Hukuki - İş Güvenliği Uzmanının Cezai Sorumluluğu - İnşaat | TÜİSAG Forum | İSGforum | İSGfrm - İş Sağlığı,Güvenliği,Risk değerlendirme

Hukuki İş Güvenliği Uzmanının Cezai Sorumluluğu - İnşaat

Konu, 'Yargıtay Kararları' kısmında Av. İlknur SEZGİN TEMEL tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Av. İlknur SEZGİN TEMEL

    Av. İlknur SEZGİN TEMEL TÜİSAG Üyesi



    T.C. YARGITAY


    12.Ceza Dairesi
    Esas: 2015/4764
    Karar: 2016/4331
    Karar Tarihi: 17.03.2016

    ÖZET: Sanık dahil asıl işveren firma tarafından olay öncesi çeşitli zamanlarda şantiye alanında yapılan denetimlerde, alt işveren tarafından çalışma alanında A sınıfı iş güvenliği uzmanının bulundurulmadığı, sahada çalışanların çoğunun yüksekte çalışma eğitimlerinin olmadığı, sürekli uyarılara rağmen işçilerin emniyet kemersiz çalıştıkları, 1,30 cm'den yüksek döşeme kenarlarına gerekli standartlarda düşmeye karşı uygun korkulukların yapılmadığı, işçilerin gelip geçtiği yerlerde kullanılan merdiven ve platformların etrafının belirtilen standartlarda halat zincir veya ahşap korkuluklar ile çevrilmediği, bina içindeki boşlukların düşmeye karşı uygun ve yeterli yükseklikte sağlam korkuluk veya ağ platformları ya da başka yolla kapatılmadığı, defalarca tehlikeli ve riskli çalışmalarda yapılan uyarılara rağmen tehlikeli ve riskli çalışmalara devam edildiği tespit edilerek alt işveren firma hakkında yaptırım uygulandığı anlaşılmakla, asıl işveren A sınıfı iş güvenliği uzmanı sanık ...'in gerekli denetim ve kontrol görevlerini yerine getirerek, tespit edilen eksikliklerin taşeron firmaya bildirilmesi noktasında da bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, sanıkların atılı suçtan beraati yerine delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkumiyetlerine karar verilmesi yasaya aykırıdır.



    Dava ve Karar: Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafileri ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

    Katılanlar vekilinin kusura ve ceza miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

    Asıl işveren ... İnşaat AŞ. tarafından yapılmakta olan "... İstanbul'' inşaat işyerinde, alt işveren ... Mühendislik Ltd. Şti. ile imzalanan 04.07.2011 tarihli sözleşme ile betonarme inşaat işlerinin yüklenici tarafından üstlenildiği, yüklenici ... Mühendislik Ltd. Şti. işçilerinden olan ve olaydan 6 gün önce bu şirkette ahşap kalıp ustası olarak işe başlayan, ancak bir kısım beyanlara göre iş yerinde temizlik işçisi olarak istihdam edilen ölenin olay günü saat 17.00'a kadar inşaatta çalıştığı, saat 17.00'dan sonra çalışmasını tamamlayıp yemekhane ve yatakhane bölümüne gitmek için çalışma alanına 20 metre mesafede bulunan olay yerinden geçtiği sırada, 3. kattaki otopark kısmından bir alttaki otopark kısmına düşmesi sonucu meydana gelen olay akabinde, ölenin düştüğü kısmın üst katında bulunan platform kenarlarında bir yönde demir çubuklarla korkuluk yapıldığının, ancak bu korkulukların uygun şekilde sabitlenmediğinin, yan taraflarının da boşta bırakıldığının, zeminde ise demirlerin esneyebildiğinin, ayrıca diğer yönde bu şekilde bir korkuluğun da bulunmadığının, bu kısımda sadece naylon kırmızı şerit çekmekle yetinildiğinin, yine inşaatta betonarme platformların döşeme kenarlarının da tümüyle korunmadığının, ayrıca şantiyede iş güvenliği tabelalarının bulunmadığının, zemin 5. ve 4. katlarda elektrik bağlantıları ile aydınlatmanın olmadığının, ölenin düştüğü yerde parmaklık veya güvenlik şeridi bulunmadığının tespit edildiği, dosya içeriğine göre, taşeron firmanın kurucu ortakları ve bu firmanın yetkili şirket müdürleri olan sanıklar ... ve ...'nın beyanlarında; hakkında kusur yokluğundan ek takipsizlik kararı yazılan ...'u şantiye şefi olarak atadıklarını ve A sınıfı iş güvenliği uzmanı ... ile de anlaştıklarını, ancak ...'nin kazadan 1 ay önce istifa etmesi üzerine, iş güvenliği uzmanı ... ile anlaştıklarını belirtmeleri; hakkında kusur yokluğundan ek takipsizlik kararı yazılan taşeron ... Ltd. Şti. şantiye şefi ve inşaat mühendisi ... beyanlarında; işe giriş tarihinden itibaren ... İstanbul inşaat alanında şantiye sorumlusu olarak bulunduğunu, taşeron şirket bünyesinde çalışan A sınıfı sertifikalı İSG uzmanı ...n'in işten ayrılması üzerine, yerine başka bir İSG uzmanı temin edinceye kadar firma adına maden mühendisi ... 'in İSG sorumlusu olarak görev yaptığını, iş yerinde görülen güvenlik tedbirleri ve eksikliklerle ilgili gerekli çalışmaları da bu kişinin yaptığını belirtmesi; yine hakkında kusur yokluğundan ek takipsizlik kararı verilen ... LTD İSG sorumlusu ... beyanlarında, inşaat şantiyesinde A sınıfı sertifikalı İSG uzmanı ...'nin yanında İSG sorumlusu olarak işe başladığını, inşaat sahasındaki işçi sağlığı ve güvenliğiyle alakalı yapmış olduğu denetimlerde gördüğü eksiklikleri ...'ye bildirmekle yükümlü olduğunu, ancak bu kişinin olay öncesi 08.11.2012 tarihinde işten ayrılması sebebiyle yerine yeni bir İSG uzmanı temin edilemediğinden, bu görevi kendisinin yürüttüğünü, ancak kendisinin İSG uzmanlık sertifikasının bulunmadığını, kendisinin iş yerinde bulunan eksiklikleri şantiye şefi ...'a bildirmekle görevli olduğunu belirtmesi; dosyada mevcut 15.01.2011 tarihli taşeron ... LTD ile iş güvenliği sorumlusu ... arasında imzalanan iş güvenliği sorumlusu taahhütnamesinde; iş güvenliği sorumlusunun yapmakta olduğu işler için kendi çalıştırdığı işçilerine karşı doğrudan doğruya işveren vekili durumunda olduğundan şantiyede kendine ayrılan yerde ve işlerde iş kazası ve meslek hastalıkları olmaması için tüm önlemleri hiçbir uyarı veya yazışmaya meydan vermeden almak ve işyerinde uygulanmakta olan kurallara uymak, her türlü araç ve gereçleri sağlamak, iş yerinde bulundurmak, işçilerine kullandırmak, ve bu konularda işçilerine sürekli eğitim vermek, çalıştırdığı işçilerini gerek işe alırken gerekse işin devamı boyunca genel iş güvenliği kuralları ile koruyucu malzemelerin kullanımı konularında ve şantiyedeki iş kazası ve meslek hastalığı riskleri hakkında sürekli olarak eğitmek, asıl işveren tarafından iş güvenliği konularında verilecek gerek yazılı gerekse sözlü talimatları geciktirmeden ve itiraz etmeden yerine getirmek, şantiyede faaliyette bulundukları yerlerde düzenli olarak iş güvenliği denetimlerini ve kontrollerini yapmak, kendi sorumluluk alanındaki kontrolleri yapmak ve gözlemlenen emniyetsiz durum ve davranışları gidermek, işçilerine kayma ve düşme tehlikesi bulunan yerler ile korkuluğu bulunmayan boşluk içinde veya döşeme kenarlarında çalışanlara paraşüt tipi emniyet kemeri, çelik burunlu ayakkabı, vermek ve kullandırmak gibi hususlarda yükümlülüğünün bulunduğunun anlaşıldığı, tüm bu belirlemeler karşısında, taşeron firmanın kurucu ortakları ve bu firmanın yetkili şirket müdürleri olan sanıklar ... ve ... tarafından şantiye şefi ve iş güvenliği sorumlusu atandığı, iş güvenliği sorumlusunun A sınıfı sertifikasının bulunmamasının ise asıl işverenle imzalanan sözleşme hukukundan kaynaklı bir yükümlülüğün ihlali olduğu, bu durumda taşeron firmanın kurucu ortakları olan sanıklar ... ve ...'nın bir ihmalinden ve bu bağlamda kusur sorumluluğundan bahsedilemeyeceği,


    Asıl işveren ... İnşaat AŞ'de 01.10.2010 tarihinden itibaren A sınıfı İş Güvenliği Uzmanı ve maden mühendisi olarak görev yapan sanık ...'in kusurlu bulunduğu kabul edilmiş ise de, asıl işveren ile alt işveren arasında imzalanan sözleşme ve eklerinde, iş sağlığı ve güvenliğinden ehil bir firma olan yüklenicinin sorumlu olacağına ilişkin hükümler gözetildiğinde, asıl işveren ve yetkililerinin kusurundan bahsedilemeyeceği, kaldı ki; sanık dahil asıl işveren firma tarafından olay öncesi çeşitli zamanlarda şantiye alanında yapılan denetimlerde, alt işveren tarafından çalışma alanında A sınıfı iş güvenliği uzmanının bulundurulmadığı, sahada çalışanların çoğunun yüksekte çalışma eğitimlerinin olmadığı, sürekli uyarılara rağmen işçilerin emniyet kemersiz çalıştıkları, 1,30 cm'den yüksek döşeme kenarlarına gerekli standartlarda düşmeye karşı uygun korkulukların yapılmadığı, işçilerin gelip geçtiği yerlerde kullanılan merdiven ve platformların etrafının belirtilen standartlarda halat zincir veya ahşap korkuluklar ile çevrilmediği, bina içindeki boşlukların düşmeye karşı uygun ve yeterli yükseklikte sağlam korkuluk veya ağ platformları ya da başka yolla kapatılmadığı, defalarca tehlikeli ve riskli çalışmalarda yapılan uyarılara rağmen tehlikeli ve riskli çalışmalara devam edildiği tespit edilerek alt işveren firma hakkında yaptırım uygulandığı anlaşılmakla, asıl işveren A sınıfı iş güvenliği uzmanı sanık ...'in gerekli denetim ve kontrol görevlerini yerine getirerek, tespit edilen eksikliklerin taşeron firmaya bildirilmesi noktasında da bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, sanıkların atılı suçtan beraati yerine delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkumiyetlerine karar verilmesi;


    Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme kısmen uygun olarak bozulmasına; 17.03.2016 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.


     
  2. _kaanmert

    _kaanmert TÜİSAG Üyesi

    İş güvenliği uzmanının herşeyi görüp söylemek zorunda olduğunu da kim söyledi PARDON. İSG uzmanı sadece işverenin hapse girmemesi ve maddi tazminat ödememesi için ona danışmanlık eder. Adamın kaza ile ilgili günahı ne. HEY ALLAH ım yaa.
    BAKIN SİZE GERÇEK BİR OLAY ANLATAYIM. Bir japon firması İSG uzmanına dedim ki: Birader senin süpervizörlerden XYZ isimli şahıs tehlikeli çalışıyor. Uyarır mısın dedim. Oda bana -O benim işim değil. Ben burada gözetmen ve danışmanım. Sen git onu en üst yöneticiye söyle dedi. O adamın yaptığı beni bağlamaz. bende görsem en üst düzey yöneticiye söylerim dedi. Önlemini almak yöneticiye kalmış. Ben danışman olduğu için benim işim eksikleri görüp doğrusunu söylemek. Müdahale ederim yerine göre ama sadece söylerim. O kişiyi güvenli çalıştırmak veya gerekirse güvenli çalışması için zorlamak yöneticimin işi dedi. Japonya ve İngiltere de böyle dedi.
    ADAMLAR OLAYI AŞMIŞ ABİİİİİİİİİİ.
    A SINIFI UZMAN la iş kazasının ne alakası var. O da iş kazası geçiren şahıs gibi maaşla çalışan bir amele baktığınız zaman. Milyon dolarları kim kazanıyorsa sorumlu o dur. YANİ İŞVEREN. YEMİN EDİYORUM KAFAYI YİCEM. BÖYLE KARARLAR OKUYORUM ÇILDIRIYORUM.
    ***KESİLDİ***

     
    Last edited by a moderator: 1 Haziran 2017
  3. _kaanmert

    _kaanmert TÜİSAG Üyesi

    Hem bir davada bu kadar laf kalabalığına ne gerek var. Dosyayı okuyorum YEMİN EDERİM kime suç vermişler kim beraat etmiş anlamıyorum. Önlemi almak İŞVEREN in sorumluluğundadır. İŞVEREN herşeyi yaptıysa ve yine kaza olduysa sorumluluk SGK ya düşer.
    ***KESİLDİ***

       

     
  4. iteq

    iteq TÜİSAG Üyesi

    ÖZET bölümünde aşağıdaki ifade geçmiş ;

    ''A sınıfı iş güvenliği uzmanı sanık ...'in gerekli denetim ve kontrol görevlerini yerine getirerek''


    İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARININ GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK VE EĞİTİMLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK'TEN bir kaç madde ekliyorum ;


    a)Rehberlik;

    1)....iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına ve genel iş güvenliği kurallarına uygun olarak sürdürülmesini sağlamak için işverene önerilerde bulunmak.

    2) İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirleri işverene yazılı olarak bildirmek.



    6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUNDA ;
    İşverenin genel yükümlülüğü
    MADDE 4 – (1) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;
    a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.
    b) İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.


    Yani işverene rehberlik yapıp önerilerde bulunan kişi olarak tarif edilen iş güvenliği uzmanı neden denetimden sorumlu olan kişi olarak baz alınıyor ?


    İş güvenliği uzmanı işveren adına denetleme yapıp kuralların uygulanmasını sağlayan kişi midir ? Yoksa önerilerde bulunan rehberlik eden kişi midir ?

    İşverenin iş güvenliği uzmanı görevlendirmesi denetim görevini yerine getirdiği anlamına mı geliyor?

    Eğer öyleyse alınması gereken tedbirleri işverene yazılı olarak niye bildiriyor ?

     
  5. Berken

    Berken TÜİSAG Üyesi

    işverene yazılı olarak bildirilen konularda alınan tedbirleri izlemek gerekir.yazılı olarak bildirilen hayati tehlikelere karşı tedbirler alınmazsa kesinlikle bakanlığa bildirmek lazım.şikayet edilmemesi durumunda ben rehberlik vazifemi yaptım diyerek kurtulamayız kanaatimce.

       

     
  6. iteq

    iteq TÜİSAG Üyesi

    .........hayati tehlike arz edenleri, belirlenecek makul bir süre içinde işveren tarafından yerine getirilmemesi hâlinde, işyerinin bağlı bulunduğu çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne yazılı olarak bildirmekle yükümlüdürler.

    Yönetmelik böyle demiş doğru.

    Fakat bence hayati tehlike arz eden durumlar ifadesi yoruma çok açık. Bakanlığa şikayet edilmeyen bir durumdan dolayı kaza meydana geldiğinde hayati tehlike arz ettiği şeklinde yorumlanabilir.

    Yalnız benim dikkat çekmek istediğim husus işyerindeki denetim konusu.

    işverene rehberlik yapıp önerilerde bulunan kişi olarak tarif edilen iş güvenliği uzmanı neden denetimden görevli olan kişi olarak baz alınıyor ?

     
  7. _kaanmert

    _kaanmert TÜİSAG Üyesi

    Arkadaşlar gereksiz bilgi paylaşmayın.
    Özet: İSG uzmanı kahin değildir, mükemmel değildir, tanrısal güçleri yoktur. Hiçbir yönetmelikte de bunu yapmazsa sorumludur demez, dese de yanlış der.
    Mülk sahibi ve iş yeri sahibi işverendir. Çalışanı ve ailesinin maaş vererek, SGK yaparak, sosyal haklarını vererek yaşamlarını sürdürmesini sağlar. Çünkü işçi işverene ait bir yerde onun için çalışıyordur. Olası bir olumsuz durumda da işveren ve SGK karşılıklı olarak sorumludur. İşveren herşeyi yapmadıysa sorumlu kendisidir. İşveren her önlemi aldıysa ödediği SGK primi üzerinden işçiyi ve ailesini olumsuz kaza sonrası güvence altına alır.

    Milyon TL ler ne işçinin cebine girer nede İSG uzmanının. İşçiyi güvence altına almıyorsa neden SGK primi yatırıyor işveren. Özel sigorta yapsın değil mi. Saçmalık burada başlıyor zaten. Aynı aracımıza hem kasko hemde sigorta yaptığımız gibi. Kasko varken sigorta neden gerekli. Ben söyleyim soyuyorlar bizi.

    Maalesef bir iş kazası olduğunda SGK nedense işçiye sahip çıkmıyor İşverene sen öde tazminat ve diğer ödenekleri diyor. İşveren de ödemiyor. Karşılıklı bir çatışma ortamında işçi ve ailesi mağdur oluyor yıllarca. Mahkemeler yıllar sürüyor. Olan da en sonunda İSG uzmanına oluyor. Gerçek bu. İşini bilen bilirkişiler raporunda ya işvereni suçlar yada SGK ya atar topu. Savcılar zaten bilirkişi raporuna göre hareket ediyor. Lütfen bilirkişiler artık bi devrim yapıp doğru rapor yazsın. Ama yıl olmuş 2017 ve hala kendi meslektaşını korumayan ve sadece meslektaşını suçlayan rapor yazan bilirkişiler olduktan sonra bu tartışmalar hiç bitmeyecek.
    ÖZLÜ SÖZ:
    BİLMEDİĞİN İŞİ YAPMA OCAKLARI SÖNDÜRME. BİR GÜN GELİR SENİN DE OCAĞIN SÖNER.




     
    Erkan FINDIKLI, Hanzadem ve b.koç bu yazıya teşekkür etti.
  8. emrah eymur

    emrah eymur TÜİSAG Üyesi

    Selamlar arkadaşlar , aklıma geldi yazayım dedim ...

    Konu : Taksirli adam öldürme suçunun uzmana maliyeti ve ekonomik analizi (İNŞAAT )

    Şimdi İsg uzmanı yetki ve sorumlulukları yönetmelikte belli ... Uyarmakla mükellef , lakin hayati risk taşıyacak bir problem var ise bakanlığa bildirmek zorunda bildiğiniz üzere ... Şimdi zurnanın zırt dediği yer burada ceryan etmekte , şikayet ettiğin zaman sen işinden oluyorsun ve o 12 aylık tazminat hikayesini geçelim lütfen ...

    5237 sayılı TCK nın 85 . md'de taksirli adam öldürme suçu 2 ila 6 yıl arası gözükmektedir ... Ve bildiğim kadarıyla hakim genelde (3 yıl, 3 yıl 6 ay) hapis cezası vermektedir. Ve bu ceza 1.sefere mahsus olmak üzere para cezasını cevrilmektedir. 16 yaşından büyük sanayide çalışan kişinin 1 günlük yevmiyesinden içeride yatacak parayı ödüyorsunuz ... 5 yıl içinde tekrar bir adam öldürme suçu işlerseniz önceki suçla beraber süperpoze olup para cezasına'da cevrilmemektedir.

    Atıyorum inşaatta uzmansınız ve dış kanat sökerken /çakarken, mahya ızgara döşerken vs . çalışan düştü ve hayatını kaybetti.... Vede ne kemer vardı , ne yatay yaşam hattı nede güvenlik ağı .... Bakanlığada bildirmediniz ( bildirsen zaten şut yiyorsun ).

    Şimdi inşaat çalışmalarında bildiğiniz üzere insan sirkülasyonu çok , kayıt dışı çalışma yüksek...

    İnşaat çalışmalarında hesaplanan ortalama frekans (F) 100 dür ... Yani 1.000.000 saat çalışmada 100 işçi kaza geçirmektedir...

    İsg uzmanının çok tehlikeli işyerinde 1 işçiye 40 dk ayırmakta ve toplamda aylık çalışması 45*4+ 37 = 217 saattir. Buna karşılıkta o uzmanın sorumlu oldugu calısan sayısıs 217*1,5 = 325 kişi olacaktır ... Hadi OSGB insaflı diyelim 300 atasın ... (mesai ücretide yok ! )

    İnşaat işcileri sabah 8 akşam 6 calısmaktadır ve buda 9 saat e tekabüle edip haftada 54 saat etmektedir. Ayda 220 saat bir fiil çalıştıgını düşünelim .

    220 saat çalışan işci * 300 işci*1 ay = 66.000 saatlik işten sorumlusunuz ! 4 yılda 66.000*12*4= 3.200.000 saat eder

    F= (1.000.000 *n ) /toplam yıllık çalışma saati n = kaza sayısı f=100

    n= 320 kaza

    Yani her ay üzerinizde full time çakılı çalışan varsa ; 1 yıl içinde o inşatta veya inşaatlarda 80 tane kaza olacak demektir ...


    Bird un kaza primadine göre her kazanın 1 i ciddi ağır yaralanmalı (uzuv kayıplı .... ) 29 u hafif 300 ü de yaralanmasız olacaktır.

    1/330 = %0,3 *80 kaza = 0,25 * 4 yıl = 1

    Yani değerler diyorki ; babacan sen uzmansın eyvallah ama 4 yılda 1 kez ağır yaralanmalı/ölümlü iş kazası göreceksin !!!


    Ekonomik analiz boyutu ....

    Çalışan arkadaş 5000 tl / ay ücret alsın ... B/A sınıfı uzman olsun .... 4 yılda kümülatif aldığı maaş tutarı 240.000 TL dir enflasyon oranını dahil etmediğimiz takdirde...

    Çalışan öldü ... karşınıza çıkan cezai yaptırımlar ....

    1.cisi : 6 ay belgeniz askıya alınacaksınız
    2.cisi: hakimin verdiği ceza oranı kadar kan parası cezasına carptılacaksınız ( iyimser olarak 2/8 diyorum .. 600.000 *2/8= 125.000tl )
    3.cüsü: 3 yıl iyimser olarak hapis cezası ve bunun paraya cevrilmesi .... 1000 gün * 100 TL = 100.000 TL
    4.cüsü: O kadar gidip geldiniz mahkemedir , hakimdir , avukattır avukat maliyeti cektiğin dert sıkıntı .... 15.000 tl cik yazdım
    5.cisi : Bu işte ilk 4 md.'den ÇOOOKKKK daha ağırı VİCDAN ile yüzleşme ki ne parayla ölçülür ne başka birşeyle ...

    Yani istatistiksel bakkal hesabı çalışma sonucunda (bende ilk defa yaptım ) 5000 tl inşaatta kazanan bir uzman arkadaş kazandığı ücret maliyetlerle BAŞA-BAŞ gelmektedir ...
    5000 LİRA altı çalışan aldıgı sorumlulugu bilmeyen BİLİNÇSİZZZZ !!! herkes 4 yıllık dönem sonu BİLANCO suna ZARAR yazabilir !!!

    Hemde zararı şudur ; normal sorumlu olmadıgı bir işte çalışssa 2500 lira alır herhalde ... yıllık 30 bin eder 4 yıl 120 bin ... uzman olarak 4000 i kabul edip başlasın 1000 lirada her ay oradan zarar yazar 50 bin tl 4 yılda ... Yani bu arkadaş 120 +50 = 170.000 lira 4 . yılın sonuna zarar yazabilir !!!

    Mesleki sorumluluk sigortası , bilmemekle beraber muhtemelen hapis cezasının para cezasına cevrilmesini kapsamamaktadır...

    Bu açıdan bakınça İGU 'lığı hiçte cazip gelmemektedir ...



     
  9. Tuğra Kaçmaz

    Tuğra Kaçmaz TÜİSAG Üyesi

    Merhabalar firmamda bir iş kazası oldu ölüm bi kaza kazanın oluşmaması gereken durumu deftere yazdım fakat çalışanın eğitimi yok işverene mail ve tespit öneri defterinde eğitim yapılmasının gerekliliği bildirildi kurul toplantıları yapılamadı yapılması gerektiği deftere yazıldı ve mail atıldı bu durumda bende bi suç bulunur mu bilgilendirir misiniz başıma ilk defa böyle bişe geliyor firma çok kötü bir firma hiç bir güvenlik önlemi almıyolar 6 aydan beri hizmet veriyorum buraya

       

     
  10. _kaanmert

    _kaanmert TÜİSAG Üyesi

    Hiçbir sorun olmaz. İfade verirken aynen bunları söyle. Avukat tutmazsan sıkıntı olabilir ama. kesinlikle tut.



     
  11. Tuğra Kaçmaz

    Tuğra Kaçmaz TÜİSAG Üyesi

    Risk değerlendirmesinde bu maddeler mevcut değil sadece tespit öneri defterinde yazmakta oda işverenin imzası yok bundan korkum var açıkcası



     
  12. _kaanmert

    _kaanmert TÜİSAG Üyesi

    Asıl defterde yazması gerek zaten. Sonuçta sen beyan etmişsin. Imza konusunda rahat ol. Yönetmeliğe göre muhafaza edilmesi, imzalanmasi Vs. Sorumluluğu isverende. Aynen söyle hakim karşısına çıkarsan. Bu arada sen beni ara ben ne yapacağını söyleyeyim. Ozelden numara at yada

     
    Tuğra Kaçmaz bu yazıya teşekkür etti.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica