilgin1975 tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Dr.Kürşat

    Dr.Kürşat TÜİSAG Üyesi



    2012 yılında yayınlanan ;
    İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE İLİŞKİN İŞYERİ TEHLİKE SINIFLARI TEBLİĞİ madde 2 de belirtilen ile şu kestediliyor.
    Siz çok tehlikeli sınıfta iseniz o işyerindeki personel (masa başı dahil) o sınıfa uygun işlem yaptıracak.
    Ama bu maddede Taşeron ya da Müteahhit firmaların durumu ile ilgili bir netlik yok bence.


     
  2. Eral Yüksel

    Eral Yüksel TÜİSAG Üyesi

    Burada alt işverenin tehlike sınıfı ne ise ALT İŞVERENDE o tehlike sınıfında sonucu çıkmıyor. Konu farklı

     
  3. Eral Yüksel

    Eral Yüksel TÜİSAG Üyesi

    Burada alt işverenin tehlike sınıfı ne ise alt işveren de o tehlike sınıfında sonucu çıkmıyor. Konu farklı

       

     
  4. İşGüvUzman

    İşGüvUzman TÜİSAG Üyesi

    Sorunuz net değil lakin sormak istediğiniz türden cevap vermeye çalışayım.

    Bir işyerinde, işler taşere edilerek yapılıyorsa, birden çok adım vardır. Gerçi daha evvel bu konuya da cevap yazmıştım. 1. sayfada yazım hala duruyor okumanızı öneririm.

    Mevzuat bir işverenin işleri taşere etmesini belli kıstaslara bağlar. Alt işveren yönetmeliği zaten bu amaçla çıkarılmıştır. Bir firma düşünün kendi yaptığı işi taşere ederek hizmet satın alıyor. Örneğin ekmek fırını, satmak için ekmeği dışardan alması gibi bir şey bu. Bu durum muvazaalı işler kategorisine girer ki bu suçtur. Bir işin taşere edilebilmesi için Ana firmanın o işi kısmen veya tamamen yapamıyor olması gerekir. Gene fırından devam edelim. Fırın ekmek üretir, makine imal edemez veya bakımını olması gerektiği gibi yapamaz. Bu iş için dışarıdan hizmet alması kaçınılmazdır. Buraya kadar sorun olmadığını varsayıyorum.

    Ana işverenin sahasındaki tüm işler, ana işverenin tehlike sınıfına göre yürütülür. Çünkü İşyerlerinin SGK tahsis numaraları vardır. Olağan dışı bir durum vuku bulduğunda gelen denetçiler detaya bakmaz. Evrak üzerinde ne varsa o hükme göre hareket eder. Diyelim ki ana işveren çok tehlikeli iş kolunda bir işyeri olsun. Bu minvalde sahaya giren tüm üçüncü şahıslara çok tehlikeli işyerlerinde uygulanan kural ve kaideler uygulanmalıdır. Teoride bu böyle olsa da maalesef realitede uygulanması neredeyse imkansızdır. Bir çok işyerinde taşeron firmalar denetimsiz bir şekilde sahada, elini kolunu sallayarak iş görmektedir.

    Tebliğ açık... Ana işverenin tehlike statüsü ne ise sahada, o hükümlere göre işlem gerçekleştirilmelidir.

    Saygılar.

     
  5. Yunus Emre Kurt

    Yunus Emre Kurt TÜİSAG Üyesi

    Katılıyorum.
    Örnekle açıklamak gerekirse ana işveren çok tehlikeli sınıfta olan ana faaliyeti ikamet amaçlı binaların inşaatı olan firma olsun. Ana firmanın alt işvereni olan yemek firması ya da özel güvenlik firması çok tehlikeli sınıfta olmak zorunda değildir. Çünkü alt işverenin faaliyeti farklıdır ve yaptığı faaliyetle ilgili tehlike sınıfında olmalıdır. Ama inşaat firmasının alt işvereni olacak elektrik tesisatı, yalıtım vb. işleri yapan firmaları çok tehlikeli sınıfta olacaktır.

    Özetle söylemek gerekirse her firma kendi asıl işiyle ilgili tehlike sınıfındadır.

       

     
  6. Erkan FINDIKLI

    Erkan FINDIKLI TÜİSAG Çalışma Birimi TÜİSAG Çalışma Birimi

    Bu yazdıklarınızın bir dayanağı var mı acaba? Verdiğiniz örneklerde mantıklı gibi gözükebilir ama bütün sektörler için bunu söyleyemeyiz bence.. Örneğin çok tehlikeli sınıfta yer alan devlet hastanesinin, iş kolu az tehlikeli sınıfa giren kantinden bütün evrakları çok tehlikeli sınıfa göre istemesi mantıklı mıdır sizce?

     
  7. İşGüvUzman

    İşGüvUzman TÜİSAG Üyesi

    1 numaralı sayfada sanırım tebliğ detayları vardı, vermiştim... Zaten uygulamada sorun olabileceğini kabul ediyorum. Lakin durumda anlattığım gibidir. Biraz daha somutlaştırayım isterseniz. Bir maden düşünün, kömür işletmeciliği olan yer altı madenciliği. Şüphesiz ki bu işyeri, çok tehlikeli iş kolundadır değil mi... Lakin bu işyerinin büroları var, yemekhanesi, sosyal tesisleri vb. Ve buralara personel, malzeme ve araç temin eden taşeron 3. şahıslar. Tüm detaylar ya az tehlikeli sınıfta yada çok tehlikeli sınıfta. Eğer ki bir standart konulmaz ise işin içinden çıkılmaz hale gelir. Bu standartta tebliğde açık ve net bellidir. Ana iş kolu ne ise diğer tüm branşlar o tehlike sınıfına göredir. Yani bahsettiği tüm detaylara çok tehlikeli iş kolunda imiş gibi kabul ve işlem yapılmalıdır. Uygulamak neredeyse imkansız olsada...
    Saygılar.




     
  8. Erkan FINDIKLI

    Erkan FINDIKLI TÜİSAG Çalışma Birimi TÜİSAG Çalışma Birimi

    Bahsettiğiniz tebliğin tamamını okudum ama benim sorumla ilgili bir cevap alamadım. 1.sayfada tebliğden alıntı yaptığınız cümle, aynı çatı altında birden çok faaliyette bulunup tek sicil numarası olan işletmeler için geçerli bir durum. Kantinin ayrı bir sicil numarası var (az tehlikeli sınıfta), hastane bahçesinde ayrı bir binası var. Fakat hastanenin iş güvenliği uzmanı bütün evrakların çok tehlikeli sınıfa göre yapılmasını istiyor benden..



     
  9. İşGüvUzman

    İşGüvUzman TÜİSAG Üyesi

    İşletme içerisinde yapılan faaliyetler bir bütündür. Dolayısı ile bazı işlerin hizmet satın alınması veya kiralanması yöntemi de işlerin doğal bir bileşendir. Parça işler (taşere edilenler) ve esas işverenin çalışmaları birleştiğinde ancak resmin tamamı oluşabiliyor. Bu sebepten ötürüdür ki firmalar dışarıdan gelecek olsa da resmin içindeki bir puzzle parçasıdır. Yani aynı çatı altındaki işlerdendir, nereden/nasıl geldiği bu aşamada önemsizdir. Ana işverenin statüsüne göre işlem yapılması doğrudur. Unutulmamalıdır ki taşere edilen firma hizmeti de olmalıdır ki Ana işverenin hizmetleri eksiksiz yürüyebilsin. Eğer ki hizmet satın alınması yapılmasa idi bu işleri de ana işverenin yerine getireceği akıldan çıkartılmamalıdır. Bu bile bu konuda noktayı koymalıdır diye düşünmekteyim.

       

     
  10. Erkan FINDIKLI

    Erkan FINDIKLI TÜİSAG Çalışma Birimi TÜİSAG Çalışma Birimi

    Eğer bu konu bu kadar kesin ve net ise o kantine verilen sicil numarası az tehlikeli olarak verilmemelidir.



     
  11. İşGüvUzman

    İşGüvUzman TÜİSAG Üyesi

    Uygulamada zor olacağını en baştan deklare etmiştim. Sorun mevzuatsal anlamdadır. O kantin ihale edilirken, nasıl ki bir sürü doküman, teminat, sirküler, sözleşme vs. belgeler istenirken, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin detaylar dikkate bile alınmıyor yada geçiştiriliyor.

    İhale açılırken, iş yerinin tehlike sınıfı hatırlatılmalı ve tüm firma ve 3. şahıs kişilerin bu detaya göre çalışma yapması istenmelidir. Kantine verilen sicil numarası hatalı değildir ayrıca. Çünkü o numara çakılı bulunduğu adresindeki faaliyetine göre verilmektedir. Ayrıca bu numarayı da Vergi dairesinde yoklamaya gelen memur takdir etmektedir ki bu işlemin bile düzenlenmesine ihtiyaç var... Ana faaliyet hastane içerisinde az tehlikeli bir iş bile olsa, yekünde hastane sınırları içerisinde çok tehlikeli kabullere göre çalışma yapmalıdır.

    Saygılar..



     
    Erkan FINDIKLI bu yazıya teşekkür etti.
  12. hakvat

    hakvat TÜİSAG Üyesi

    Bu soruya cevap verirken "alt işveren" kavramını aynı işyerini paylaşan "asıl işveren" kavramından ayırmak gerekiyor. Bir işyerinde alt işveren tanımına uygun bir iş yapıyorsanız, sicil numaranız asıl işverenin sicil numarasından, dolayısı ile tehlike sınıfından ayrı olamaz. Bunun sebebi de şudur : Tehlike sınıfları belirlenirken yapılan asıl iş değerlendirilir. Alt işverenin yaptığı iş de asıl işten bağımsız olamayacağı için aynı tehlike sınıfında olur. Bir işyerinde verilen kantincilik, konaklama vs. diğer "alt işveren" tanımına uymayan işler aynı işyerini paylaşan "asıl işveren"ler olur ve yaptıkları işe özgü ayrı birer sicil numarasına sahiptirler. Ancak yardımcı işler olarak tanımlanabilecek yemek, temizlik, taşıma, yükleme boşaltma,teknik bakım, güvenlik gibi işlerin alt işverene verilmesinde de bir sakınca yoktur. Bu iki durumda kabul edilebilirdir.

    Yukarıdaki örneğe karşı şöyle bir örnek verilebilir: Asıl işi satış pazarlama olan ve işi kendi binasında yapan bir işveren düşünelim. Bu işverenin tehlike sınıfı az tehlikeli. İşveren tesis yönetim hizmetlerini dışarıdan bir firmaya veriyor ve kendi binasında sürekli hizmet alıyor. Burada tesis yönetim hizmetleri veren firmanın kendi çalışanları için ayrı bir sicil açması daha doğru olan bir uygulamadım. Çünkü yapılan iş tehlikeli sınıfta değerlendirilir. Eğer az tehlikeli bir sicil altında alt işveren olarak işlem görürse belki yanlış değil ama uygulamada karışıklığa sebep olacak bir durum olur.

     
  13. Erkan FINDIKLI

    Erkan FINDIKLI TÜİSAG Çalışma Birimi TÜİSAG Çalışma Birimi

    Ben de bunu anlatmak istiyorum aslında dünden beri..




     
    hakvat bu yazıya teşekkür etti.
  14. İşGüvUzman

    İşGüvUzman TÜİSAG Üyesi

    Bu konu bıçak sırtı konumundadır aslında. İlk önce sözleşme ile başlanılması gerekir. Tehlike grubu mutlak dikkate alınmalıdır. Ve üst tehlike grubu esas olandır, bunda hep beraber mutabık kaldığımızı düşünüyorum. Mevzuatımız maalesef ki biraz karışık. Anahtar teslim iş sözleşmeleri, muvazaalı işler, alt işveren-üst işveren işleri konusunda mutlak suretle düzenlemeler gereklidir ve bunda da hemfikir olduğumuza inanıyorum.

    Bizler uygulamada, uygulama tebliğlerini, yönetmelikleri ve yargı içtihatlarını takip etmek zorundayız. Buna da bir bakıma mecburuz. İçtihatlar ikilimde kalındığında en doğru sonuca götürecektir. Burada bahis yaptığımız meseleyi daha evvel detaylı (özellikle Yargıtay kararlarını) araştırmıştım. Bu sebeptendir ki rahatlıkla bilgilerimi paylaşabiliyorum.

    Çözüm nedir derseniz. İlk başta yapılan sözleşmede bitiyor. İş net tanımlanmalı. Detaylar eksiksiz vurgulanmalıdır. Özellikle ''Anahtar teslim iş sözleşmeleri'' tüm İSG profesyonellerince çok iyi bilinmelidir. ''Muvazaalı işler'' konusunda hata yapılmamalıdır. Ve ihale şartnamesi hazırlanırken, Ana işverenin tehlike sınıfı mutlak dikkate alınmalıdır ve gelen taşere firmalardan üst sınıfta bulunan şartlar istenmelidir. Tersi olduğunda ise yani taşere firmanın tehlike sınıfı daha üstte ise, zaten sorunda yoktur. Çünkü şartları bir alt sınıfı da kapsayacaktır.

     
    nergison ve hakvat bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica