Bilgilendirme Çay Endüstrisinde İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği

Konu, 'Tarım, Hayvan ve Ormancılık Sektöründe İSG Uygulamaları' kısmında Huseyin_Turkoglu tarafından paylaşıldı.

Sayfayı Paylaş

  1. Huseyin_Turkoglu

    Huseyin_Turkoglu TÜİSAG Üyesi



    Çay Endüstrisinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği
    Genel Profil
    Çay Endüstrsinde Kazalar, Hastalıklar ve Tehlikeler
    Çay Endüstrisinde Çalışan İşçiler İçin Sağlık ve Güvenlik Önlemleri
    I- GENEL PROFİL
    Günümüze kadar gelen efsanelere göre çay, Çin'de imparator Shen-Nung tarafından bulunmuştur ve 'İlahi Şifa Verici' olarak adlandırılmıştır. Kaynamış su içenlerin daha sağlıklı olduğuna inanılan bu dönemde, birçok insan gibi Shen-Nung'da bu içecekten bol miktarda tüketmiştir. Su kaynatmak amacıyla yakılmış olan ateşi alevlendirmek için, üzerine dal parçaları atılmakta ve çay yaprakları yanlışlıkla kaynayan suyun üzerine düşmekteydi. Bunun farkına varan Shen-Nung, suyun aromasında ve kokusunda meydana gelen bu değişiklikten memnun olmuş ve bu şekilde çay doğmuştur.
    Bu yeni içecek Çin'den Asya'ya yayıldı ve kısa bir süre sonra ise Japonya ve Çin'in ulusal içeceği haline geldi. Avrupa ise 1600'lu yıllara gelininceye kadar bu içecekten haberdar değildi. Bir süre sonra Kuzey Amerika çay ile tanıştı. 1900'lu yılların başında New york'lu toptancı Thomas Sullivan, çayı teneke kutucuklarda saklamak yerine, küçük ipek poşetlerde saklamaya başladı. Bunun üzerine çay tiryakileri, bu poşetçiklerde bulunan çayı dışarı çıkartmak yerine olduğu gibi bezle kaynar suyun içine bırakarak demlemeye başladılar. Böylece, çay yaprakları ipek bez poşetten dışarı çıkmıyor ve çay içmek daha keyifli oluyordu.
    Çay, dünyanın en gözde ikinci içeceğidir. Sadece su, çaydan daha fazla tüketilmektedir. Tüketiciler için bugün artık sayısız alternatif bulmak söz konusu olabilmektedir. Aromalı çaylar, diğer bitkilerin çayları, kafeinsiz çaylar, buzlu çaylar, poşet çaylar, hazır çaylar ve kokulu çaylar bunlardan sadece bazılarıdır. Çay paketleme işi ise doğal olarak teknolojinin değişmesiyle endüstriyel bir şekil almıştır. Eskiden toptancılar, sandıklardan çıkardıkları çayı teneke kutuların içine doldurup öyle satıyorlardı, oysa bugün hızlı üretim hatlarında binlerce kilo aynı anda paketleniyor ve kullanıma hazır hale geliyor.
    Dünyanın çeşitli coğrafyalarından toplanan kurutulmuş çay yaprakları karıştırılarak poşetlenir. Çay genellikle büyük sandıkların içerisinde gönderilir. Değişik çay çeşitleri harmanlandıktan sonra paketleme makinalarına verilir. Hazır toz halinde kullanım için yapılan çayların üretilebilmesi için çayın yaprak halinde bulunması ve sıcak su ile demlenmesi gerekmektedir. Sıvı haldeki demlenmiş çay, püskürtme yoluyla kuru toz haline getirilir ve büyük demir fıçılara konulur. Toz halindeki çay paketleme bantlarında teneke kutulara konulur bu işlem sırasında şeker ve türevleri ile karıştırılabilir. Meyve ve limon aromasına sahip çaylar ise demlenmeden önce kurutulmuş çay yapraklarına ilave edilebilir.
    II- ÇAY ENDÜSTRİSİNDE KAZALAR, HASTALIKLAR VE TEHLİKELER
    Çayın harmanlanması, demlenmesi ve paketlenmesi sırasında görülen çeşitli tehlikeler ve sağlık sorunları vardır. Makinalarda bulunması gereken güvenlik amaçlı koruyucu eksikliğinin neden olduğu kazalar, gürültü, kayma, düşme, ve kaldırma kaynaklı yaralanmalar çay endüstrisinde sıkça görülür. Diğer tehlikeler ise harmanlama ve paketleme sırasında sunuk kalınan tozlardır. Islak yöntemle paketleme ve kutulama işlemleri sırasında toz riski yoktur.
    1. Makinalardan kaynaklanan Tehlikeler
      Harmanlama ve paketleme sırasında kullanılan makinalar nedeniyle işçiler; zincirlere, zincir dişlilerine, kayışlara, bobinlere, dönen millere ve sıkışma noktalarının yarattığı tehlikelere sunuk kalmaktadırlar. Daha çok kolların, ellerin ve parmakların çürümesi, kopması ve amputasyonlar* görülmektedir. Makinaların koruyucu parçalara, siperlere ve sistemlere sahip olması çok önemlidir. Aksi takdirde hareket eden keskin parçaların aralarına sıkışmalar, yakalanmalar önlenemez. Kilitlenme mekanizmaları ve koruyucu siperler işçileri yaralanma riskine karşı korumak konusunda hayati öneme sahip olabilir.
    2. Tozlardan Kaynaklanan Tehlikeler
      Çay tozu harmanlama ve paketleme işlemleri sırasında ortamda bulunabilir. Artıklar ve süprüntüler temizlenirken ve istim boşaltılırken oldukça yüksek miktarlarda toz bulunuabilir. Çapı 10 mikro-metre'den büyük olan çay tozu 'Nuisance(sıkıntı veren-taciz eden) Toz' olarak adlandırılır. Bu çeşit tozun akciğerler üstünde son derece az etkisi vardır. Organik hastalıklara sebep olma ve zehirleme riski eğer toza sunuk kalma miktarları makul oranlarda tutulabilirse yok denecek kadar az olabilir. Ne var ki, yüksek miktarlarda bu tozlara sunuk kalmak gözlerde, burunda ve solunum yollarında birikmelere neden olur. Burun ve yutakta biriken bu tozlar daha sonra vücudun kendi temizleme mekanizmaları(öksürme, hapşırma) yoluyla dışarı atılır.

      Çapı 10 mikro-metre'den küçük olan tozlar solunabilir tozlardır. Bu nedenle burundan ve yutaktan kolayca geçerek solunum yollarının alt kısmına yerleşebilirler. Akciğerlere girdikten sonra alveollerin bulunduğu bölgeye yerleşerek yaralı/izli doku oluşturabilirler.

      Her ne kadar çay ve çay tozu alevlenmezse de, eğer yüsek miktarda çay tutuşturulursa için-için(alevsiz) sürekli yanar. Çay tozu patlaması gibi bir risk neredeyse yok denecek kadar az olmasına rağmen toz konsantrasyonunun yoğun olduğu bölgelere dikkat edilmelidir.
    3. Diğer Tehlikeler
      Çay, büyük kafesli sandıklarda işleneceği tesislere gelir ve burada harmanlanmak ve paketlemek üzere depolarda bekler. Buradan elle ya da çatallı kaldırıcı(fork-lift) yardımıyla işlenen bantlara taşınır. Ağırlığı yaklaşık 45 kg.'dan fazla olan paketleri kaldırmak bel bölgesinde sakatlanmalara neden olmaktadır.

      Kaymalar ve düşmeler de oldukça sık görülmektedir. Kuru harmanlama ve paketleme işlemleri sırasında, yürüme zeminine düşen çay tozları ortamı kaygan hale getirmekte ve tehlikelere neden olmaktadır.

      Sıcak suyla temas, buhara sunuk kalmak ciddi yanıklara neden olabilmektedir. Yanıkların önemli bir bölümü ellerde, kollarda ve yüzde görülmektedir. Temizlik amacıyla kullanılan kaynar suyun dökülmesi de ayaklarda ve bacaklarda yanıkların görülmesine neden olmaktadır.
    III-ÇAY ENDÜSTRİSİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLER İÇİN SAĞLIK VE GÜVENLİK ÖNLEMLERİ
    Kişisel koruyucu donanımların seçilmesi ve kullanılması, tahdit edilmiş alanlara girişlerin kontrolü, tehlikeli kimyasalların tanımlanması, enfeksiyona sebep olabilecek maddelerin kontrolü, iyi iş uygulamaları ve acil durum programlarının etkin kullanımı ve işçilerin bütün bu sayılanlar konusunda eğitilmesi, tehlikeli durumlarla karşılaşma ve yaralanma olasılığını azaltacaktır.
    Cebri çekişli havalandırma sistemleri ve diğer toz kotrol yöntemleri kullanılarak ortamda bulunan toz miktarı 10mg/m3'ün altında tutulabilir. Kronik bronşit* ve astım* rahatsızlıkları olan işçiler daha yüksek bir risk altındadırlar. Çay tozuna karşı aşırı duyarlı olan kişiler ise acilen ortamdan çıkarılmalıdır. Toz maskesi kullanmak bu risklerle karşılaşma oranını oldukça düşürecektir.
    Açıklama
    Bir uzvun (kol veya bacağın) bir kısmını veya tamamını, tıbbi nedenlerden dolayı kesilmesine veya kopmasına amputasyon denir. Damar hastalıkları, trafik kazaları, iş kazaları, tümörler, mikrobik hastalıklar, doğumsal anomaliler, yanıklar ve şeker hastalığına bağlı, daralmış olan damarlarda kan dolaşımı azalır. Beslenemeyen, oksijenlenemeyen doku giderek solar, soğur; şiddetli ağrılara neden olur. Deride ülserler denilen yaralar çıkar ve bu durum giderek o dokuda daha da ilerler ve nekroz denilen ölü dokuya veya gangrene çevrilir. Bu durumda, hastayı kurtarmak ve ölü dokunun ilerlemesini önleme amacıyla, tutulan uzvun kesilmesine karar verilir.
    Astım, solunum yollarının ataklar halinde gelen tıkanmaları ile kendini gösteren kronik bir hastalığıdır. Astımda solunum yollarının şişmesi ve tıkaçların oluşması sonucu havanın akciğerlere girip çıkması engellenir. Hastalar ataklar arasında kendilerini iyi hissederler. Ataklar sırasında öksürük, göğüste sıkışma hissi, solunumda hızlanma, hırıltı ve nefes darlığı olur. Astımlı hastalar çevredeki birçok maddeye astımlı olmayanlara göre daha duyarlıdır. Bu uyarılar hastalarda hırıltı ve öksürüğe yol açar.
    Bronşit, akciğerlere giden havayollarının iç yüzündeki zarın iltihaplanmasıdır. Akut ve kronik olarak iki gruba ayrılır.
    1. Akut Bronşit: Genellikle grip, kızamık, boğmaca veya tifo gibi hastalıklar sırasında görülür.
    2. Kronik Bronşit: Bu çeşit bronşitte; havayollarını yağlayan bezler büyümüş, iç yüzlerinde bulunan tüyler görevini yapamaz olmuştur.
    isguvenligi.net sitesinden alınmıştır.


     
    andem bu yazıya teşekkür etti.
  2. hasan.akgül

    hasan.akgül TÜİSAG Üyesi



    öncelikle hazırlıyan arkadaşa teşekkür ederim.7 yıldır özel bir çay fabrikasında mühendislik yapıyorum aynı zamanda sorumlu yöneticiyim. yukardaki metin çok gerçekleri yansıntmıyor neyazıkki, işteki yoğunluk birtarafa şu sınavı hayırlısıyla atlatırsam size çayın aşama aşama alınmasıdan imalattan çıkışına kadar karşılaşılabilecek riskler ve sorunlarla ilgili bilgi hazırlayabilirim..


     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş



Yandex.Metrica