Bilgilendirme I S A G Iş Güvenliği Uzmanları Için Ve Ülkesi Için Büyük Bir Mücadele Veriyor

Konu, 'İSAG Derneği Hakkında Bilgiler' kısmında Levent KAVLAK tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. browland

    browland TÜİSAG Üyesi



    Levent beyin açıklamalarını samimi bulmamakla birlikte, kazanım dediği sınıf genişletme çabalarının zaten Hükümet tarafından planlandığını tahmin ediyorum.

    Hükümet 6331 sayılı kanundan bu yana vatandaşları ve uzmanlar için kazanım olan hiç bir mevzuat yayımlamamıştır.

    Mevcut yönetmelik, çalışanlar ve uzmanlar için çok fazla dezavantaj oluşturma birlikte çalışma sürelerinin kısaltılması ağır iş yükünü de beraberinde getirecektir.


     
    uzmannn ve degiray bu yazıya teşekkür etti.
  2. Kaan SAKA

    Kaan SAKA TÜİSAG Yönetici Admin



    Öcal bey merhaba,
    Açıklamaları samimi bulup bulmamanız tamamen sizin insiyatifinizdir. Size bu şekilde düşündüren nedir bilmiyorum lakin http://www.isgfrm.com/threads/isag-i%C5%9F-sa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-ve-g%C3%BCvenli%C4%9Fi-profesyonellerinin-sorunlar%C4%B1n%C4%B1-masaya-yat%C4%B1r%C4%B1yor.10631 konusunda bu yönetmeliği tartışmamız, aynı zamanda
    Basında TÜİSAG bölümünden yapmış olduğumuz çalışmaları ve harcadığımız emeği görebilirsiniz.
    Bunun dışında basına ve foruma yansımamız Levent beyin Ankarada yapmış olduğu çalışmalar mevcuttur.
    İyi çalışmalar.



     
  3. browland

    browland TÜİSAG Üyesi

    Kaan Bey, son yıllarda yaşanan gerek siyasi gerekse ekonomik anlamdaki değişiklikler mevcut hükümetin yaptıkları ortadadır. Değişikliklerden sonra bir takım insanlar çıkıp kazanımlardan bahsediyor ve biz bunların kimler olduğunu biliyoruz.

    6331 sayılı yasa zaten başlı başına bir başarısızlıktır. Hükümet kanun, yönetmelik, ve diğer mevzuatların çıkarılmasında hiç bir eleştiriyi dikkate almamıştır. Levent bey mücadeleden bahsederken neleri kastediyor gerçekten bilmiyorum. Ya da kimin adına mücadele veriyor.

    Bu güne yazdıklarım tamamıyla İş güvenliği uzmanları ve çalışanlar adınadır. Bire bir yaşamış olduğum tecrübeler sonrası diyorum ki, hükümet kanunları kendi ve işveren insiyatifinde çıkarmaktadır. Maksat vatandaşlarını iş kazalarından korumak değil, kamoyuna yönelik göz boyamadan ibarettir.

    Eğer Levent Bey yönetmelik çıkmadan önce çalışmalar yürütmüş ve sonucunda böyle bir yönetmelik ortaya çıkmışsa, mücadelesi başarısız olmuş demektir. Bu yüzden açıklamasını samimi bulmadım.

    Ayrıca kazanım dediğiniz konuların bana göre iş güvenliği uzmanları ya da çalışanlar açısından kazanım olmadığı aksine iş veren ve OSGB lerin kazanımı olduğunu düşünüyorum.

    Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, meclis tadilatı yapılırken, çalıştırılan işçiler için hiç bir önlem alınmamıştı. Bir kaç karede gördüğümüz haberlerde işçiler iskeleye hiç bir güvenlik önlemi olmadan çıkmakta, emniyetsiz ortamda çalıştırılmaktaydı. Meclis içerisinde dahi insanlarını koruyacak önlemleri almayan hükümet vatandaşları için yararlı mevzuat açıklayacak. Bizde bunlara kazanım diyeceğiz öyle mi?


    Tüm iş güvenliği uzman arkadaşların bayramını kutlarım. Kazasız tatiller.

     
    Brolin, uzmannn ve Ahmetdeniz72 bu yazıya teşekkür etti.
  4. Kaan SAKA

    Kaan SAKA TÜİSAG Yönetici Admin

    Öcal bey tekrardan merhaba,
    Öncelikle ülkemizin iş güvenliği konusuna ne kadar yabancı ve ne denli acemi olduğunu hepimiz biliyoruz.
    Bundan dolayı iş güvenliğinde ileri ülkelerin sistemini ülkemizde alt yapısı olmadan uygulamayı kalkarsak illeki sıkıntılar yaşanacaktır. Bizim ülkemizde daha öncesi iş güvenliği kültürünün olmadığını ve bu kültürün yeni doğduğunu bizlerle beraber büyüyüp güçleneceğini lütfen unutmayalım. Ama yukarıda belirttiğim nedenlerden ve çocuğu yeni doğmuş olmasından dolayı muhakkak sıkıntılar yaşanacaktır.
    Bunun dışında aşağıda alıntı yaptığım yazınıza kesinlikle katılmıyorum.
    Lütfen bize burada OSGB lerin kazanımı olup destek verdiğimiz konunun ne olduğunu açıklar mısınız ?
    İyi çalışmalar.

       

     
  5. Levent KAVLAK

    Levent KAVLAK İSAG Derneği Başkanı TÜİSAG Çalışma Birimi

    Değerli Meslektaşım,

    Öncelikle yaptığımız açıklamaların altında bireysel çalışmaların sonucunda bir başarı elde ettiğimizi söylemedim.11 ekim 2013 günü yayınlanan iş güvenliği uzmanlarının görev,yetki,sorumluluk ve eğitimleri ilgili yönetmeliğin bir kaç maddesi hakkında bilgileri Bakanlık yetkillileri İSAF 2013 furaında herkesle paylaştı.Bunları binlerce kişiye aktardı.Bu çalışamalardan en önemlisi 1500 -3000 prim günü açıklamasıydı.Biz sadece 1500-3000 prim günü uygulamasının 2 ağustosa kadar belge alanalrın yada C sınıfı belgesi olanların ibaresi ile sınıdırlandırılmasının adil olmayacağını ifade ettik.Bunun hukuk tekniğine aykırı olacağını hukuksal bir yazıyla belirttik.Üzerinde durduğumuz 2.madde sınav yerlerinin sadece Ankara'da olmamaması gerektiğini ve ülkemizin büyük illerinde de yapılarak adayların mağduriyetini dile getirdik.Aslında yine eksik oldu çünkü Doğu anadolu bölgesinde ve Karadeniz bölgesindede olmalıydı.3.madde ise 2 kez sınava girip kaybetmiş adyaların 3.sınav hakkı verilmesi için yapılan mücadeleydi.Yaptığımız çalışmalar bundan ibaretti.Bu 3 madde üzerinde yapılan çalışmaları duyuruduk.Sizin konuşmalarınızdan şöyle bir algı çıkıyor,yönetmeliği sanki biz çıkardık.Değerli meslektaşım bu ülkede Aralık sınavı sonucunda 35-40 bine yakın iş güvenliği uzmanı sertifika sahibi olacak.İSAG derneği olarak ülkemizde yaklaşık 40 bine yakın uzman ve 5000-1000 arası işyeri hekimi,yakında 10 bin sağlık personelinin haklarını korumak için yola çıktık.İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri Derneğiyiz.Yönetmelikle ile ilgili doğru bulmadığımız konuları herkesle paylaşıyoruz,sizin doğru bulmadığınız maddeler üzerinde yorumlarınızı yazmamışsınız.Haksızlık yapıldığını düşündüğünüz maddeleri yazarsanız .Bu konular üzerine çözümlemeler hususunda geneli kapsayan bir görüş bildirebiliriz.Biz büyük bir amaç için mücadele vermekteyiz,verdiğimiz mücadele sonucunda ülkemiz çalışanlarının yaşama tutunmalarını sağlayacak.Bunun sağlanması için herkesin elini taşın altına sokması esastır.meslek gelişimine ve özlük haklarına aykırı olan herşeye karşı mücadele için Derneğimizi kurduk.Şayet sizde bu mücadelenin bir parçası olmak istiyorsanız www.isag.org.tr üzerinden resmi üyelik yaptırarak haklarımızı savunmamız konusunda elklerimizden tutun.Yaptığınız eleştirinin dayanağı olması için bireysel eleştirilerin yerine geneli ilgilendiren hak mahrumiyetleri üzerine yoğunlaşırsak daha çok ses getireceğimizi düşünüyorum.Değerli Meslektaşlarım münferit serzenişler sadece kısır tartışmalarla kalacaktır.İSAG çatısı altında onbinlerce kişinin sesi olarak yapacağımız mücadele ses getirebilir.Bilimsel örgütlenmenin mantığı budur. ve işlevi ancak bu şekilde gerçekleşebilir.Saygılar
    Levent KAVLAK
    İSAG-iş Sağlığı ev Güvenliği profesyonelleri Derneği
    BAŞKAN
    leventkavlak@hotmail.com
    www.isag.org.tr
    Gsm:532 232 91 05



     
  6. Halikarnassos

    Halikarnassos TÜİSAG Üyesi

    Kaan Bey,
    bu ''65,000 lik aile'' iddiası internet portalına üye olanları mı yoksa dernek üyelerinin sayısını mı kapsamak ta ? Sanırım portal üye sayısını kast ederek bunu öne sürüyorsunuz,Dernek üye sayısının kaç kişiden oluştuğunun bilgisini sanırım bu 65.000 kişilik aileden sakınmazsınız ? bu konuda şeffaflık öne sürdüğünüz
    hedeflere varmanız da sanırım 65,000 kişilik aile üzerinden güç ajitasyonundan çok daha fazla işe yarayacaktır.

    İyi Çalışmalar.

     
    Brolin bu yazıya teşekkür etti.
  7. trkpk

    trkpk TÜİSAG Üyesi

    1500-3000 prim günü / işçi başına igu çalışma süreleri meseleleri hk.

    18 Mayıs sınavına girmeden önce bir firmada stajyer olarak bu mesleğe başladım, A sınıfı bir uzman ile birlikte çalıştım, Firma belgemi almama müteakip Ağustos itibariyle sözleşme imzaladı ve o dönemden bu yana sorumlu igu olarak tüm fabrika ile ilgileniyorum, NACE koduyla az tehlikeli sınıfta gözüken fabrika esasında içerisinde teknik servis, forklift ve makina bakım onarımı, genişletme çalışmaları alt yapı çalışmaları vesilesiyle inşaatlarında yapıldığı kısacası tehlikeli ve çok tehlikeli statüde işlerinde yapıldığı az tehlikeli bir iş yeri 450 çalışanı var, ve şu an tam süreli çalışmama rağmen, firma yabancı sermayeli bir firma olduğu için iş güvenlik konularına çok hassas boyutlarda yaklaşmasına rağmen, her geçen gün sahada bir çok yeni durumla karşılaşıp hergün yeni şeyler araştırıp öğreniyorum ne katabilirim diyerek yabancı döküman taraması yapıyorum ve süre yetmiyor bile... daha önce farklı sektörlerde çalıştım ancak parça parça sigorta giriş çıkışlarım sebebiyle prim gün sayım 1500 olmuyor ancak nispeten bu işi 6-7 ay dır sahada tecrübe eden biri olarak meslek ile ilgili deneyimde kazanmış bulunmaktayım, lakin sınıf yükseltme sınavına günüm yetmediği için giremiyorum... benden sonraki dönemde sınava giren ve belge alan başka bir tanıdığım ise yaşça benden büyük olduğu için daha çok prim gününe sahip ama hiçbir yerde igu olarak çalışmadı saha tecrübesi sıfır... 3000 prim gününü aştığı için A sınıfı bile olabilecek şuan. Peki bu durum üzerinden hareketle yapılan iş, çalışan güvenliğini sağlar, meslek hastalıkları ve iş kazalarını azaltır mı? -Sanmıyorum kim neye göre hesapladı ayrıca bunu ?? neden 999 gün değil 1500 gün?? Ayrıca bakanlık çalışanları ve çeşitli medya organlarının sürekli İGU maaşları çok yüksek uzman sayısını arttırıp düşüreceğiz söylemi var :)) ama yasa ve yönetmeliğe baktığın zaman denetlemelerde en hafif hatada ihtar cezaları geliyor ve 100 puana ulaşanın 6 ay belgesi alınıyor, hapis cezaları, para cezaları, iş verenin kaprisleri, işçilerimizdeki eğitim seviyesinin tehlike statüsü arttıkça düşmesi dolayısıyla eğitim vermenin zorlaşması... daha çok olumsuzluk sayılır bunlar benim kısacık uzmanlık süremde gözlemlediklerimin belkide %10 u...

    Bireysel uzmanlık bitiyor:
    Bireysel olarak çalışan uzmanlar, yönetmelik DÜZENLENMEDEN?? önce 30-40 çalışan aralığında ki işyerlerine ayda 1 gün hizmet verebiliyorlardı sürelerin düşmesiyle aynı işyeri için günlük 4-5 saat aralığına düştü peki bu ne demek? uzman ya bireysel OSGB mantığıyla çalışıp aynı çalışma alanında bir sıra işyerini bağlayacak parselleyecek yada 80-100 kişi aralığında çalışanı olan işletmelere gidecek... (bulabilirse) verilere göre ülkemizde 250 kişi ve üzerinde çalışana sahip olan işletmeler %1 geriye kalan %99 ise 250 kişi altında çalışanı olan işletmeler, dolayısıyla açıkça OSGB lerin önü açılmış durumda, OSGB ler ise ya pazarlama ekipleri kurarak çalışma sahalarına sefer düzenliyor yada uzmanına diyor ki git uzmanlığını yap yanındaki firmayadı bağla yoksa çalışamazsın benimle... peki maaş ?? 217 saat çalışan bir c sınıfı uzman ayda yaklaşık 20-30 firma ziyareti yapmakta ve karşılığında 2000-2500 aralığında bir maaş almakta. şimdi dakikalar düşünce OSGB ler uzmanlarına kusura bakma benim firmalarımı iki katına çıkarmam için daha çok iş bağlaman lazım veya kusura bakma maaşın düşecek diyecekler.

    Bu paralar hakikaten çok mu? Birileri igu larında ev geçindirdiklerini bilmeli!
    Kimsenin parasında pulunda gözümüz yok ama... bireyselde çalışsa, OSGB ile de çalışsa hiçbir uzman prim ödemesi, ikramiye, özel sağlık sigortası, yakacak yardımı vb çeşitli hiçbir yardımdan faydalanamıyor bir işletmenin kadrolu igu olmadığı sürece, ve yeni yönetmelik ile de dakikaların düşürülmesiyle bir koşuşturmaca içersine sokulacak olan uzmanlar riskleri tam göremeyip üstün körü saptamalarla hızlıca hareket etmek durumunda, zira onunda çoluk çocuğu evde ekmek bekliyor ve ne kadar işyeri bağlarsa o kadar geçinebilecek. Kaldı ki bilim insanı, mühendis olan igu bu kadar parayı haketmiyorsa işverenlerin, bakanların, gazetecilerin veya OSGB sahibi diğer bilim insanı ve mühendis ve doktorların gözünde, o zaman ciddi ciddi oturup düşünmek lazım bu kadar idealist olmaya gerek var mı diye...

    A lar statü sahibi, B ler kurt oyuncular, C ler ?
    A sınıfı uzmanlar eğitici belgeleriyle birlikte dersanelerde sıfır risksiz ve cazip kazançlarla altın çağını yaşıyor, piyasada a uzman bulunmamasının sebebi bu, bence hakediyorlarda. Piyasanın yeni hakimi şüphesiz B ler olacak hem deneyimleriyle hemde az olan ve dersanelere çekilen A ların yarattığı boşluk sayesinde hızlıca tutunacaklardır. C ler muamma, bir kısım C sınıfı uzman 1500-3000 meselesiyle A ve B sınıflarına terfi edecek şanslı doğanlar kulübü üyeleri oldukları için 1 ocaktan sonra yaşanacak olan curcunada rüzgara kendilerini bırakarak mutlaka tutunacak yerler bulacaklardır. Toz duman dağıldığında birçok C sınıfı arkadaş açıkta kalacaktır. Tutunamayanlar farklı meslek arayışına giderken belkide çok sayıda değer yitip gidecektir. Çünkü bu iş ürün satma işi pazarlama işi değildir bu iş kafa yorma ince eleyip sık dokuma işidir, çok boyutlu düşünüp tedbir alma işidir birileri önüne birşeyleri hazır koymaz, işyerine, işverene, işçiye, iş ekipmanına göre her sektörde hatta aynı sektörlerde her işletmede bile çözümler değişebilmektedir (eğer idealist yaklaşırsan yoksa indir internetten koy projeksiyona elle kaldırma indirme, yangın, forklift vs bitti gitti).

    Liste uzar gider, peki bunları başımızdaki büyükler bilmiyor mu elbette biliyorlar ama niyeyse bir iş körlüğü var, iş güvenlik uzmanlarına insan gibi değil şu avrupa birliği uyum sürecinde bir araç gibi bakılıyor.

    Çözüm oldukça kolay aslında,
    1-devlet önce uzmanına sahip çıkmalı, taban ücret belirlemeli, işyerleri ve çalışan sayıları ve tehlike statüleri doğrultusunda işyerlerinden ücretler kesilerek bir fonda toplanmalı (böylece denetlemeye gerek kalmadan parasını vermek zorunda olan işveren seve seve igu çalıştırmak zorunda kalacak, kaçakgöçek iş yapan tespit edilene kadar gün sürmeyecek). Uzman maaşını bu fondan alacağı için ne OSGB deki işvereninin ağzına bakmak zorunda kalır, ne işyerlerindeki patronlar uzmanları yasak savma zihniyetiyle çalıştırır. Arkasında gerçek devlet gücünü bulan uzmanın özgüveni gelir ve idealist bir yaklaşımla işlerini titizlikle yapar. İş yerleri parasını verdiği hizmetin en iyisini almak için gerçek uzmanlarla çalışır ve akkoyun kara koyun piyasaya çıkar.
    2-süreler azaltılmamalı aksine arttırılmalı, böylece uzmanlar 20-30 işyerine bakmak zorunda kalmadan daha fazla sürelerle birkaç işyerine bağlı olacağı için o işyerine özel risk değerlendirmeleri yaparak eğitimlerini geliştirerek yabancı döküman tarayarak, işi oldu bittiye getirmeden sorumlulukları ile doğru orantılı bir hayat kalitesiyle yaşayarak gerçek işgüvenliği kültürünü topluma yayacaktır.
    3-madem uzman sayısı az, o halde sınıfsal ayrımlar 7 sene gibi bir süre için ortadan kaldırılsın, 1ve 2. maddeler sebebiyle daha sağlıklı bir çalışma ortamında uzmanlarda kendilerini gerçek manada düzeltebilirler. A sınıfları danışman statüsünde sahaya indirilmeli, B ve C sınıfı uzmanlara mentorluk yapmalı böylece mesleki gelişimleri hız kazanacak olan B ve C sınıfları orta vadede çok daha iyi işlere imza atacaklar uzun vadede kaliteli isg hizmeti verebileceklerdir. Örneğin 20 B-C sınıfı uzman sahada aktif görev yaparken 1 A sınıfı uzman bu 20 uzmanı denetleyerek yol gösterici danışman statüsünde 20 firmaya aylık ziyaretlerini yapabilmeli, tek başına tecrübesiz bir C yi saldım çayıra mantığında sahaya sürmektense yanına güçlü bir A sınıfı vermek hem firmaları hem uzmanı rahatlatır hemde bakanlığın gözü arkada kalmaz.
    4-6 ayda bir isggm ve isgüm illerde kongreler düzenleyerek patlama, sabotaj, yangın, acil durum gibi nispeten bu işin zirve noktasında haiz olunabilecek konularda yeni uzman adayları için döküman hazırlama ve bilgilendirme eğitimleri vermeli cüzzi ücretler alınarak bu kongrelerin masrafları çıkartılabilir katılım zorunlu tutulmalı.
    5-7 senelik süre için uzmanların gelişimlerinin takibi heryıl düzenlenecek sınavlarla test edilmeli hem bilgiler taze tutulur hemde 7 yıl boyunca alınacak puanların ortalamalarıyla bu süre bitiminde başarı yakalayan kişiler gerçek A sınıfları olacaklardır, işte o saatten sonra korkmasın kimse.
    6-bakanlık işverenlerin korkulu rüyası olmamalı elbette desteklemeli ülke olarak ekonomik büyüme adına, ama bu büyüme insanlarımıza zarar verecek şekilde insanlığa aykırı çalışma şartlarında gerçekleştiriliyorsa o zamanda kimse kusura bakmasın diyerek kalemini kırabilmeli, uzmanının her işyerinde sağ kolu olduğunu unutmamalı ve bunu işverene hatırlatmalı, hatırlatmalı ki kimse kimseyi görmemezlikten gelmesin.

    Uzmanlık zor iş vesselam, hiçbir uzman arkadaşım düzeni değiştirmek için çıktığı bu yolda düzenin bir parçası olmaz inşallah. İnsanları koşulsuzca mesnetsiz kıstaslar belirleyerek ateşe atmanın manası yok, bilgi en değerli sermayedir ve bir insan biliyorsa ödüllendirilmelidir. bilgisine saygı duyulmalıdır. Uzman diyorsanız o insana uzman gibi saygı görmelidir. Yoksa bütün ülkeyi yeni bir yönetmelikle uzman yapsanız ne yazar...

    Saygı ve selamlarımla.
    Tarık Yunus YAŞAR
    İş Güvenliği Uzmanı (C sınıfı) - Fizikçi




     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica