Adım Adım Havana

Gamze

TÜİSAG Yönetim Yardımcısı
Yönetim Yardımcısı
Bu yazımızda Küba'nın başkenti Havana'yı tanıtmaya, anlatmaya çalışacağız sizlere.

Türkiye ile arasında 7 saat fark olduğu için yerel saatte 24.00'te yattığımız halde, derin uykuya dalsak da, biyolojik saatimiz 03.00 civarında uyandırdı bizi. National Hotel'in 7. katındaki odamızın geniş camlarından Havana ışıl ışıl görünüyor.

Rehberimiz uyarmıştı bizi. Otelin önündeki sahilden karşıdaki Morro Kalesi'nin üstünden güneşin doğuşu görkemli oluyormuş. Yatakta öteye beriye dönmektense, kalkıp sahile inmeyi tercih ettik. Giyinip sahile indiğimizde bir sürprizle karşılaştık: Havaalanından Havana'ya gelirken yolda görüp hayran kaldığımız yüzlerce klasik otomobil sahilde yan yana dizilmişti. Sorduk, bir film çekimi için hazırlanılıyormuş. Bunca renkli, klasik ve model model arabayı bir daha nerede bulacaktık: Bol bol fotoğraf çektik, çekindik.

Güneşin saat 06.30 sıralarında doğacağım söylemişti bize rehberimiz. Saat 07.00'ye geliyor, Morro Kalesi üzerinde bir aydınlanma yok. Biraz da sis var. Güneşin doğuşunu seyretmeye gelenler çoğaldı. Bizim ekipten 15 kişi falan olduk. Klasik arabaları fotoğraflamakla uğraşırken Tülay'ın sevinç çığlığıyla doğuya döndük. Önce bir ucunu, sonra yarısını, ardından da tam yuvarlağını gördük güneşin. Kırmızı-portakal rengi bir tekerleğe benziyordu. Denizin üzerine serdi ışınlarını.

Otele döndük. Nefis bir kahvaltı yaptık. Önceden söylendiği gibi yanımıza önlem olarak peynir, zeytin almamıza gerek yokmuş. Bunun geçmiş deneyimlere dayandığını gördük. Peynir, zeytin gibi klasik kahvaltılıkların yanı sıra, buraya özgü meyveler de var...

Küba. uluslararası şirketlerin işletmeye başladığı oteller sayesinde turizmde çok yol almış. Bunu daha sonraki günlerde test etme olanağı bulacağız, umudundayız. Ancak hemen söylemek durumundayız: Turizmin getirdiği bir "dejenerasyon" sorunu da yaşanabilir, bunun ipuçlarını ilk günden görüyoruz. İleride döneriz bu konuya.

Tam kararlaştırdığımız saatte, otelin önüne gelen otobüsümüze bindik.

Bugün Havana'yı tuıiayacağız. Rehberimiz Mustafa Andıç'ın verdiği bilgiye göre: Önce kentin Batı tarafını dolaşacağız. İstanbul'un Levent, Etiler bölgeleri gibiymiş buralar. Sonra eski Havana'yı gezeceğiz. Havana'nın tarihi mezarlığının yanından geçeceğiz ve 3 gün sonra 1 Mayıs'ın kutlanacağı San Martin Meydanı'na gideceğiz. Oradaki bir binanın duvarına resmedilmiş Che Guevara'nın siluetini göreceğiz. Ardından Devrim Müzesi'ni gezeceğiz, Morro Kalesi'ne giderek kenti tam karşıdan göreceğiz. Öğle yemeğinden sonra, eski Havana'nın tarihi sokaklarını yürüyerek dolaşacağız. Sonra resimlerin, puroların ve hediyelik eşyanın satıldığı Pazar Yeri'ne gideceğiz. Akşam otelde dinlendikten sonra, lüks bir yerde yemek yiyeceğiz.

Otobüsümüze bindiğimizde, yerel rehberimiz ilk esprisini patlattı. "Ben Raul. Adana, Antep, Ankaraliyim." Bu çok zeki, bilgili, esprili, Türkçe sözcükleri çabuk kavrayan ve esprilerini bu sözcükler üzerine kuran rehberi gezi boyunca daha yakından tanıyacak ve seveceğiz. Küba insanını bu kişi üzerinden tanımak ve yaşam koşullarını sorgulamak ilginç olabilir.

Küba'da otomobiller, Coco denen üç kişilik taşıma araçları, üç tekerlekli bisikletlerden oluşturulan araçlar özel mülkiyette; ancak toplu taşıma araçları, bu arada turistik otobüsler ve turistik hizmetler kamuya, yani devlete ait. Kira bedelini verdiğimiz otobüsümüz, iki katlı.

Sürücünün tam üstündeki, önümüzü panoramik olarak gören koltuklardan birini, fotoğraf çekmemi kolaylaştü'mak üzere bana tahsis ettiler. Dr. Sadreddin Apaydın'in "mesleğine pozitif ayrımcılık yapalım" önerisi üzerine...

Rehberimiz Andıç, devlet ve özel liselerde yıllarca coğrafya derslerine girmiş bir öğretmen. O yüzden, ülkelerin tanıtımında bu bilgileri kullanıyor. Örneğin, biz eskiden beri Türkiye'nin yüzölçümünü 777 bin km2 olarak biliriz. Oysa öyle değilmiş, yakın zaman önce göl alanları da dahil edildiğinden 814 bin 578 km2 ile dünyanın 17. büyük ülkesiymişiz. Gülüşmelere neden olan, "kıyıları doldurmanın gerekçesi anlaşıldı; 16. büyük ülke olma yolundayız" esprimin bir gerçeklik payı var.

Küba 110 bin km2 alana sahip. Yani Türkiye'nin % 13 kadar. Yaklaşık 11 milyon nüfusu var. Oldukça yoğun nüfuslu bir ada. Dünyanın 13-14. büyük adası. Kuzey-güney genişliği 100 km, doğu-batı yönünde karayolu uzunluğu da 1.100 km. Balık kılçığına ya da ters dönmüş bir balinaya benzeyin bir ada. Çevresinde irili ufaklı adalar var.

Küba'nın başkenti Havana, 2 buçuk milyonluk bir nüfusa sahip. Havana'nın 60 km doğusunda Matanzas liman kenti var. Küba'nın en önemli ihracat limanı. Küba dünyada en çok şekerkamışı tarımı yapılan, şeker üreten ülkelerden biri. 1959 Devrimi'nden sonra karşılaştığı ABD ambargosuna rağmen ihracat yapabiliyor ve Matansas en önemli ihracat limanı. Havana'dan sonra 2. büyük kent Santiago de Küba, adanın en doğusunda. Ülkenin en yüksek yeri de bu kente yakın dağlar: 1950 m. Küba'nın ortalama yüksekliği 100-150 metreyi geçmiyor. Havana Otobüs Terminali'nden ülkenin en doğusundaki Santioga de Küba'ya, batıda Viniales, Vina del Mar kentlerine kadar otobüs seferleri yapılıyor.

Yazının devamı aşağıda yer almaktadır...

ATASEHIR_KULTUR_20160701_32.jpg ATASEHIR_KULTUR_20160701_33.jpg ATASEHIR_KULTUR_20160701_34.jpg ATASEHIR_KULTUR_20160701_36.jpg ATASEHIR_KULTUR_20160701_37.jpg ATASEHIR_KULTUR_20160701_38.jpg
 
Üst

!!! Reklam Engelleyici Tespit Edildi !!!

Reklam Engelleyici Kulladığınız Tespit Edildi !

Sitemiz geçimini reklam gelirlerinden kazanmaktadır. Bundan dolayı Ad Block gibi reklam engelleyicilerin kullanılmasına izin verilmemektedir. Anlayış göstererek bu site için reklam engelleyicinizi devredışı bıraktığınız için şimdiden teşekkür ederiz.

Devredışı bıraktım, siteyi gezmeye devam edebilirim.