Haber Inşaatın Iş Güvenliği Uzmanı Tutuklandı

Konu, 'İş Güvenliği Uzmanlığı İle İlgili Haberler' kısmında Serçin YAPRAK tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Bekir AVCI

    Bekir AVCI TÜİSAG Üyesi



    Kartal'da 16 katlı inşaatın iskelesinin çökmesi sonucu 3 işçinin ölümüyle ilgili davanın görülmesine başlandı. Olayda aynı inşaatta çalıştığı babası ve kardeşini kaybeden işçi, “Benden kalıbı teslim alırken kalıbın her yerine sağlam mı diye bakıyorlar. Peki iskelenin sağlam olup olmadığına bakmıyorlar mı?" dedi. Mahkeme başkanı, bu soru üzerine, "İnşaat senden önemli. Bir tane inşaat var ama işçi çok!" diye konuştu. İş güvenliği uzmanını da eleştiren hakim, "Allah rızası için bir kere gittin mi şantiyeye" diye sordu.

    14 Ekim 2014



     
  2. emre cakiroglu

    emre cakiroglu TÜİSAG Üyesi



    Bu olayın sonucu nedir ? inşallah suçu olmayanlar kendini savunamadığı için vede avukat tutamadığı için suçsuz yere yatmamıştır..:/
    Bu olayın sonucu nedir ? inşallah suçu olmayanlar kendini savunamadığı için vede avukat tutamadığı için suçsuz yere yatmamıştır..:/

     
    mekabe bu yazıya teşekkür etti.
  3. oğuz han

    oğuz han TÜİSAG Üyesi

    Esenyuttaki yangına 6 tutuklama

    Esenyurt’ta alışveriş merkezi inşaatı şantiyesindeki çadırlarda çıkan ve 11 işçinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin mahkemeye sevk edilen 11 kişiden 6′sı tutuklandı.

    Tutuklanan 6 kişi Metris Cezaevine gönderildi.

    Büyükçekmece Nöbetçi 2. Sulh Ceza Mahkemesince ifadeleri alınan şüphelilerden Kayı İnşaat Şantiye Şefi mimar Erdal Gümüş, inşaat alanının belli bir bölümünden sorumlu olduğunu, yangının sorumluluk bölgesinin dışında meydana geldiğini belirterek suçlamaları reddetti.

    Erdal Gümüş’ün avukatı ise inşaatta 50 kadar inşaat mühendisinin çalıştığını ve sadece müvekkili olan şantiye şefinin savcılığa getirildiğini kaydederek, Gümüş’ün suçsuz olduğunu öne sürdü.

    İş güvenliği koordinatörü Cem Yıllar ise işçilerin kaldığı bölgede denetimleri zamanında yaptığını ifade ederek, ”Tespit ve uyarılarımı patronlarım Mehmet ve Abdullah Altun’a bildirdim. Ancak gerekli tedbirleri almadılar. Ana firma olan Kayı İnşaat da Kaldem İnşaat’a gerekli uyarılarda bulundu, ancak bu uyarılar da dikkate alınmadı. Görevim, sadece iş güvenliğiyle ilgili denetimi yapmak ve eksiklikleri firma yetkililerine bildirmektir. Eksiklikleri giderme görev ve yetkim yoktur. Bu konudaki sorumluluk tamamen Kaldem firması yetkililerine aittir” dedi.

    İşçilerin kaldıkları çadırların çok kalabalık olduğu yönünde tespitte bulunduğunu aktaran Yıllar, şöyle devam etti:

    ”Çadırlarda acil çıkış kapısı olmadığı, elektrik tesisatının düzgün olmadığı, tesisata gereğinden fazla elektrik yükü bindiği, ranza başlarına elektrik sobası bağlandığı hususlarını belirledim. Bu eksiklikleri patronlarıma bildirdim, ancak giderilmedi. İşçilerin kaldığı çadır sayısı başta 5′ti, sonradan 3′e indirildi. Bu çadırların her birine yangın söndürme tüpü konulmasını istedim, ancak sadece 2 tane yangın söndürme tüpü alındı. Ayrıca Ömer Faruk Gülmez ve Tapas firması yetkilisi Hikmet Tezcan da bu eksiklikleri firma yetkililerine bildirdiler. Görevimi en iyi şekilde yerine getirdim. Kusurum yoktur. Çalışma sahasındaki eksiklikler hususunda dahi uyarılarım Kaldem firması yetkililerince dikkate alınmamıştır.”

    Mahkeme, iş güvenliği koordinatörü Cem Yıllar ile iş sağlığı ve güvenliği uzmanı Ömer Faruk Gülmez'e 'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak suçundan birinci derece tali kusurlu bularak 6'şar yıl, Hikmet Tezcan'ı da ikinci derece tali kusurlu bularak 5 yıl hapis cezası verdi.

    Mahkeme, 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak ve 'Taksirle yangına neden olmak suçlarından yargılanan Kaldem İnşaat'ın hak ediş mühendisi Kaan Akarsu, inşaatta demirci ustaları olarak çalışan Sezgin Atalay, Süleyman Aslan ve Arif Korkmaz ile Kayı İnşaat'ın şantiye şefi Erdal Gümüş ve Genel Müdür Andreas Michael Hohlmann'ın beraatlerine karar verdi.

    Cem yılların onaylı deftere yazdığı tespit ve önerileri görseniz ağzınız açık kalır. Adam önlem olarak aklınıza ne geliyorsa yazmış ama hapse atılmaktan kurtulamamış. Burada asıl önemli mevzu ise bu olay sonrasında yapı işleri yönetmeliğine çadır gibi yerler barınma yeri olarak kullanılamaz maddesi eklenmiştir yani devlet bile olay sonrasında hatasını düzeltiyor ancak tehlikeleri tespit eden ve önerilerini açık bir şekilde sunan iş güvenliği uzmanı hapse atılıyor. İş güvenliği uzmanı günah keçisidir bunu herkes böyle bilsin... ona görede ayağını denk alsın

    * Elektrik kablolarının suyla teması engellenmelidir.
    * Yatakhanelerde yeterli hava sirkülasyonunun olmadığı, koğuşta gereğinden fazla insanın yatırıldığı tespit edilmiştir.
    * Elektrikli ısıtıcıların ranzalara bağlı olduğu, her yatağın altında bazıları ekli bir uzatma kablosu olduğu...
    * Koğuşlarda semaverler, televizyonlar, ısıtıcılar, şarj aletleri olduğu tespit edilmiştir.
    * Yangın sırasında acil çıkış kapılarının olmadığı ve yangına karşı hiçbir önleyici önlemin alınmadığı tespit edilmiştir (Yangın tüpleri yok)
    * Banyo ve tuvaletlere giden enerji kablolarının zeminden suların içinden geçerek gittiği tespit edilmiştir.
    Yine Uzman Gülmez; 20 Temmuz 2011’de de “Uygunsuzlukların ivedilikle düzeltilmesini rica ederim” diye yazı yazıyor.

    14 Mart 2012, tarihli savcılık ifadelerinde ;
    -Denetleme uzmanı Ömer Faruk Gülmez: Uyarı ve tavsiyelerimiz dikkate alınmadı.
    -İş Güvenliği Koordinatörü Cem Yıllar: Patronum Abdullah Altun’a bildirdim. Ancak parasal olarak belli bir maliyeti gerektirdiğinden bu eksiklikler giderilmedi.

       

     
    Last edited by a moderator: 7 Kasım 2016
    Berken, mekabe ve Levent ACAR bu yazıya teşekkür etti.
  4. cihat

    cihat TÜİSAG Üyesi

    bu ne saçma şey anlamadım. (bir iş güvenliği uzmanı ve aynı zamanda mahkemelerde bilirkişilik görevi yapan biri olarak..) kanun ve yönetmelik maddeleri gayet açık onaylı deftere yazılan her husus işverene tebliğ edilmiş sayılır.. tabi ki hakim ve savcıların iş sağlığı ve güvenliği konusunda her hususu bilmeleri beklenemez.. ancak bu davada ya bilirkişi görevlendirilmemiş yada son derece yetersiz birileri görevlendirilmiş... YOKSA BU ŞARTLAR ALTINDA BU MESLEK KESİNLİKLE YAPILMAZ..

       

     
    mekabe bu yazıya teşekkür etti.
  5. volkancoskun

    volkancoskun TÜİSAG Üyesi

    Her zaman diyorum inşaatta bu iş yapılmaz yapılırsada sorumluluk çok fazla olduğu için aşırı yüksek fiyatlarla yapılmalıdır.

       

     
    AltınOran bu yazıya teşekkür etti.
  6. oğuz han

    oğuz han TÜİSAG Üyesi

    Piyasada halen talep çok…Kazançlar artık yerlerde…Sorumluluk ise her geçen gün artıyor . Gülü seven dikenine katlanır diyeceğim ama artık ortada gülde yok. Para kazanamayacaksak neden bu mesleği yapalım…
    Şu şekilde yapılır kenarda bu işten kazanmış olduğun iyi bir birikinti varsa yapılır ama gel gör ki amele uzman arkadaşlar sayesinde ne para var ne de pul var. Gülü seven dikenine katlanırmış derler ama ortada gül falan yok her yer diken kardeşim alayıda bize batıyor

     
  7. cihat

    cihat TÜİSAG Üyesi

    Bu işin inşaatı, madeni, metal işi yok iş güvenliği uzmanına bakış açısında bir bozukluk var.. sen her iş kazasında suçlu iş güvenliği uzmanı deyip, kulağından tutup hapse atarsan çok büyük sıkıntılar var demektir.




     
  8. cihat

    cihat TÜİSAG Üyesi

    bu iş profesyonellikten çıkmış zaten, ben seviye yükseltme sınavı ile A sınıfı uzman oldum. benim gibi birçok kişide seviye yükselterek hak-etmeden A sınıfı uzman oldular. ben özellikle bilirkişilik işinden ve yaptığım risk analizlerinden verdiğim eğitimlerden, araştırmalardan kendimi naçizane geliştirdiğimi düşünüyorum.. ancak ömrü hayatında risk analizi yapmamış, eğitim vermemiş, piyasada çalışmamış; bir sınavla c sınıfı olmuş 1 ay sonra a sınıfı olmuş insanlar var.. bunu kimse sorgulamıyor, bu işin uzmanlığımı kaldı..2009 da ilk defa c sınıfı belgesi aldığımda o zamanki a sınıfı uzmanlar parmakla gösterilirdi.. değil iş yeri ortamında alınması gerekli önlemler, işçinin yediği yemeğe alması gereken kaloriye kadar her konuda bilgi sahibiydi.. şimdi bakı yorumda daha yolumuz çok uzun..



     
  9. oğuz han

    oğuz han TÜİSAG Üyesi

    Kalori hesabı yapan iş güvenliği uzmanları yapılan risk analizlerini görünce emekli oldu. Memleketlerine gitti :D biz nere gidelim . Allah yardımcımız olsun :)

       

     
  10. emre cakiroglu

    emre cakiroglu TÜİSAG Üyesi

    teşekkürler..bir sorum daha olacak yeni başlayan C sınıfları için ne önerirsiniz nerden başlayalım bir tutar yanı yokmu bu işin..



     
  11. Berken

    Berken TÜİSAG Üyesi

    arkadaş merhaba,
    tamam günah keçisidir anlaşıldı fakat sen bir uzman olarak böyle bir hayati konuyu tespit etmişsin.güzel.deftere yazmışsın ve alınması gereken önlemleri yazmışsın ok.işçilerin o şekilde orda kalmalarına göz yummaması gerekir bir uzmanın.bakanlığa bildirmesi gerekirdi diye düşünüyorum.maaşını patron veriyor mevzusuna geçmeyelim.yani hayati bir durumu riske etmemesi gerekir bir uzmanın. olmadı işi bırakacaksın ya da maalesef bedelini ağır ödüyorsun.



     
  12. uzman ist

    uzman ist TÜİSAG Üyesi

    Hocaan tsavsiyem hic biryerde baslama.bu is turkiyede yapilmaz

     
    emre cakiroglu bu yazıya teşekkür etti.
  13. STK

    STK TÜİSAG Üyesi

    iş güvenliği uzmanlarının maaşı direkt patronlardan gelirse , yasalarda iş güvenliği uzmanını koruyucu nitelikte ve doğru değerlendirecek şekilde işlemezse bu böyle devam eder.




     
    Murat Yln bu yazıya teşekkür etti.
  14. oğuz han

    oğuz han TÜİSAG Üyesi

    Bu olayın olduğu gün iş güvenliği uzmanlarının bakanlığa bildirme gibi bir yükümlülüğü yoktu. Ya kaldı ki bu bildirme saçmalığını yapmamak için onlarca sebep var. Bakanlıkta çalışanların derdi bize haber versinler bizde gerekeni yapalım değil bence. Kaldıki bu zamana kadar ilgili kurumlara bildirenini hiç görmedim duymadım. Demekki bu olayda bir terslik var Bunun onlarda farkında yani dert bakanlığın haberi olsun değil amaç uzmanı köşeye sıkıştırmak. Bir kaza olduğunda özellikle medyaya yansıyan olaylarda uzmanın bu olaylarda suçlu olduğunu, bakanlığın hiç bir suçunun olmadığının alt yapısını oluşturmak istiyorlar. Yukarıda bir arkadaş sormuş bu işin yapılır tarafı yok mu? Var. Risk analizini ciddi ciddi yapılmasını sağlayan, tespit ve önerilerini okuyup uygulayan, seni dinleyip ne gerekiyorsa yapalım diyen patronla bu iş yapılır diğer türlü yapılacak iş değil

     
    mahir. deniz bu yazıya teşekkür etti.
  15. Bekir AVCI

    Bekir AVCI TÜİSAG Üyesi

    Bu işi sadece uzmanların değil hakim ve avukatlarında incelesi ve öğrenmesi gereken şeyleri öğrenmek için yönlendirilmeleri gerekir. Bunu da bu tip davalar yapacak maalesef galiba ,dernek yapacak,bilirkişi olarak katılanlar yapacak... Yasaya göre herşeyden işveren sorumlu hakime göre uzman sorunlu... Bu konuda iyi bir savunma yapılmamış diye düşünüyorum .Yoksa uzman eksikleri görmüş,önerilerini iş verene yapmış.. Zaten yasal olarak da görevini yerine getirmiş ..Rehberlik danışmanlık...Önerilerini yerine getirmeyen iş veren olaya sebep olan işveren ..uzman sadece bakanlığa bildirmediği için sorumlu tutulabilir. Bu bence haksız bir karar.. Yeniden ve bu işi bilen avukat ve hakim ve bilirkişi görüşü alınarak yargılanmalı..Gerekirse reddi hakim yapılmalıydı.. Yasal işlemleri iyi bilen avukatlar gerekli...O avukatlar ki hem uzmanları savunacak hemde hakimlere gerekli bilgileri verecek....



     
    mahir. deniz bu yazıya teşekkür etti.
  16. Ercan Mattaoğulları

    Ercan Mattaoğulları TÜİSAG Üyesi

    emre cakiroglu bu yazıya teşekkür etti.
  17. bulent tuna

    bulent tuna TÜİSAG Üyesi

    kasten değil zaten bu tip davalarda taksirle ölüme neden olma iddiası vardır.Yaralanmalarda da taksirle yaralama suçu geçer

     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica